Ey Adem’in Çocukları

Bu ay ve senenin bütün aylarında en fazla okunan kitap Kur’an-ı Kerim’dir.
Okuyup da dudak bükenler, babanızın ve annenizin hep Kur’an okuduğunu gördüğünüzden, göz kanıksaması olduğundan siz, onun okumasını “kitap okuma” olarak algılamadığınızdandır.
Bu ay, Kur’an-ı Kerim’in en fazla okunduğu aydır.
En fazla okunan Kur’an, en az anlaşılan kitaptır.

Kur’an-ı Kerim’in güzel okunması için gösterilen gayret, anlaşılması için gösterilmemektedir.
“İlahiyat fakültelerinde tefsir dersleri var ya” demeyin.
İlahiyattan mezun birine bir ayeti harekesiz olarak verin ve tefsirini yapmasını söyleyin, görün bakalım ne olacak.

Merhum şehit Seyyit Kutub, profesör olduktan sonra devlet yöneticileri tarafından da saygı duyulurken, Kur’an’ı anlamaya ve ona göre yaşamaya karar verince soluğu hapishanede aldırırlar ve idamına karar verirler.

İdam edileceği gün yanına hoca gönderirler. Hoca, Seyyit Kutub’dan “ kelime-i şehadet” getirmesini ister.
Seyyit Kutub, “Hoca efendi, ben bu kelimenin manasını açıkladığım için idam ediliyorum” der.
Bugünlerde daha çok okuduğumuz Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Ya beni Adem” (Ey Adem’in çocukları), “Ya eyyühe’n-nas” (Ey insanlar!) diye insanlığa çağrıda bulunduğunu göreceksiniz.
Cantaş Yayınevine komşu, bir çorap imalatçısı vardı.

Çorum Alevilerindendi. Çelik gibi hafızdı. Yani Kur’an-ı Kerim’i baştan sona ezberden okuyabilirdi.
Dostumdu. 31.03 2022 günü eşi telefon ederek, “Hocam seninle görüşmedik ama biz seni tanıyoruz. Maalesef eşim vefat etti. Defnettik ve ben telefonunda kayıtlı dostlarına haber vermek için size telefon ettim” dedi. Allah rahmet eylesin.
O dostum anlatmıştı, “Ben İstanbul’a gelmeden önce on altı yıl Alevi köylerinde köyden ücretli olarak imamlık yaptım.

TV5’teki tefsir derslerini hiç kaçırmadan Kur’an’ın tefsirini dinledim.
Şimdi okurken manalar da gönlümde dolaşır durur” dedi
Yayınevine geldiğinde diğer arkadaşlarla da sohbet ederken söylediğim bazı sözlerin ayetini okuyuverdiğinden, okuduğum ayetin manasını söyleyiverdiğinden anladım ki, yalnız dinleme yoluyla da belirli bir seviyeye gelinirmiş.

Mahallenizde, sizden veya sizden olmayan hocaların tefsir sohbetlerine katılınız.
Müslüman olan herkes bizdendir, olmayanlar da, yakında bizden olacaktır.
Onun için bizden olmayanlara da, çok iyi davranmalı ve korunmalıdır.
Kur’an’ın manasını baştan sona okumakla veya dinlemekle de bir seviyeye gelinir. Tefsir derslerine katılırsanız, her gününüz, bir gün öncesinden farklı olacaktır.
Nerede olursa olsun, kim olursa olsun, ne durumda olursa olsun, hedefimiz insandır. Onun içindir ki ilk dönemde Sevgili Peygamberimizin eğitiminden geçen ashab-ı kiram, doğudan Pers İmparatorluğu’nun zulmüne son vermiş, batıdan Kudüs’te Bizans’ın zulmüne son vermiş.
Ashabın öğrencisi olan tabiinin eğitimini alan Müslümanlar, doğudan Buhara’ya kadar İslam’ı tebliğ ederken, batıdan Kuzey Afrika’yı ve İspanya’yı alıp Endülüs İslam Devleti’ni kurarlar ve hem doğuya hem batıya medeniyetin ne olduğunu gösterirler.

Fatih, 1453’te İstanbul’u aldıktan sonra Balkanlara yöneldiğinde Babür Şah da, doğuda tüm Hindistan’a İslam’ı yaymıştı.
Şu anda Hindistan’da üç yüz milyon Müslüman, Çin’de 150 milyon Müslüman varsa, temelinde Gazneli Mahmut, Timur ile Babür Şah vardır.
Aklı başında olduğu zannedilen bazı öğretim üyeleri ile politikacıların bir kısmı, Çin ve Rusya muhibbi olarak doğucu, bir kısmı da Amerika ve Avrupa muhibbi olarak batıcılığı savunuyorlar.
Nur süresinde ifade edildiği gibi: “La şarkıyye vela Ğarbiyey” (Ne doğu ne de batı) (Nur süresi ayet 24/35)
Güneşin doğusu batısı olmaz.

Allah’ın bize yol göstermek için indirdiği ve bir adının da “Nur” olduğu Kur’an’ın da doğusu batısı olmaz.
Hedef, insanla insanı yaratanın arasına giren engelleri kaldırmak.
Hatta o engelleri de, engel olmaktan çıkarıp tebliğci yapmak.

Sevgili Peygamberimizi tek başına, “Ben öldüreceğim” diyerek gelip Müslüman olan Ömer bin Hattab ile Uhud’da Müslümanların mağlup olmasına sebep olan Halid bin Velid (Allah onlardan razı olsun) insanla Rabbi arasına giren bu insanlar, öldürmek için gelmişler ama Müslümanlığın lezzetini alınca doğu ve batıdaki yani tüm dünyadaki insanlara bu tadı tattırmak için çalışarak kendileri ölümsüzlüğü tatmışlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.