NATO’da ağız değişikliği

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Oldum olası ABD, NATO’nun kendine ait bir örgüt olduğu havası içinde hareket eder, bir bakıma NATO’da tek yetkili kendileri imiş gibi davranır ve açıklamalar yaparlar. Böyle olunca da dünya üzerinde ABD çıkarlarını korumak konusunda NATO kullanılan bir örgüt görüntüsü verir. Elbette, bu görüntü NATO üyesi ülkelerin hepsini olmasa da bir kısmını rahatsız eder. Çünkü NATO’nun kuruluş gayesi hatırlandığında ortaya çıkan söz konusu olumsuz görüntünün rahatsızlık vermemesi mümkün değil.

Bu arada değişen dünya şartları ve dengeler sebebiyle NATO’nun varlığını sürdürmesinin gerekip gerekmediğinin tartışma konusu yapılması gerekirken hâlâ ABD’nin tüm dünyayı Sovyet yayılmacılığından koruyor havasını devam ettirmesinin anlamı kalmıyor. Çünkü genel sekreter olarak görev yapan isimler ister istemez NATO ile ilgili bir açıklama yapacaklarında ABD’nin nabzını tutmaya, yaklaşımını gözden kaçırmamaya dikkat ediyorlar. Sanki parayı veren düdüğü çalar misali patronunun(!) yaklaşımını dikkate almak zorunda olan bir çalışan konumuna düşüyorlar.

Çeşitli zamanlarda bu köşede NATO’nun varlığının sorgulanması gerektiğine dikkat çekiyorum. İki kutuplu dünya şartlarında oluşturulmuş bir örgütün bugünkü tek kutuplu dünyada ne işe yaradığının düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü Sovyetler Birliği’nin dağılması ile NATO’nun karşıtı bir örgüt olan Varşova Paktı dağıldı. Dünya yeni bir yapılanmaya yöneldi. Ne var ki, NATO sanki demokratik ülkeleri Sovyetlerin yayılmacılığı karşısında korumak amacıyla oluşturulmuş olan bu örgüt hâlâ devam ediyor. Böyle olunca da NATO artık ABD’nin çıkarlarını korumak için kullandığı bir örgüt konumuna gelmiş bulunuyor.

Netice itibariyle NATO Sovyet yayılmacılığına karşı demokrasileri korumak için değil, dünyayı teröristlerden temizlemek ve terör örgütlerini yok etmek iddiası ile ABD bazı ülkelere NATO şemsiyesi altında asker göndermekte kullanıyor. Bununla da yetinilmiyor NATO üyesi ülkelerde adeta NATO aracılığı ile hizaya getirilmeye çalışılıyor. Bu düşüncemizi açıklamak için Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye ile NATO arasında S-400 ve demokratik haklar gibi konularda ciddi anlaşmazlıklar olduğunu belirterek ABD’nin sıkça dile getirdiği iddiaları tekrar etti. NATO Genel Sekreteri’nin böylesine ülkemizi yargılama hakkını nereden aldığını sormaya bile gerek yok. Belli ki ABD lazım olduğunda NATO’yu sopa olarak kullanıyor. O zaman da böylesine bir askeri ittifakın devamına gerek olup olmadığının sorgulanması gerekiyor. Bu sorgulama yapılmadığı sürece Türkiye gibi ülkeler lazım oldukça NATO’ya asker verecek, sonuç itibariyle sömürgeci güçlere hizmet etmiş olmayacak mı?

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemleri aldı diye ABD tarafından bir takım yaptırımların uygulanmasına, her fırsatta ülkemize yönelik eleştirilerin dile getirilmesine belki alışmıştık ama NATO Genel Sekreteri’nin ABD ağzıyla ülkemizi eleştirmesi, demokratik haklar ya da S-400’ler sebebiyle sorunların olduğunu ifade etmesi sanıyorum NATO’nun varlık sebebinin yok olduğunu görmeye yetecektir. Düne kadar ülkemizi doğrudan eleştirmemeye dikkat eden bir NATO Genel Sekreteri’nin şimdi birden bire ABD ağzını kullanmaya başlamış olması da söz konusu örgütün tamamen ABD kontrolü ve güdümüne girdiğini gösterir. Bu da böyle bir uluslararası askeri örgütün tarafsızlığını yitirdiğini gösterir.

- Yenidevir Gazetesi, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/6641413/abdulkadir-ozkan/natoda-agiz-degisikligi