Tarihi hata bilerek yapılıyorsa ne olacak?

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan yaptığı açıklamada ABD’nin bölgemizdeki terör örgütleri ile yürüttüğü işbirliğine dikkat çekerek terör örgütlerini tercih etmenin tarihi hata olacağını belirtiyor. Bu tespite sonuna kadar katılıyoruz. Buna ötesinde ABD’nin Irak, Suriye ve Afganistan’da yıllardan beri sürdürdüğü beraberliğine bu köşede her fırsatta dikkat çekiyoruz. Yani, ABD’nin bölgemizdeki terör örgütleri ile birlikte yürümeyi tercih etmesinin bizim açımızdan hata ya da yanlış olarak değerlendirilmesi ne kadar doğru ise bu doğru tespite rağmen hâlâ söz konusu tarihi hatayı yapan bir ülke ile işbirliği ve müttefikliği sürdürmeyi, hatta artık Afganistan’da asker bulundurmayı gereksiz ve lüzumsuz harcama olarak gören ABD’nin oradan çekilmesinin ardından Türk askerinin Afganistan’da varlığını sürdürmesi teklifine gerektiği ölçüde net bir cevap verilmeyerek topun ortada bırakılması diplomatik körlük olmaz mı?

                Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, konuşmasında ABD’nin terör örgütleri ile işbirliğinin tarihi hata olduğunu belirterek bu tavrı sergileyenlerin büyük bir yanlış yaptıklarını er geç anlayacaklarını belirtiyor. Hâlbuki söz konusu hata bilerek yapılıyor. ABD çıkarları gereği bölgemizde bizden çok terör örgütleri ile işbirliğini sürdürüyorsa hataen yapılmış bir tavır değil, bilerek yapılmış bir uygulama söz konusu demektir. O zaman da yaptıkları işin hatalı olduğunu anlamaları mümkün değildir. Böyle olunca ABD için dostluk, müttefiklik önemli olmayıp çıkarları sonucu böyle davranıyor. Bu noktada önemli olan ABD’nin yaptığının müttefikliğe uymadığı, ABD’nin terörün hedefi olan müttefikin yanında durmak yerine, o müttefikin mücadele ettiği terör örgütlerini tercih ettiği dile getirildiğine göre ülke olarak yeni bir tavır belirlememiz gerektiği ortada. Yani ABD’nin yanlış yaptığını söylemek fazla bir işe yaramaz,  yaramıyor. Çünkü yaptıklarının dost ve müttefikliğe sığmadığını hatırlatmak onları utandırmıyor. Ayrıca, tavrında da bir değişiklik olacağına, Türkiye’nin beklediği çizgiye yaklaşacağına dairde bir belirti görülmüyor. Bırakın belirtiyi, böyle bir değişikliğin ABD dış politikasında gündeme geleceğine dair de bir söz ve uygulama yok.

                Sonuç olarak ABD’nin hatadan (!)  dönmesini beklemek boşa zaman kaybetmekten öte gitmiyor. Bunun yanında Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında Avrupa Birliği’nin de stratejik körlük içinde olduğuna dikkat çekilerek Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir AB’nin çekim ve güç merkezi olmasının mümkün olamayacağını vurgulayarak birliğin içine düştüğü stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını beklediğimizi belirtiyor.

                Hemen belirtiyim ki, burada da bilerek Türkiye’yi AB dışında bırakma politikası uygulanıyor. Adamlar oluşturdukları birliği başından beri Hristiyan (Haçlı) Birliği olarak görüyorlar, böyle olunca bu birlik içinde Müslüman Türkiye’nin yanlarında yeri olmadığını düşünüyor ve politikalarını ona göre belirliyorlar. Kısacası, Türkiye’nin varlığının Hristiyan Birliği’nde yeri olmadığını hatırlatıyorlar. Yani ABD’nin teröristlerle birlikteliği nasıl bir hata sonucu değil ise AB’nin Türkiye’yi yıllardan beri dışarıda bırakması da bir diplomatik körlüğün sonucu değil, Birliğin kuruluş gayesine uygun hareket etmelerinin bir neticesi.

                Tüm bunları bir eleştiriden çok artık kendimizi kandırmaktan vazgeçmemizi, ABD ve AB’nin uyguladıkları stratejiyi bilerek uyguladıklarını, aralarında bize yer olmadığını bilerek dış politikamızı yeniden ele almak durumunda olduğumuzu hatırlatmak için sıralıyorum.

- Yenidevir Gazetesi, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/7316360/abdulkadir-ozkan/tarihi-hata-bilerek-yapiliyorsa-ne-olacak