Bu Sistem Fakiri Eziyor, Zengini Koruyor

Bankaların kârı şubatta yüzde 324 artmış. Yani sistem tamamen sermaye sahiplerine çalışıyor. Eğer bir kurumun kârında birdenbire yüzde 324 artış olmuşsa bunun makul bir izahını bu ülkeyi yönetenler ya da yönettiğini sananların izah etmesi gerekmez mi? Sistemin sermaye sahiplerine çalıştığını izah etmek için sadece bankaların şubat ayı kârlarını hatırlatmak yeterli olmayabilir. Geçen yılın kasım ayından itibaren piyasalarda ortaya çıkan dalgalanma ile birlikte sadece ithal ettiğimiz ürünlerin değil, ürettiğimiz ürünlerin fiyatlarında da büyük oranlarda artış meydana geldi. Bu artış da genellikle dövizdeki dalgalanma ile izah edildi. Çünkü girdi maliyetlerinde yaşanan artış fazlası ile fiyatlara yansıtıldı. Sonuç olarak, devletin resmi rakamlarına göre yıllık enflasyon yüzde 62 ilan edilirken Birleşik Kamu-İş, halkın hissettiği ve yaşadığı enflasyon rakamını yüzde 118,8, GENAR Araştırma Grubu da yüzde 142 olarak açıkladı. Sonuç olarak, artan enflasyon bankaların işine yarar, onların kârlarını artırırken yaşanan enflasyon sebebiyle toplumun bel kemiğini oluşturan orta tabaka giderek yok oluyor ve toplum aşırı zenginler ile fakirlerden oluşur hale geliyor.

Böyle bir sistemde toplumsal huzurun sağlanması, gelir dağılımında adaletten söz edilmesi mümkün olmaz. Çünkü medyaya yansıyan haberlere göre vatandaşın bankalara olan kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının 1 trilyonu aştığı, icralık dosya sayısının da yüzde 32,2 arttığı belirtiliyor. Kısacası yaşanan ekonomik kriz, bankalar hariç tüm sektörleri vuruyor. Peki bu sıkıntılı durumdan kısa zamanda kurtulmak mümkün olacak mı? Bu soruya gönülden ‘evet’ demek istiyorum ama haberler Türkiye’nin, dar ve sabit gelirlerin bir yıl daha canının yanacağı yönünde. Bu arada Tüketici Örgütleri Başkanı Fuat Engin, yaptığı açıklamada, tüketicileri daha kötü günlerin beklediğini belirtiyor. Tüm bunlara rağmen her fırsatta yöneticiler büyümeden söz ediyor, bu konuda rekor kırdığımızı ileri sürüyorlar. Peki toplumun büyük kesimi fakirleşirken, bir diğer ifadeyle uygulanmakta olan ekonomik politikalar orta direği yok ederken nasıl bir büyümeden söz ediliyor olabilir, sorusu akla gelebilir. Bu sorunun cevabı bir süre önce bu büyüme “yoksullaştıran büyüme” olarak nitelendirildi.

Akla hemen “yoksullaşırken nasıl büyünür” sorusu gelebilir. Gelmesi de doğaldır. Ancak her alanda olduğu gibi ülkemiz çelişkiler yumağı haline getirilmiş oldu. Bu arada resmi olarak mevduat faizi yüzde 17 iken kredi faizi yüzde 27. Hemen belirteyim ki, bankların verdikleri krediden aldıkları sadece söz konusu yüzde 27 faizden ibaret değil. Bu konuda gerçeği görmek için herkesin kullanmakta olduğu kredi kartlarının aylık gelen ekstrelerini incelediklerinde birtakım değişik adlar altında para alındığını göreceklerdir. Yani öylesine bir sistem oluşturulmuş ki, her durumda dar ve sabit gelirlinin canı yanıyor, bankalar kârlarını artırıyor. Bu arada bir de döviz kurundaki artışı engellemek için kur korumalı sistem devreye sokuldu. Kuru koruyacağız derken bunu sağlamak için uygulamaya konulan, insanımızı döviz ve altın yerine TL’de tutma uygulamasının maliyetinin ayrı bir sorun haline gelebileceğinden bahsediliyor. Kısacası, nasıl bir uygulamaya geçilirse geçilsin, her durumda olan dar ve sabit gelirli fakir insanlara oluyor. Bu bakımdan ülkemizin lafa değil, adil ekonomik sisteme geçilmeye ihtiyacı var. Bu da nasıl bir sistem diye sorulursa Erbakan Hocamın yıllar yılı anlattığı ve 11 aylık iktidarı döneminde sergilediği uygulamayı hatırlamak yetecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.