Mesele sarı saçlı, mavi gözlü olmak değil

Rusya’nın saldırısının ardından yüzbinlerce Ukraynalı ağırlıklı olarak kadın ve çocuk ülkelerini terk ederek en yakın Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelere geçiyor. Bizim yıllardan beri yaşadığımız göçmen akını bu defa Balkan ülkelerine başladı ama bundan göç alan ülkeler ile diğer AB ülkelerinin bir rahatsızlık duymadıkları, hatta onlara yardımcı olabilmek için yoğun bir çabanın içinde oldukları görülüyor. Gelenler sarı saçlı ve mavi gözlü olunca insanlık duyguları harekete geçmiş olacak ki, Afganistan ve Suriye gibi Müslüman ülkelerden gelen göçmenler daha sınırlarına yaklaşmadan naylon botlarla denize itilenlere karşılık bu defa sınırlarda her türlü hazırlık yapılmış, gelenlerin sıkıntılarını gidermek için gerekli tedbir alınmış durumda. Hemen belirteyim ki Ukraynalılara karşı gösterilen bu güzel tavırdan memnun olmamak mümkün değil. İnsanlık bunu gerektirir. Ancak, gelenleri kendilerinden kabul edişlerinin sebebi medyaya yansıyan haberlerden sarı saçlı, mavi gözlü oluşları ile izah edilmesi her zaman olduğu gibi olayın özünde yaşanan bir tahribatı gözler önüne seriyor. Çünkü onlara kucak açılmasının sebebi saçlarının ve gözlerinin rengi değil. İnanç birliği halinde olmalarını Pazartesi günkü yazımda, “Müslüman mültecilere kapanan kapılar Ukraynalılara açık” başlığı altında dile getirmeye çalışmıştım. Çünkü aynı Avrupalılar kendileri gibi sarı saçlı ve mavi gözlü olan Boşnaklara kapılarını kapatmış, onların Sırpların saldırıları ile öldürülmelerine ilgisiz kalmışlardı. Böyle olunca da bugün Ukraynalılara açılan kapıların saç ve göz rengi ile ilgisi olmadığını görmek gerekiyor. Tüm bu harlatmaları Ukraynalılara sahip çıkılmasına karşı olduğum için dile getirmiyorum. İnsanlık yardıma ihtiyacı olan her insana tüm insanlığın sahip çıkmasını gerektirir.
Bunları ifade ederken yaşanan bir gerçeğe yanlış açıdan bakınca ister istemez ortaya bir takım insanlığını yitirmişlerin söylediği gibi söz konusu sahiplenişin yanlış bir değerlendirmeye tabi tutulmuş, insanlık kandırılmış olur.
Elbette dinler arası bir çatışmayı kimse istemez. Ancak Avrupalıların büyük bir bölümünün insanlığa bakış açılarını yüzyıllardan beri Haçlı zihniyeti belirliyor. Bu gerçeği görmek, arada bir gösterdikleri güler yüze ve sırtımızı sıvazlamalarına kanmamak gerekiyor. Yıllardan beri bu kandırılmayı görmezden geldiğimiz için AB kapısında bekletiliyoruz. AB üyeliği için bizden yıllar sonra müracaat edenlerin kabul edilmesinin doğru okunması gerekiyor.
Bizim anlayışımız, inancımızın bize öğrettiği yardıma ihtiyacı olanın yardımına dinine, milliyetine, bunun da ötesinde saçının ve gözünün rengine bakılmadan koşulması gerekiyor. Halkımız dün Afganistan, Suriye ve Afrika’dan gelen göçmenlere nasıl sahip çıkmışsa, bugün Türkiye’ye gelmeseler de yardıma ihtiyacı olan Ukraynalıların yanında yer almış, yapması gerekeni yapmaktadır. Çünkü saç, göz ve cilt rengi meselesi sonunda insanları ırkçılığa götürür. Bu da ayrışmaya ve uzun yılar silinemeyecek düşmanlıklara zemin hazırlar.
Bu noktada Ukrayna’nın önümüzdeki günler ya da aylada AB üyeliğine alınmasının da sürpriz olmaması gerektiğini hatırlatmak isterim. Çünkü bu konu medya tarafından dile getirildiğinde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Van der Leyen Ukraynalılar için, “Onlar bizden biri” diyerek gerçek düşüncesini göstermiş, bu açıklamanın hemen ardından da Zelenskiy’nin üyelik için AB’ye imzalı müracaatını gerçekleştirmiş olması da bu dayanışmanın bir ifadesidir.
Hemen belirteyim ki, Ukrayna’nın AB üyeliğine bugüne kadar niçin alınmadığı ayrı bir soru olarak ortada durmaya devam ederken meselenin saç ve göz rengi olmadığı, esas meselenin zihniyet olduğunu görmemiz gerekiyor. Bunları görmemiz de bizim Ukraynalıların yardımına koşmamızı engellemez. Çünkü bu yardım insanlık görevidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.