Sömürgecilere karşı birlik oluşturmak şart

Sömürgecilerin uzun yıllardan beri çıkar birlikteliği oluşturduklarına, özellikle ABD ve Rusya’nın İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru dünyanın çeşitli yerlerinde düzenledikleri toplantılarla sömürü alanları oluşturup buraları aralarında paylaştıklarına dikkat çekiyoruz. Bu hususta rahmetli Erbakan Hocam sadece ülkemizi değil başta İslam dünyası olmak üzere tüm sömürülen ülkeleri uyarmak için elinden gelini yapmış, hatta öncelikli olarak emperyalizme karşı güçlü bir cephe oluşturmak üzere harekete geçerek ilk adım olarak D-8‘leri oluşturmuştu. Ne var ki sömürgeci güçler hemen harekete geçerek Türkiye’de iktidar değişikliğini sağladılar. 28 Şubat sürecinde yaşananlar bugün serinkanlılıkla değerlendirilecek olursa sömürgecilerin önlerine engel olabilecek bir güç oluşturulmasına kesinlikle tahammüllerinin olmadığı görülür.

Bu hatırlatmanın ardından son günlerde Kazakistan’da yaşananların da bu açıdan değerlendirilmesinde yarar vardır. Çünkü Türk devletleri arasında bir konseyin oluşturulmasının hemen ardından Kazakistan’ın karıştırılması, adeta bir isyan yaşanıyor olmasının, “Kazakistan karıştırıldı, herkes istediğini aldı. ABD kendi Büyük Asya projesine start verdi. Rusya Asker göndererek kontrolü ele aldı. Çin ‘Yol Kuşak Projesi’ni korumayı başardı” şeklinde değerlendirilmesinin üzerinde durulması gerekiyor. Bu arada bir de sömürgeci ülkelerin dün olduğu gibi bugün de paylaştıkları dünyada paylarına düşen ülkeleri sömürmek hususunda birbirlerine destek olduklarını, birbirlerinin ayağına basmamaya dikkat ettiklerini doğru okumak gerekiyor. Elbette zaman zaman bir takım açıklamalarla karşı karşıya gelmiş, hatta çatışmanın eşiğinde gibi görüntüler vermeleri dünyayı uyutmaya yönelik bir taktikten öte gitmiyor.

Bunun pek çok örneğini sıralamak mümkün. Söz gelimi Afganistan Rusya tarafından işgal edildiğinde ABD’den ciddi bir tepki, bir arşı hamle oldu mu? Böyle bir olayı hatırlayan var mı? Çünkü Rusya’nın Afganistan işgali de sömürgecilerin bu tür hamleler karşısında önceden belirlenmiş anlaşma gereği hareket ettikleri biliniyor. Bunun içindir ki, Rusya 20 seneye yakın Afganistan’da işgalini sürdürdükten sonra sanki ABD ile nöbet değişikliği yapıyormuşçasına çekildi, yerini ABD ve koalisyon ortakları aldı. Peki, buna karşı Rusya bir tavır sergiledi mi? Hayır, çünkü Afganistan’ın sömürülmesinde sıra ABD ve yandaşlarına gelmişti. Bölgemizde ve özellikle de İslam ülkelerinde Afganistan’a Suriye ve Irak’ta da benzer olaylar sürekli yaşanıyor ama dikkat edilirse çatışmanlar karıştırılan ülkelerin insanları oluyor. Zenginlikleri kendi ülkelerinin insanlarına yansımıyor, sömürgecilere akıyor. Kısacası yeryüzünde bir emperyalist çete var ve sadece çıkarlarını düşünüyor, bunu uygularken de İslam ülkelerinde bir takım maşalar bulmakta zorlanmıyorlar.

Kazakistan’daki durumu yukarıda izah ettiğim gibi dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan pek çok örneğinden ayırmak mümkün değil. Diğerlerinden Kazakistan’ın tek farkı burada ABD ve ortakları ile Rusya’nın dışında devrede bir de Çin var. Öyle anlaşılıyor ki, ABD ve Rusya Çin’e de bir pay ayırmışlar. Buna isterseniz sus payı da diyebiliriz.

Bu noktada üzerinde düşünülmesi gereken husus, Kazakistan’daki karışıklıkların diğer Türk Cumhuriyetlerine yansıyıp yansımayacağıdır. Görünen o ki, eğer olay Orta Asya’da yaşananlar bir egemenlik savaşı ise ki öyle görünüyor, tansiyonun daha da artacağını ama bu artan tansiyonun sömürgecileri karşı karşıya getirmeyeceğini sadece söz konusu ülkelerin zenginliklere çeşitli yollardan uzun yıllara yayılacak şekilde el konulması uygulamaya geçecektir. Kısacası, emperyalistler Türk devletleri arasında oluşturulmaya çalışılan birliktelikten rahatsız olmuşlardır. Ve Kazakistan hamlesi bu rahatsızlığın ilk adımını oluşturmaktadır. Ancak, bundan yılmadan oluşturulan birlikteliğin kâğıt üzerinde kalmaktan kurtarılması gerekiyor. Bir adım daha atarak Türk devletleri birliğinin İslam Birliği ile takviye edilmesi gerekiyor. Bunların yapılmasına elbette sömürgeciler kayıtsız kalacak değildirler. Ancak, dünyada var olan sömürü düzeninin değişmesi isteniyorsa bedel ödemeyi göze almak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.