Büyük tahribat

Yaşadığımız bu dünyada ve bu dönemdeyiz. Dönemleri ve zamanların özelliğini ya da ruhunu belirleyen insanlar. İnsanlar iyilikleri, güzellikleri ve hayırlı eylemleriyle bir dünya kuruyorlar veya bir dünya oluşuyor. Bir de bunun tersi var. Olumsuzluklarla kurulan ve yaşanan bir dünya.

Dünyanın güzellikleri, insanı huzurlu ve mutlu kılar. En azından zorluklarıyla birlikte hayatından tatmin olur. Zorluklara direnme ve bunu güzelleştirme çabası insanı değerli kılar. Güzel ve iyi insanlar, insanlar için örnek ya da benimsenen kimselerdirler.

İnsanın ayakları üzerinde durmaya başladığı andan itibaren bilinç oluşabilmesi için bir terbiyeden geçmesi gerekir. Bu, ister hayatın doğasında olduğu gibi olsun isterse bir ailenin, çevrenin etkisi olsun. Sonuçta insan, bir dönemden sonra artık kendisi olmaya başlar. Kendi olan insan kişilik sahibidir.

Kendi olmayan da bir kişilik sahibidir.

İslâm düşüncesinin özünde olanların doğası gereği ilâhî inancın ruhuyla beslenir, yaratılış gereği. Allah insanı diğer varlıklardan farklı yaratmış, ona sorumluluk vermiş ya da insan onun gereği sorumluluk üstlenmiş ve bir yola girmiştir.

Dönemlerin ruhundaki insanlara bakıldığında hangi medeniyet dairesinde ve ruhundadırlar kendilerini belli ederler.

İçinde bulunduğumuz zamandan yakınılır. Yakınılması gereken ne zamandır ne dönemdir. Yakınılması gereken dönemin ruhunu belirleyen insan. Bu insanların oluşturduğu bir dünya.

Ruhu karanlık olan insanlar dünyayı karartırlar. Bu ruh hâli içinde olanlar sorumluluğu başkalarına yüklerler. Kendilerine bakmazlar.

Günümüz insanı büyük bir yıkım yaşıyor. Kendisinin oluşturduğu dünyanın yıkımını. Onarıcı ve öğretici değil de yıkıcı ve tahrip edici.

Her gün medyada görünen, insanın ruhunu inciten ve giderek de kangrenlere dönüşen bir süreç. İnsanın insan değeri görmediği, insanın insanı tahrip ettiği, yıktığı bir dönem. Herkes suçluyu bir yerlerde arıyor. Bakıyor, birilerini gösteriyor ve hedef hâline getiriyor.

Kurgulanan ve üzerinde yaşanan bir çark var. Bu, hemen bütün yönleriyle insanı yıkımlara sürükleyen özelliklere sahip. Batı’dan gelen düşünce ve inanışların tamamı insan doğasına aykırı ve zarar verici. İnsanı kurtarmadan çok, onu sadece amaçları için araca dönüştürüyor. İnsan sadece bir çıkar nesnesi. Yaradılışı gereği değerli bir varlık olmaktan çıkarıyor. İnsanı belli bir süre ve dönem çıkarı için kullanıyor sonra da terk ediyor. İnsanın değeri nedir, nasıl bakılır? Kullanılan insanın dönemi ve etkisi yitince ne yapılır. 26.01.2022 tarihinde medyaya bir haber düştü. “Ünlü fotoğraf sanatçısı Rene Robert” Paris’te insanların yoğun olduğu Turbigo sokağında olduğu yerde düşüyor ve orada yığılıp kalıyor. İnsanlar sel gibi sağından solundan geçip gidiyor. Dokuz saat orada olduğu gibi kalıyor, tesadüfen bir arkadaşı görüyor ama çoktan ölmüş. Modern dünyanın modern bir kentinde ve modern insanların dünyasında. Özenilen materyalist Fransız ya da Batı düşüncesinin örnek alındığı bir ruhtan. Yani Batı’nın asıl ruhunu oluşturan ve kirlenen bir dünyadan.

İnsanın yıkımı asıl burada. İnsanların merhametten yoksunlaştığı, ilgisizleştiği, umarsız olduğu bir dünyanın insanında. Buradan bakılınca dünyamıza musallat olan, bizleri de etkileyen ve giderek benzeşmeye götüren bir dünya ve bir ruhtan söz ediyoruz.

Hemen her gün medyada insanlara bulundukları manevî inanç üzerinden yüklenenler bu dünyanın bu karanlık ruhu görülmez ve ilgilenilmez. Hem o dünyaya mensupturlar hem de o dünyanın bakışıyla kendi insanını ve uygarlığına mensup olanlara yüklenir ve karalarlar.

Bu insanlar neden ve niçin bu kadar hunharca öldürülüyor? Neden insanlar insan kanı karşısında bu kadar donuk ve duyarsız? Neden insanî olmayan insanı sömüren ve ezen bir dünyaya bu kadar özenir ve benzeşir? Karanlığı tercih karanlık ruhluluk oluşturur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.