Ümidimiz yerli aşı mı?

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Yapılan açıklamalara göre tüm çabalara rağmen salgında ciddi bir gerileme söz konusu değil. Her gün 25 bin civarında yeni vaka tespit ediliyor, Ayrıca her gün salgından hayatını kaybedenlerin sayısı 200 civarında. Bu rakamlara baktığımız ve değerlendirdiğimizde tüm bu gelişmelerin ülkemizde aşılamanın yüzde 81’e ulaşmasına rağmen devam ettiğini birlikte değerlendirdiğimizde geçmişte özellikle ülke çapında aşılama yüzde 70-75’lere ulaştığında salgının önünün alınabileceğine, toplumsal bağışıklığın oluşacağına dair açıklamaları anlamsız kıldığı anlamına gelmez mi? Bu arada aşı karşıtlığının yüzde 17’ye, yüzde 12’nin ise bu karşıtlığının aşıya güvensizliğinden ileri geldiği, bu arada her iki kişiden birinin ailesinde koronavirüs kapanlar bulunduğu da yapılan açıklamalar arasında. Tüm bu bilgilere göre aslında salgının kökü tam olarak kazınamasa bile iyice azalması gerektiğini akla getiriyor. Çünkü bir yandan nüfusumuzun yüzde 81’i salgına karşı aşılanmış, her iki kişiden birinin ailesinde koronavirüs kapanlar bulunuyorsa, toplumun önemli bir kesimi de salgını atlamış ise ve bunlarda salgına karşı antikor oluşması sonucu bir korunmanın ortaya çıkması ihtimali olduğuna göre salgının aynı hızla devam edişinin başka sebepleri olması gerekiyor. Bunda aşıya güvensizlik ve aşı karşıtlarının payı önemli ölçüde olması gerekiyor.

   Bu noktada öyle anlaşılıyor ki, yüzde 81’lik aşılmaya karşılık toplumda toplumsal bağışıklık oluşmamış görünüyor. Buna bir de aşı olanların da gerekli tedbirlere uymadıkları için virüsü taşımaya devam ettikleri eklendiğinde salgını önlemede şimdiye kadar sürdürülen uygulamadan başka tedbirlerin bulunması gerekiyor.

  Şu anda aşıya karşı güvensizlik duyanlar için yeni bir ümit yerli aşı olabilir. Çünkü yabancı aşılara oranla yerli aşıya güvenenlerin sayısı artıyor. Hatta bir adım daha gidilerek yerli aşının başka salgınlarda da ümit olacağı belirtiliyor. Kısacası, yerli aşı uygulamaya girmedi ama uzun zamandır olumlu bir hava esiyor. Bunda milli duyguların etkisi olabileceği gibi kendi ürettiğimiz aşıya yabancı aşılardan daha fazla güven duyuyor olmamızdan ileri geliyor olabilir. Ülkemizde geçtiğimiz cumartesi günü 351 bin 184 kişiye koronavirüs testi yapılmış, 26 bin 217 kişinin testi pozitif çıkmış, 217 kişi hayatını kaybetmiş, Bakanlık açıklamasına göre 27 bin 663 kişi iyileşmiş durumda. Açıklanan tabloya göre bunca aşılamalara rağmen salgında ciddi bir gerileme sağlanamıyor. Belli rakamlar etrafında çok az düşüşler yaşanıyor. Sonuç olarak diyebiliriz ki toplumda yüzde 17 oranında aşıya karşı olanların propagandasının ya etkisiz hale getirilmesi ya da toplumun yüzde 83 gibi büyük bir kesiminin bu kesim tarafından esir alınmasının engellenmesi gerekiyor. Çünkü hâlâ yapılan açıklamalarda aşılama ile pandemiyi yeni yılda bitirebileceğimizi belirtenler var. Gerçekten aşılama ile yeni yılda pandemiyi bitirebileceğimiz kesin ise o zaman bu işi ciddi tutmak gerekiyor. Yeni yıl gelip ilk bahara ulaştığımızda da benzer tablo devam ettiğinde topluma söylenecek hiçbir söz ve açıklama inandırıcı olmayacaktır. Çünkü aşılamaya başladığımız günlerde toplumun yüzde 70-75’inin aşılanması halinde toplumsal bağışıklığın sağlanabileceği ve salgının önünün alınabileceği her fırsatta dile getirildi. Aradan geçen bunca zamana rağmen aşılamada da belli bir orana ulaşılmış olmasına karşılık salgının önlenmesi hususunda yeni hedefin yeni yıl ve yaz ayları olarak gösteriliyor olması dileriz gerçekleşir. Ancak yeni yılda da beklenen sonuç ortaya çıkmaz ise özellikle de yerli aşıya duyulan güven de kaybolursa işimiz çok zorlaşacak demektir.

- Yenidevir Gazetesi, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/8063513/abdulkadir-ozkan/umidimiz-yerli-asi-mi