Üç s: Selam, sevgi, saygı (1)

Yeni doğan çocuk, yalnız annesinin sütünden gıda alırken ruhu, gönlü, canının sevgi gıdasını, dede, nine, anne, baba, kardeşler, halalar, teyzeler, dayılar, amcalardan alarak büyür.

Anneyi tanırken akrabaları da tanımaya başlar.

Yakınlarının hepsine ondan aldığı sevgi gıdası oranında bakar.

Süt çocuğu olduğu için şeker ve çikolatayla yönlendirmek yoktur.

Sütten kesilip dişlemeye başladığında kendisine gelen tatlılar, onun sevgi kanalını yönlendirir ve bağımlılık başlar.

Dünyalardan daha geniş ufku daraltılmaya başlanır.

Helallerle beslendiği oranda sorun yoktur ama bağımlı insanları her şekle sokmak kolaylaşır.

Rabbimizin fıtratımıza lütfettiği sevgi nimetini yaygınlaştırmak için eve girenler, evdekilere selam versinler.

O da gıdadır.

Yalnız çocukların değil yeni doğandan en yaşlıya kadar hepsine gıdadır.

Beni Kaynuka’ Yahudilerinin Hahamı olan Husayn isimli zat anlatır:

“Peygamber ( Allah’ın selamı onun üzerine olsun) Medine’ye gelince insanlar koşarak onu görmeye gittiler.

Koşarak gidenler arasında ben de vardım. Ben onun yüzünü araştırdım. Bildim ki, onun yüzü yalancı yüzü değildi. Ondan ilk duyduğum söz:

“Selamı yayınız.

Yemek yediriniz.

Akrabalık bağlarını kuvvetlendiriniz.

İnsanlar uyurken gece namazı kılınız.

Ve cennete selam/selametle giriniz.”

(Tirmizi Sünen, K. Sıfat’ül-Kıyamet ve’r-Rikak bab 42, İbni Mace, Sünen, K. İkamet’üs-Salat, bab 174, K Et’ıme, bab 1, Nesai, Hâkim Müstedrek, Ahmed Müsned, Abdullah bin Selam hadisi)

Haham Husayn hemen Müslüman olur ve Sevgili Peygamberimiz onun adını Abdullah bin Selam olarak değiştirir.

İran’ın, Kudüs’ün fethinde bulunur ve hicri 43, miladi 663 yılında Medine’de vefat eder. (Allah ondan razı olsun.)

Sevgi bizim kimlik kartımız gibidir.

Selam da parolamız gibidir.

Rabbimiz, sevmemiz gerekenlerden bazı örnekler vermiş:

Başta sevgimizi, sevdiklerimizi, sevdiklerimizi gören gözümüzü, seven kalbimizi yaratan Rabbimizi seveceğiz.

“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı afvetsin. Allah afvedicidir, rahmet edicidir.” (Al-i İmran süresi, ayet 31)

Seven, sevdiğini dinler.

“De ki: Allah’a ve Resulüne itaat ediniz. Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak Allah kâfirleri sevmez.” (Al-i İmran süresi, ayet 32)

“Ey iman edenler, sizden kim dininden dönerse Allah öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar, Allah yolunda cihat yaparlar ve kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah’ın lütfu boldur, O her şeyi bilendir.” (Maide süresi, ayet 54)

Bize bizi, Rabbimizi, kitabını, resulünü, dünyamızı, ahiretimizi tanıtan imanımızı seveceğiz ve kalbimizi onunla süsleyeceğiz.

“Bilin ki, Allah’ın Resulü içinizdedir. Eğer birçok işte, O size itaat etseydi sıkıntıya dü-şerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi ve onu gönüllerinizde süsledi. İnkârı, fasıklığı ve is-yanı size kötü gösterdi. İşte onlar doğru yolu bulanların ta kendileridir.” (Hucurat süresi, ayet 7)

Eşimizi seveceğiz.

“Kendilerinde sükûn bulasınız diye kendinizden sizin için eşler yaratması O’nun ayetlerindendir. O, aranıza sevgi ve rahmet kıldı. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rum süresi, ayet 21) (Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.