Soğuk Savaş devam mı ediyor?

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

1990’larda sona erdiği söylenen Soğuk Savaş yıllarının gerçekten sona erip ermediği üzerinde durmak gerekiyor. Dünya iki kutuplu olarak nitelendirilen Soğuk Savaş yıllarında bir tarafta Batı, diğer yanda Doğu Bloku olarak ikiye ayrılmış bir dünyada yaşarken ülkeler kendilerine genellikle başını ABD’nin çektiği Batı ya da Rusya’nın çektiği Doğu Bloku’ndan birini tercih etmek, kamplarını belirlemek zorundaydılar. Bu arada bir de Bloksuzlar olarak kendilerini nitelendiren bir kesim vardı ki, aslında bunlar da duruma göre konumlarını Doğu ya da Batı olarak belirliyorlardı. Kısacası, Rusya’nın ürküttüğü ülkeler ve toplumlar kendilerini Batı’nın; bir diğer ifadeyle ABD’nin ve NATO’nun kanatları altına atıyor, ABD’nin ürküttüğü ülkeler ise Rusya’nın kanatları altına sığınmayı tercih ediyorlardı. Böylece hangi bloğun kanatları altına girmişlerse oranın sömürüsünü kabullenmiş oluyorlardı. Böyle olunca da dünyayı sömürü hususunda bu iki blok aralarında pek de gizli olmayan bir anlaşma imzalamış, sömürü alanlarını belirlemişlerdi. Sonuç da iki taraf da paylarına düşen alanda sömürü çarklarını döndürüyorlardı. Eğer sömürülenler içinde “Yeter artık” diyerek sömürgeciye kafa tutmaya kalkacak olursa diğer taraftan ciddi bir hareket söz konusu olmuyor, direnen de bir süre sonra yalnız kaldığını görerek yelkenleri indirmekten başka çaresi olmadığını görüyordu.

Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile iki kutuplu dünya tek kutuplu hale geldi. Daha doğrusu öyle olduğu yoğun bir şekilde pompalandı, dünya da bunu kabullendi. Ancak görünürde tek kutuplu hale gelen dünyada eskiye göre değişen bir şey olmadı. Çünkü tüm sömürgeciler kendi aralarında sağladıkları mutabakat ile dünyayı sömürüyü sürdürüyorlar. Hem de karşılarında hiçbir güç görmeden. Yani, sömürgeciler kendi aralarında çatışmaya hiç girmiyorlar. Arada bir bazı itirazlar söz konusu olsa da sonuç değişmiyor. Söz gelimi BM’nin aldığı bir kararı Rusya ve Çin veto ederek geçersiz hale getirirken BM’nin aldığı bir başka karar da ABD tarafından veto edilerek geçersiz hale getiriliyor. Sonuçta meydan sömürgecilere ve onların işbirlikçilerine kalıyor.

Söylediklerime birkaç örnek vermek istiyorum. Sadece İsrail ile ilgili BM’den geçmiş kararların hemen hepsinin başta ABD olmak üzere bazı ülkelerce veto edilerek geçersiz kılındığını söylemek yeterli olacaktır. Bunun yanında Suriye’de yıllardan beri yaşanan olaylar, akan kan devam ederken ABD’den ve Rusya’dan ciddi bir tepkinin geldiğini söylemek mümkün mü? Hatta, diktatör Esed’in yargılanması yönünde çıkarılan kararların veto edilerek işlersiz hale geldiğini hatırlatmak yanlış olmayacaktır. Bunun da ötesinde Suriye’de bugünkü görüntü ABD ve Rusya arasında paylaşıldığını gösteriyor. Eskiden beri Suriye’de var olan Rusya, varlığını giderek pekiştiriyor, ABD ise terör örgütlerini bir kara gücü olarak kullanarak vekalet savaşları yoluyla Suriye’deki varlığını pekiştiriyor. Ayrıca Suriye’de bir Kürt devleti kurmanın peşinde. Suriye’nin parçalanması hususunda ABD ve Rusya’nın farklı düşünmedikleri de görülüyor. Bu arada Ermenilerin Azerbaycan’a saldırması ile ilgili medyaya yansıyan haberlerde, “Ermeni namertliğinin arkasında Rusya var” denilerek sanki ABD hiç devrede yokmuş havası estiriliyor. Halbuki, bugüne kadar Türkiye’ye karşı Ermenilerin yürüttüğü aleyhte kampanyaya ABD hep destek verdi.

Kısacası, Soğuk Savaş yıllarının iki kutuplu dünyasında yaşananlar ile bugün yaşananlar arasında ciddi bir fark yok. Fark, görüntü ve stratejiden ibaret. Bir de eskinin doğu ve batısını temsil eden tüm ülkelerin ortak düşmanı bugün İslam ve İslam dünyası.

- Yenidevir Gazetesi, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.yenidevir.com.tr/makale/5033436/abdulkadir-ozkan/soguk-savas-devam-mi-ediyor