Sanatı ve Şiiri Put Hâline Getirme

Düşüncede değişimin başlıca sorunu kendini beğenme ya da yaptıklarını putlaştırmasıdır. Allah’ın insana bağışladığı kimi yetiler özeldir. Bunları hayırla icra etmek insanın kendisine olan özel kazanımlarıdır. Bunlar bir üstünlük aracı değil bulunduğu duruma daha fazla sorumluluk yüklenmesidir. İyi ve güzel olanları icra etmek, yapmak, ibda etmek onun için ayrıca bir hayır kapısıdır.
Yaptıklarını kusursuzluğu da bir hünerdir. Ustalıktan kalfalığa geçiş ya da ustalık hünerlerinin en iyisine sahip olmak kişinin çabasının bir sonucu.
Bir Müslüman yaptığı güzel şeylerle ile elbette huzurlu olur. Bir işi başarmanın daha iyiye ve daha güzele varmanın sevinci olur. İnsanların yaptığı hayırlı ve güzel işler hem bu dünya hem de öte dünya için hayırla anılmayı gerektirir. Geleneğimizde buna sadaka-ı cariye, yani geçerli olan sadaka, hayır işi denir. Bunların sürekli ve kalıcı olanları var.
Bir de insanların yaptıklarını aşırı abartması ve ona tapmaya kadar varan hayranlığı ya da gururu. Bu, bazen öylesine aşırılığa neden olur ki, artık o, onun için bir zirvedir, dokunulmaz konumdadır.
İslâm öncesi putperest toplumlar “cahiliye” diye nitelendirilir. Onların cehaletleri, daha çok putlara tapınmalarıyla ilgilidir. Bunun ironisi, yaptıkları ve taptıkları şeyleri sonradan yemeleri, imha etmeleridir.
Cahiliye duygu ve düşüncesi sadece geçmiş yani antik zamanlara ait değildir, günümüz için de geçerlidir. İnsanın yapıp ettiklerinin en iyisi her zaman yapılabilir. Sonsuzluk diye bir şey var. Bir mimar en iyisini yapar zamanına damgasını vurur, yüzyıllar kalıcı olur. İslâm sanat ve mimarisinde en özgün ismi Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan sanatında bir zirvedir ve aşılamamıştır. Modern mimaride onun tarzı aşılamadığından başka tarzlara yönelinmiş ya da onun kötü taklitleri süre gelmiştir. Benzerinin yapılmasının ya da ısrarının bir anlamı olmaz. Mimarlar kendilerine yeni bir tarz bulmak zorundadırlar.
Asıl getirmek isteğimiz konu şiir ve söz sanatlarıdır. Şiir, yani söz sanatı çekici bir alan. İnsanın insana doğrudan ses ve duygu ile hitabının aracı olması. Etkisi de vardır.
Bir insan yaptıklarını İslâm düşünce geleneğinde olduğu gibi eğer hayırlı bir eylem olarak düşünüyorsa bunun daha iyisin gerçekleştirme çabasında olur. Şiir sanatının elbette zirveleri var. Her dönemden kalan, kalabilen birkaç isim olabilir.
Şiir, ses ve söz sanatıdır. Bir insan yaptıklarının aşırılığına kendini kaptırır ve bunu dokunulmaz kılarsa, öyle düşünürse yaptıklarına bir tapınma duygusu egemen olur.
Şiirini ve sanatını put haline getirenler, onu dokunulmaz olarak kabul edenler oldukça yaygın. Bu da düşüncede sekülerleşmenin bir sonucu. Bir mümin inanışı ile değil bir sanat putu inanışı ile yaptıklarına bağlanmasıdır.
Şiirde, şairin murad ettiği ve düşündüğü sağlıklı ya da belirli bir anlam duygusu verilmez ise anlamada yanlış algılamalar olabilir. Bir Müslüman için ahlak, akide önemli ölçüler oluşturur. İnsanın hayırlı iş yapmasının ötesinde duygunun veya düşüncenin yanlış anlamlara kapı aralaması şairi sorumlu kılar. Ben bunu böyle düşündüm böyle anlıyorum demesi bir anlam ifade etmez. Kendinden çıkmış topluma mal olmuş bir şey artık kendi olmaktan çıkmıştır. O zaman geri dönüşü olmaz. Özellikle yazılı ve basılı bir metin hâline gelmişse.
Bir Müslüman ne için yaşar, neler yapmayı düşünür, amaca nedir ona bakar. Günlük yaşayıştaki her durum onun için bir ibadettir. Düzgün yaşama, iyi insan ve kul olma önceliği var. Olmalıdır da. Eserini dokunulmaz kılan anlamsızlığa neden olabilecek olandan kaçınmadır. Bütünlük anlamında. Ancak, hem inanmış bir müminsiniz hem insanın duygularını aşırılıklar, sapkınlıklara, yanlışlara sürükleyecek bakıştan şair veya sanatçı sorumludur. Bir mümin şunu bilir ki ölümlü dünyada insan yapıp ettiklerini beraberinde alıp götürür. Onlardan da sorumlu olur. İnsanlar yaptıkları putlarının hesabını vereceklerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.