O fıkrayı hatırlatıyor!

Abone Ol

Yaşadığımız büyük deprem felaketi ile ilgili olarak yetkililer “panik yapacak bir şey olmadığını” söylüyorlar.

Kulaklara hoş gelen bu açıklamaya “inanmak” istiyoruz.

Yetkililer deprem felaketi ile ilgili olarak “her şeyin kontrolleri altında” olduğunu söylüyorlar!

Bu da hoşumuza gidiyor ve yine “inanmak” istiyoruz.

Yandaş medya zaten boş durmuyor.

Bölgede işlerin ne kadar tıkırında gittiğini öyle ballandıra ballandıra anlatıyorlar ki demeyin gitsin!

Bunlara da “inanmak” istiyoruz.

Ama bölgeden gelen haberler, depremzedelerden gelen mesajlar bu hevesimizi kursağımızda bırakıyor.

Evet, yandaş medya deprem çadırlarını methediyor ama bölgeden gelen haberler gönderilen çadırlarının yetersiz olduğunu gösteriyor.

Evet, TIR’lar dolusu yardım gönderiliyor ama gelişi güzel gönderilen bu yardımların bölgede çöp haline geldiğini ve yakılarak imha edildiklerini öğreniyoruz.

Yani yetkililerin ve yandaş medyanın el birliğiyle çizmeye çalıştığı pembe tablodan eser olmadığını görüyoruz.

Ve yine o meşhur Nasrettin Hoca fıkrasını hatırlıyoruz.

Fıkrayı bilirsiniz, tekrarlamaya gerek yok.

Hani Nasrettin hocanın kendisinden merkebini isteyen komşuna verdiği o unutulması mümkün olmayan cevabı içeren fıkradan söz ediyoruz.

“Bana mı inanıyorsun merkebe mi” sorusunun sorulduğu fıkra!

Şimdi bizler de yetkililerin yaptıklarını açıklamaları önemsiyoruz ama deprem bölgesinden gelen haberler yapılan açıklamaların inandırıcılığını gölgeliyor.

Bölgede hemen hemen herkesin bir tanıdığı var.

Bölgede hemen hemen yine herkesin birinci dereceden olmasa da eşinden dostundan bir can kaybı var.

Yani deprem bölgesi hepimizin canının yandığı ortak bir alan!

Bölgeyle ilgili herkesin üç aşağı beş yukarı bilgisi var.

Kuşkusuz bu dönem kısır çekişmelere yer olmayan bir dönem!

Yapılan eleştirileri düşmanca bir tavır olarak görme yerine dostça yapılan bir uyarı olarak görme dönemi!

Birbirimizi kucaklayarak destek olma yerine birbirimize laf saydırarak vakit öldürmeme dönemi!

Felaketler peş peşe gelip dururken herkesin aklını başına alması ve ortamı gerecek açıklamalardan uzak durması gereken bir dönem.

Bugünler siyasi kavga verilecek günler değil!

Bugünler el ele, sırt sırta, omuz omuza verilecek günler!