Müslüman Kuşağını İzleyin

İster X kuşağı desinler, ister Y, ister Z, ister Alfa, isterse Metaverse desinler.
İsterlerse A’dan Z’ye kadar bütün harfleri kullansalar da, dünyaya gelen her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar.

Bunların hepsi A’dan Z’ye kadar hepsi bizimdir. Kâfirin işi çok ama çok zor.
Her on beş yılda bir yeniden başlayacak kâfirleştirme işine.
Firavun’un, Nemrut’un, Ebu Cehil’in yolunda yürümeye devam edecekler ve sonunda ellerini ısırmak zorunda kalacaklar ve “Neden başarılı olamadık” diyecekler.

Bu ülkede iki yüz yıllık deneyimleri sonunda geldikleri yerden hâlâ memnun olmadıklarını görüyoruz.
Bizi, gâvurlaştırmak için çıkarılan kanunlar, yapılan işkenceler umduklarını vermediği halde hâlâ akıllanmadılar ve bugünlerde yine aynı inadı sürdürmeye devam ediyorlar.
Türkiye devleti 1961’den 1985 yılına kadar Avrupa’daki işçilerimize resmi yoldan din görevlisi göndermedi.
Kendim de 1973-74 yıllarında Avrupa’da işçi olarak kaldığımdan biliyorum.
Yöneticilerimiz, Avrupa’daki işçilerimizin asimile olmasını istiyordu ama tam tersi oldu.
Bizim köyden iki yüz kadar işçi gitti.

Köyde iken bunların çoğunluğu yalnız Cuma namazı kılarlardı.
Oraya varınca, gâvuru görünce, dinlerinin kıymetini bildiler.
Hepsi beş vakit namazlı oldukları gibi Türkiye’ye de İslam’ı getirmek için seçimlerde arabalarıyla gelip çalışma yapmaya başlayınca yöneticiler uyandılar ve resmi din görevlisi göndermeye başladılar.
Yıllarca körpecik dimağlara inkâr, ateistlik/gâvurluk tohumları ekerek, cehennemde yakmak isteyen kurtlar, kendi koydukları kurt kanunları ile toplumu cendereye veriyorlar.
Kendi küçücük akıllarından kanun kalıpları yapıyorlar.
İnsanlık ailesinin her ferdini o kalıba dökmek istiyorlar.
Sığmayanları kanun kırbaçlarıyla yontuyorlardı.
Akan suyun tersine yüzerek denize ulaşacaklarını zannediyorlardı.
Kısır akıllarıyla koydukları sömürerek semirme kan
unlarıyla tabiatı tahrip ediyorlar, havayı, nehirleri kirletiyorlar.
Göllerde ve denizlerde canlılar can çekişiyor.
Böyle giderse bir damla temiz su bulamayacağımız zannına kapılırken, Rabbimizin güneşi gölleri, denizleri, bataklıkları ısıtıyor.
Kirli suları buharlaştırıyor.

Hava imbiğinden geçiriyor ve gökyüzünden tertemiz olarak tekrar tekrar üzerimize rahmet olup yağdırıyor.
İmanımıza kastedenlerin çalışmalarını görünce insanlar, tam ümitsizliğe düşeceği bir anda, bütün dünyada hatta inkâr fırtınası koparanların evlerinde bile İslam fıtratı üzerine doğan çocukların imdadımıza yetişen çığlıklarıyla aydınlanıyor dünyamız.

Firavun döneminde kâfirliğin karanlığında insanlar, Firavun’a kul olduklarından köleliğin en aşağı ve en acılısını yaşarken, Allah celle celalüh, Firavun’un sarayında Firavun’a beslettiği Musa aleyhisselamı insanlığın üzerine güneş gibi gönderdi ve o da Kur’an’ın “Cahiliyyetü’ül Üla” dediği ilk çağı kapattığını ve İslam’ın aydınlığında Musa ve Harun aleyhisselamlarla yeni çağı açtığını haber verir. (Kasa süresi, ayet 28/43)

Tertemiz çocukları eğitim yoluyla kâfirleştirenler! Dikkat ediniz, her bir çocuğun kâfirleştirilmesinde etkiniz oranında cezanızı çekeceksiniz. Ama biliniz ki, hastanelerde, evlerde, doktor ve ebeler elinde dünyaya gelen tertemiz çocuklar, gâvurun işini zorlaştırıyor.

Çünkü her doğan çocuğun (İslâm) fıtratı üzerine doğduğunu Sevgili Peygamberimiz bir ayete dayanarak haber veriyor:

Ayet: “Sen, her türlü şirke meyletmekten arınmış olarak, yüzünü dine doğrult. Allah’ın fıtratına (yaratmasına) ki, insanları onun üzerine yarattı. Allah’ın yarattığını değiştirmek yok. İşte doğru din budur. Ancak insanların birçoğu bilmezler.” (Rum süresi, ayet 30/30)
Sevgili peygamberimiz:

“Her doğan çocuk (İslâm) fıtratı üzerine doğar. Sonra anne-babası onu ya Yahudi, ya Hıristiyan veya Mecusî yapar. Hayvanın kusursuz doğurduğu yavru gibidir. Siz onda bir kusur görüyor musunuz?” dedi. Ebu Hureyre bu rivayetten sonra yukarıdaki ayeti okudu (Buhari, Sahih, K Cenaiz bab 79-92, Müslim, Sahih, Kader 25, Tirmizi, Sünen, Kader 5, daha bir çok hadis kitabında da rivayet edilmiştir.)
Bazı rivayetlerde “Mecusi yapar” yerine, “Kâfir yapar veya müşrik yapar” diye de rivayet edilmiş.
Her doğan çocukla sıfırdan yeniden başlayacaksınız.

Kendinizi bu dünyada yanlış yolda yormayın ve ahirette sonsuz senelerde cehennem ateşine atmayın.
Kur’an’ın ifadesiyle, çoğunluğun ardına düşüp, ördüğünü çözen, yeniden örüp yeniden çözen kadın gibi olmayın. (Nahl süresi, ayet 16/92)

Taş baskı yağların değirmeninin taşını çeviren eşek gibi bağlandığınız çoğunluk putunun etrafında dönüp durmayın.
Hazreti Adem’den beri devam eden Müslüman kuşağı görmek isterseniz,
Sosyal medyadaki faaliyetlerini inceleyin,
Bu günlerde şehrinizin camilerine bakın.
Sahur vaktinde uzaktan, bulunduğunuz şehrin yanan lambalarını izleyin.
Gözünüz açılır, gönlünüz aydınlanır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.