“Gerdâd negerdâd”

Mine Alpay Gün
Mine Alpay Gün

Son olaylar gösterdi ki, bu ülkede darbe tehlikesi geçmiş değil. Her an bir gece yarısı bildirisi olduğu gibi. Darbe ile de uyanabiliriz. Çünkü demokratik seçimlerle hedeflerine ulaşamayacaklarını hesap kitap eden kesim için. Çıkarlarına kavuşabilecekleri tek seçenek kalmakta.

Millet iradesini yok edecek darbe. Yoksa bir derdi olanın, yüksek bir ideal için yıllardır iğne ile kuyu kazanların, azda olsa aldıkları oyla ilgilenmeyip, kutlu bir davanın mücadelesini verenlerin azınlıkta kaldığı bir ülkede. Menfaatlerini fikirlerinden daha değerli görenler için darbe,tek kurtuluş simididir. Elbet tarih boyunca insanlar, seçilenlere, başa gelenlere, kendi değerlerine uymayanlara çekince getirdi.

Peygamberimizin hastalığında, amcası Abbas, Hz. Ali’ye, “Vefat emareleri gözükmekte, kendisinden sonra yerine kimin geçeceğini söylemedi. İkimiz kendisine gidelim, hilafetin kime verileceğini soralım” der. Fakat Hz. Ali, “Ben gitmek istemiyorum, eğer Peygamberimiz hilafeti bize şimdi vermezse, bundan sonra bize onu kimse vermez” der.

Peygamberimizin vefatı üzerine Hz. Abbas, Hz. Ali ye gider, “Elini uzat sana biat edeyim, ben biat edersem, diğerleri de gelip sana biat eder. Eğer bunu kabul etmezsen, birkaç gün sonra başkası halife olur, sen gidip ona biat etmek zorunda kalırsın” der. Fakat Hz. Ali, amcasının teklifini yine reddeder, ”Hiç kimse biz Benî Hâşim’in, halife olma hususundaki hakkımızı reddetmez” cevabını verir.

Ensar ise halifenin kendilerinden olmasını istemekteydi. Zira Peygamberimiz ile Ensar’ın kavi kardeşlik bağları vardı. Ne ki Medine’ deki iki kabile,halife kendilerinden olmadığında itiraz edeceklerdi zira aralarında bir çekişme vardı. Muhacirler ise halifenin Kureyş’ten olmasını istemekteydi.

Ensar ve muhacirler arasındaki bu meseleyi yine Hz. Ebubekir halletti. Yanına iki kişiyi alıp Ensarla konuşmaya gitti. Halifeyi Arap yarımadasındaki Müslümanların da tasvip etmeleri için Kureyş’ten çıkması gerektiğini izah etti. Yanında Hz. Ömer ve Ebu Ubeyde b.Cerrah vardı, “Hangisine biat ederseniz, ediniz” dedi. Halifeliği kendisi için istemeyip bu iki sevilen zattan birine biat edilmesini istedi. Fakat Ömer, Ebubekir’in elini tutup biat etti, bunun üzerine Ensar da biat etti.

Buna rağmen Hz. Ebubekir mescitte bir konuşma yapar: “Beni halife seçtiniz lakin ben istemiyorum, bir başkasını seçebilirsiniz.” Bu sözünü üç gün Medine’nin her yanında söylediğini kaydeder tarihçiler. Müslümanlar düşündüler, hilafete en layık kişinin Hz. Ebubekir olduğuna kanaat getirdiler.

Ebu Sufyan ve pek çok Müslüman Hz. Ebubekir’in halifeliğini düşünmüyorlardı. Zira kendisi Teym kabilesindendi. Bu kabile, Kureyş in en hakir kabilesi sayılmaktaydı. Bir Cahiliyye devri şairi bu kabile hakkında; “Herhangi bir meselede istişarede bulunacaksak, Teym’i çağırmayız, eğer istişarede bulunursak, görüşlerine önem vermeyiz” demekteydi. Selman-ı Farisi’nin de, Hz. Ebu Bekir halife seçildiğinde; Farsça “gerdâd negerdâd” yani “yaptınız ama isabetli yapmadınız” dediğini tarihçiler kaydeder.

Hz. Ali biat etmez. Hz. Ebubekir, ona gider, niçin biat etmediğini sorar. Hz. Ali, “Senin şahsiyetine hiçbir itirazım yoktur. Ancak benim hoşuma gitmeyen husus, bu mevzuda bizimle istişarede bulunulmayışıdır” der. Hz. Ebubekir de Ensar’la yaşadığı olayı nakleder, istişareye vakit ve imkân bulamadıklarını izah eder, Hz. Ali de kendisine biat eder.

Burada istişarenin güzelliği, siyasetçinin karşıt görüşlere nazik ziyareti ortaya çıkmakta.  Elbet “seçtiniz ama isabet etmediniz” diyenlerin de özgür iradeleri daima olacaktır. Muhtemelen Peygamberimiz, kendisinden sonra veliahtlık usulü olmasın diye damadı Hz. Ali hususunda görüşünü bildirmedi.

Şii kardeşlerimizle aramızda yüzyıllardır sorun olan hilafet seçiminde en doğrusunu Rabbimiz bilir.*

*Geniş bilgi için bknz. Muhammed Hamidullah, İslam Tarihine Giriş, Beyan Yayınları, İst.2007.

- Yenidevir Gazetesi, Mine Alpay Gün tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/6930984/mine-alpay-gun/gerdad-negerdad