Terör sevici ABD laftan anlamaz

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Millet olarak yüreğimizin kan ağladığı bir sırada Gara’daki PKK katliamı ile ilgili ABD’nin yaptığı kafaları karıştırmaya, adeta PKK’yı aklamaya yönelik açıklama bardağı taşırmış olacak ki, başta Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere sert açıklamalar yapıldı. Hemen belirteyim ki elbette sert açıklamalar yapılması gerekiyordu. Ancak, artık ABD ile ilişkilerimizde bunca yaşanan samimiyetsizliğe karşı açıklama yapmanın ötesinde fiili bir adım atılması gerektiği noktaya gelinmiş bulunuyor. Çünkü tekrar tekrar görüldü ki, ABD laftan anlayacak bir yapıya sahip değil. Biz ne dersek diyelim onlar bildiklerini okuyor, bildikleri yolda yürüyorlar. Eğer biraz olsun yapılan açıklamalardan anlayacak yüzleri olsa bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerine silah göndermekten vazgeçerlerdi.

Aslında ABD’nin terör örgütlerinin yanında yer aldığını, gerçek dostları Türkiye değil terör örgütlerinin olduğunu anlamak ve görmek için yüreğimizi yakan son PKK katliamına gerek yoktu. Artık herkesçe, PKK terör örgütüne kuruluşundan bu yana her türlü desteği ABD’nin verdiği biliniyor. Bu desteğin yıllardan beri farkındayız ve her fırsatta terör örgütünün arkasındaki ABD eli kırılmadın bölgemizden kan ve gözyaşının son bulmayacağını tekrarlıyoruz. Böyle olunca devlet politikamızın kökten gözden geçirilmesi gerekiyor. Neler yapılabileceği hususunda buradan ahkâm kesmenin anlamı yok. Nelerin yapılabileceğini tespit devlete düşmektedir. Çünkü ABD’nin yaptığı terör örgütüne sadece silah vermekten ibaret de değil. İstihbarat desteğinden, teröristlerin eğitimine, maaşa bağlamaya kadar uzanıyor. Ve bu durum bugün ortaya çıkmış değil. Ancak, sadece her densizliğin, her edepsizce bir takım ABD’li yetkililerin açıklamalarının ardından sözle tepki vermek terör sevicileri yollarından çevirmeye yetmiyor, Toplum olarak sabırlar çoktan taşmış durumda. Bunun ötesinde toplumda topyekûn bir tepki söz konusu. Yani, ABD’ye yönelik alınacak karar verilecek tepki konusunda toplumsal mutabakat oluştuğu görülüyor.

Gelinen noktada yapılan sert açıklamaların ardından ABD tarafından yapılan yeni açıklamada bir ya da iki kelimesinin değiştirilmiş olması ile yetinmemek gerekiyor. Çünkü artık ABD’nin dost görünümlü düşman görünümünü terk etmesi gerekiyor. ABD’nin düşman olduğu hususunda kesin bilgiler oluşmuş ise -ki bu husus kesindir- artık bu dost görünümlü düşman ile ilişkilerde yeni bir düzenlemeye gidilmesi şarttır. İnsanın oturduğu yerden ahkâm kesmesi kolay olabilir. Ancak, Türkiye’nin ABD’ye mahkûm olduğu anlamına gelebilecek hareketsizlik de insanın içine sinmiyor.

Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün yaptığı açıklamadan kısa bir alıntı yapmak istiyorum:

“ABD’nin yaptığı açıklama var, evlere şenlik. Hani siz PKK’nın, YPG’nin yanında değildiniz. Binlerce TIR, tank, mühimmat getirdiler teröristlere teslim ettiler. NATO’da berabersek teröristlerin yanında yer almayacaksınız.”

Son gelişmeyi kısaca özetleyen bir gazete haberini aktarmakta yarar görüyorum:

“Gara’da 13 vatandaşımızın PKK tarafından şehit edilmesine ABD’den ‘eğer’li, şartlı kınama geldi. Ankara sert çıktı. Washington geri adım attı.”

ABD’nin geri adım atması sadece ilk açıklamadan bir iki kelimeyi çıkarmaktan ibaret kalacaksa bununla bu milletin tatmin olması mümkün değildir. Atılması gereken adımlar özellikle ABD’nin teröristlere gönderdiği silahları geri çekmesi olmalıdır. Bir yandan silah sevki devam ederken söylenecek hiçbir söz ABD’nin elindeki masum insanların kanını temizlemeye yetmez.

- Yenidevir Gazetesi, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/6503040/abdulkadir-ozkan/teror-sevici-abd-laftan-anlamaz