Sistem küresel sermayeye hizmet ediyor

Yardım kuruluşu Oxfam’ın raporuna göre dünyanın en zengin 10 insanı pandeminin başlangıcından bu yana servetlerini ikiye katlayarak toplamda 1,5 trilyon dolara ulaşmış. Yani, salgının sebep olduğu küresel krizi zenginler daha da zenginleşmek için fırsata çevirmişler. Bu bakımdan söz konusu raporu yayınlayan bir gazetemiz haberi, “Salgın, zengini daha zengin yaptı” başlığı altında vermiş.

Salgın sadece dünyanın en zenginlerini mi daha zengin hale getirmiş. Bu soruya evet demek gerçeği görmemek anlamına gelir. Çünkü dünkü bir başka gazetemizde küresel zenginleri ifade etmek için kullanılan başlığı, “Zengin daha zengin,  fakir daha fakir oldu” şeklinde ülkemizdeki dar ve sabit gelirlerin durumunu izah için kullanmış. İki haberi ve başlığı birlikte düşünüp değerlendirdiğimizde dünya üzerinde hakim olan sermaye düzeninin küresel sermayenin çıkarlarını korumak ve kollamak üzere dizayn edildiği açıkça görülüyor. Böyle olunca da tüm dünyanın 10 tane insana ve sömürgeci kapitalist ülkelere hizmet ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Hatta bir adım daha atılırsa milyarlarca insanın yataklarına aç girmeleri pahasına,  milyarlarca insanın köleleştirilmesi demek olan bu düzenin yıkılıp atılması gerekirken kurbanlık koyunlar gibi insanlığın bıçağa boyunlarını uzatmalarının sanıyorum sağlıklı bir izahı olamaz.

Bu arada milyarlarca insanın açlıktan ölmeyecek bir gelir ile geçinmeleri dayatılırken, adeta dünya nüfusunun büyük bir bölümünün ücretli köleler durumuna düşürüldüğünü söylemek de abartma olmayacaktır. Ücretli köle derken çalışanların insanca yaşayacakları bir ücret aldıklarını düşünmekte yanlış olur. Sanki sadece milyarların köleliğini sürekli kılmak için olsa gerek ücretli kölelerin ölmesi de işlerine gelmiyor. Belki de ücretli kölelik ücretsiz kölelik sisteminden daha ucuza geliyor olacak ki bu düzeni devam ettiriyorlar. Bu düzeni sürdürenlere kızmak mümkün ama, bu düzene teslim olanlara kızmamak haksızlık olmaz mı?

Bir yandan dünya üzerinde milyarlarca insan, açlık ve yoksulluk sınırının altında bir ücrete mecbur bırakılırken, öbür yanda raporda belirtildiğine göre en zengin 10 adamın en alttaki yüzde 40’ın (3,1 milyar insan)  altı kat daha fazla servete sahip olduğunu, 10 milyarderin servetlerini her gün bir milyon dolar oranında harcamasının 414 yıl alacağını belirtiliyor.

Bu noktada yüzyıllar boyu yine bazı ülkeler tarafından başta Afrika olmak üzere milyonlarca insanın yurtlarından sökülerek kendi ülkelerine götürülüp oralarda tarlalarda köle olarak çalıştırmaları sırasında o insanlardan uzun süre yararlanabilmek adında hiç olmazsa iyi kötü barınacak bir yer temin edilmesi, karınlarının doyurulması efendilerinin (!) görevi iken giderek sömürücüler bundan da kendilerini kurtardılar ve kölelerine karşı fazla bir sorumlulukları kalmadı. Sözün özü bu durum açıkça ortada iken köle gibi kullanılan insanlar niçin ayağa kalkmaz, yeter artık demez sorusunun cevabının araştırılması gerekiyor.

Yani, kölelerin isyanı filminde olduğu gibi niçin yeter artık demezler? Yoksa ücretli kölelerin bu duyguları da mı yok edildi. Olur ya öyle bir dünyada yaşıyoruz ki,  insanlığın büyük bir bölümü adeta uyuşturulmuş, kendilerine verilen ve gösterilenin en iyi ve en doğru olduğunu sorgusuz sualsiz kabul eder hale gelmişler. Halbuki söz konusu zenginler rahatlarının kaçacağını,  sömürülerine bir dur deneceğini görmeleri halinde belki varlıklarının bir miktarını paylaşa bileceklerdir. Ama böyle bir gönüllü paylaşımı beklemek yerine devletlerin bu zenginlerden servet vergisi alarak yoksulları içinde bulundukları durumdan kurtarmaları gerekir. Aksi halde tüm dünya söz konusu 10 zenginin ihtiraslarına devletler tarafından teslim edilmiş olmayacak mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# Dolar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.