Vakalardaki artış ne ifade ediyor?

İki yılı aşkın bir süreden beri insanımız pandemi ile mücadele ediyor. Bu arada devlet bir taraftan testleri artırmaya çalışırken, öbür yandan toplum aşılanmaya davet ediliyor. Uzunca bir süre aşılanma konusunda tereddütlü davranan toplumun bir kesimi özellikle yerli aşının uygulanmaya başlanması ile bu tür çekingen davrananların sayısı azalmış görünüyor. Bu durum genellikle yerli aşıya duyulan güvene bağlanıyor. Buna karşılık hâlâ toplumda bir kesim aşının gerçek olmadığını, sadece bir sıvıdan ibaret olduğunu savunuyor ve taraftarlarını artırmaya çalışıyorlar.

Özellikle virüsün Omicron varyantının ortaya çıkması, ülkemizde ve pek çok ülkede salgının birdenbire hız kazanmasının aşılanmadaki artışta etkili olduğunu söylemek mümkün. Ancak tüm bunlar ülkemizdeki salgının hafife alındığı görüntüsünü ortadan kaldırmıyor. Söz gelimi kapalı alanlar, tıklım tıklım dolu salonlarda toplantılar yapılıyor ve bu toplantılara ülke yönetiminde sorumluluk sahibi kişiler de katılıyor. Bu arada okulların kapatılmayacağı ısrarlı bir şekilde tekrarlanıyor. Hemen belirteyim ki, okulların kapatılmasından yana değilim. Ancak medyaya yansıdığı gibi salgındaki yayılma ve vaka sayılarında bir patlama yaşanıyor, sağlık sisteminin tıkanmaması için acil olarak herkesin aşılanması, hatırlatma dozunun da yaptırılması isteniyorsa o zaman yeni tedbirlerin devreye sokulması ya da özellikle aşılanma aleyhinde kampanya yürütenlere karşı toplumu ikna edecek açıklamaların yapılması gerekiyor.

Çünkü medyada bir yandan vakaların patladığı, vakaların 100 bine ulaşacağı haberleri yer alırken, öbür yandan sinema salonları ya film seyretmek ya da herhangi bir siyasi partinin toplantısına katılmak için dolduruluyor, hatta televizyonlara yansıdığı kadarıyla seyircilerin ve yapılan toplantıya katılanların koltuk atlaması da söz konusu olmuyorsa insanların neye inanacaklarını bilmiyor olmalarının bir sorumlusu olması düşünülemez mi?

Yapılan açıklamalarda dünyada iki yıl içinde salgından hayatını kaybedenlerin sayısının 5 milyon 500 bini geçtiği belirtiliyor. Çok ciddi bir rakam söz konusu. Böyle bir noktada salgına karşı yapılması gerekenlerin tespiti ve uygulanması hususunda çok daha kesin bir tavır takınılması gerekmez mi? Bu arada sağlık görevlilerinin karın kapattığı yolları aşarak köylere ulaşmaya çalışmaları ve insanları aşılamak için ter dökmeleri devam ederken özellikle sanal âlemde yürütülen yoğun aşı karşıtları birtakım meçhullerin arkasına gizlenerek insanları aşılanmadan kaçmaya zorlamaları bir suç değil mi? Çünkü bir yanda devletler insanları salgından korumak için aşılanmaya davet ederken, öbür yandan aşının bir oyundan ibaret olduğu söyleniyor ve bu hususta ciddi bir açıklama yapılmıyorsa, bu durumu aşı karşıtlarını ciddiye almamak şeklinde değerlendirip olayı görmezden gelmek suç değil mi? Çünkü devletin öncülük ettiği bir tedavinin gerçek olmadığı ileri sürülerek bu ülkeyi yönetenlerin tümü ve özellikle de sağlık alanında görev yapan uzmanlar zan altında bırakılıyor. Sanal âlemde yazılanlar gerçek ise yöneticiler suç işliyor, eğer gerçek değilse bu söylentileri yayanlar suç işliyor olmuyor mu?

Derdim hakemliğe soyunmak değil. İşin bu boyutu benim değil, yargının alanına giriyor. Ancak olayın bir netlik kazanması da gerekiyor. Bu arada farklı açıklamaların oluşturduğu belirsizliğin insanları kişisel bakımdan salgına karşı gevşettiği görüntüsü oluşuyor. Kaldı ki, insan hayatı birtakım kimselerin kendilerini haklı göstermek için ortaya attıkları iddialarını sürdürmeleri sonucunda eğer bu söylentilerin tesirinde kalarak salgına karşı alınması gereken tedbirleri almaması sonucu hayatını kaybeden bir tek kişi bile olsa sanıyorum kampanyayı yürütenlere sorumluk yükler. Bu bakımdan uzmanların ve yetkililerin bu sanal alan kahramanlarına(!) gereken cevabı vermeleri gerekmez mi?

Vakalardaki artış devam ettiği takdirde bunun salgın konusunda ne anlama geldiğinin gerek sağlık, gerek devlet yetkilileri tarafından topluma izah edilmesi gerekmez mi? Çünkü ters giden bir şey yokmuş havası estiriliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.