Asgari ücrete zam yapılmasının hemen ardından piyasalar harekete geçti!
Ekmeğe zam!
Toplu ulaşıma zam!
Toplu ulaşıma zam yapılması elbette ulaşım sektörünün her alanında zam yapılacağının habercisidir.
Sadece büyük şehirlerde insanların bir yerden bir yere giderken kullandıkları toplu taşım araçlarının taşıma ücretlerine zam yapılması ile yetinilmeyeceği aşikâr değil mi?
Taksici de zam isteyecektir, bir ticaret malını bir yerden diğer yere götüren taşımacı da zam talebinde bulunacaktır.
Bu da iğneden ipliğe her şeyin zamlanması demektir.
Dolayısıyla zincirleme bir zam olayı yaşanacaktır.
Ekonomi “zincirleme zam” olayına “gebe” iken yetkililer “zincir marketlerin” yöneticileriyle toplantı yapıp onları “haksız zam” yapmamaları konusunda uyarmakla yetiniyorlar.
Bir de aşırı fiyat artışlarına müsaade edilmeyeceğini ilan ediyorlar. Peki, bu açıklamalar “zincirleme zam” yapılmasının önüne geçmek için yeterli olabilir mi?
Yeterli olması mümkün gibi görünmüyor.
Zira piyasalar, yeni zamlar için kolları sıvamış durumda!
Peş peşe zam kararları açıklanırken enflasyonun düşeceği yolundaki iddiaların sahipleri ne düşünüyorlar acaba?
Onların yeni bir tezi var.
Enflasyon düşecek ama yüksek fiyat devam edecek diyorlar.
Bu tezlerini ispatlayabilmek için baz etkisi falan gibi bir sürü tabirler kullanıp işe bilimsel bir hava kazandırmaya çabalıyorlar.
Yani ülke ekonomisinde durum aynı hamam, aynı tas şeklinde devam ediyor.
Hamam aynı, tas aynı, üstelik tellaklar bile aynı!
Hep benzer açıklamalar ile durum idare edilmeye çalışılıyor.
Sorunların ya yıl sonuna kadar halledilmesi bekleniyor ya bir iki hafta içinde halledilmesi bekleniyor ya da üç dört hafta içinde sorunların çözümlenmesi umuluyor.
Devamlı olarak ileriye yönelik bir beklenti söz konusu.
Ancak bugüne kadar içine girilen beklentiler hiç karşılık bulamamış ki, bugünden sonra beklentiler gerçekleşsin.
2023’e zincirleme zamlarla giriliyor olması 2023’ün 2022’den pek farklı olmayacağını gösteriyor.
Dileğimiz 2022’in başına gelenlerin 2023’ün başına gelmemesidir.