Derde derman

Mine Alpay Gün
Mine Alpay Gün

Huzurlusunu istedi kendisine.

Kendisi için öyle panik yapmayan, etrafını üzmeyen, yakınlarını, evlatlarını tedirgin etmeyen bir son diledi.

Şu hışır olmuş çalıları, baharda dirilttiğin gibi yaralarımın tedavisi sende,

Derdin de dermanın da madem anahtarı sende,

Baharı bekleyen şu hışır olmuş ağaçlar gibi benim yüreğimde de umut dağ gibi, dedi.

“Harp bütün ağırlıklarını bırakıncaya kadar”

İnsan bedeni de, ölen hücreleri bırakıp geçecek.

Allah’ın kayrasıyla.

Ancak O’nun inayetiyle.

Allah zengindir.

Sizler fakirsiniz.

“Eğer yüz çevirirseniz, yerinize başka bir toplum getirir.

Sonra onlar sizin gibi olmazlar.”

Sarahattir, Kur’ an ırmağı.

Bu yolun sonu felaket değil daima saadet.

Düş kırıklığı yok.

O gün o türbede herkesten fazla siz sağ idiniz.

Başınızdaki çiçekler capcanlı idi.

Mütenakız.

Uzlaştırma gayreti.

Tenakuzlar.

Bütün o kızdığı dosyaları kaldırdı göz önünden.

Denge kurma endişesi.

Dünyanın acısını ve zevkini yaşayanlar.

“Hayır, onlar çok az söz anlayanlardır.”

Asıl dosyayı aldı eline.

Sanma ki sana küstüm.

Bir daha o sevdiğim dağlara, akşam güneşine, tam ezan vakti gökyüzünün kızıl bulutlarına bakmayacağımı mı sandın.

Ben senden vaz geçer miyim?

Senden hiç ayrı düşer miyim, Yâr.

Bu güneş,

Bu hafif esen rüzgâr,

Bu arılar,

Kelebekler,

Başını topraktan çıkarmış beyaz papatyalar…

Her şey sanki bu ağır hastalığın sahibini bir çocuk gibi oyalamak üzere şahika tabloya serpiştirilmiş güzellikler.

Unutulmaması gereken işleri düzenlemek.

O satıcıdan ne kadar ısrarla pazarlık yapılmıştı geçen ay.

Adamcağız kurtarmaz dedikçe, “olur olur” ısrarından utandı.

Tavanın kırdırdığı ücretini ödedi.

İtiraz etti satıcı, o mesele o gün halledilmişti.

Belki hesap kapanmamıştır dedi, parayı tezgâhın üzerine bırakırken.

Uğradığı sahafta, gençlerden bir defter istedi.

Bu saatten sonra yazmaya başlayacaktı.

Gençler, gözleri gibi baktıkları kediyi kaldırmaya kıyamadan yanında uzandığı defteri buldular.

“Derde derman”

Gülümseyerek evine dönerken mırıldandığını görenler, şaşarak izledi.

“Rabbim sana ettiğim dualardan hiç mahcup edilmedim.”

Takvim yapraklarını desteledi, gülümsedi öyleyse şimdi sana neden güceneyim, madem takdirin böyle.

Baş göz üstüne.

- Yenidevir Gazetesi, Mine Alpay Gün tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/6357103/mine-alpay-gun/derde-derman