İnsanlık öldüğü için anne öldü

Pazar günü akşam haberlerinde televizyonlarda genellikle, “Anne dondu, yürekler yandı” başlığı altında yer alan haber özetle, Afganistanlı bir anne ülkesinden iki çocuğunu alarak yollara düşmüş, İran üzerinden sınırımıza kadar gelmiş. Oraya kadar bir anne iki çocuğu ile nasıl gelmiş, gelebilmiş olayın ayrı bir boyutu. Ancak, sınırımızın İran bölümüne geldiğinde işler karışmış. Belli ki orada mola vermek durumunda kalmışlar. Sığınacak bir yer de bulamadıkları için olsa gerek açıkta sınırı geçmek için müsait bir zaman beklemeye başlanmış. Hava da soğuk olunca anne için kendinden önce çocuklarını soğuktan korumak öncelikli konu haline gelmiş. Önce, çoraplarını çıkartarak yavrularının ellerini soğuktan korumaya çalışmış. Ardından bazı giysilerini de yavrularına örterek onları korumuş ama kendisini koruyamamış, şiddetli soğuktan donarak hayatını kaybetmiş. Bu haberi dinleyen ya da ertesi gün gazetelerde okuyan herkesin yürekleri de yanmıştır. Yavrularını koruyabilmek için kendi hayatını hiçe sayan bir anne karşısında saygı duymamak, insanlık nerede diye sormamak mümkün mü?

Bunun için de başlıkta insanlık öldüğü için anne öldü dedim. Bazılar çıkıp bu işin insanlıkla alakası nedir diye sormamalı ama soracakların Afganistan’da 40 yılı aşkın bir süreden beri yaşananların, önce bu ülkenin Rusya, ardından da ABD ve müttefikleri tarafından işgal edildiğini, söz konusu ülkenin o günden bugüne hâlâ karışıklıklar, yokluklar kısacası ölümlerin kol gezdiği bir ülke olduğunu hatırlatmakta yarar var. Yani, önceki gün çocuklarını donmaktan kurtarmak için ölen anne konusunda insanlığın payı ve sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Başta Afganistan olmak üzere yeryüzünde tüm İslam ülkelerinde acı ve gözyaşı hâkim olduğunu bir kez daha hatırlamak gerekiyor. Bunun sorumlusu da elbette Haçlı-Siyonist ittifakı. Bu tespiti yapmak tüm sorumluluğun sömürgecilerde olduğunu söyleyerek İslam dünyası olarak sorumluluktan kurtulmamız mümkün değil. Çünkü bir türlü İslam dünyası bir araya gelerek Haçlı-Siyonist ittifakının dünyaya verdiği zararları, döktüğü kanı önlemedi. Önleyemedi demiyorum, çünkü önlemek için harekete geçilmeden önleyemedi demek eksik kalacaktır.

Afganistan’ı 40 yılı aşkın bir süredir önce Rusya ardından da ABD ve yandaşları işgal altında tutarak alt üst ettiler. Adeta Afganistan’ı sürekli çatışma alanı haline getirdiler. Afgan halkını dünyanın çeşitli ülkelerinden gidecek yardımlara muhtaç hale getirdiler. Bu arada, ABD ve yandaşları alacaklarını aldıktan sonra çekilme kararı aldılar ama ortada bir devlet kalmamış, insanlar kendi hallerine terk edilmişti. Kurulu bir düzenin olmadığı ülkede de insanlar adeta açlığa mahkûm edilmişlerdi. Sonuç olarak insanlar Afganistan’dan kaçmaya, çeşitli ülkelere sığınmaya başladılar. Ancak, bu iş sanıldığı kadar basit ve kolay değildi. Özellikle bu soğuk kış günlerinde anneler, babalar çocuklarını yanlarına alarak yollara düştüler. Düştüler ama ya dağ başlarında kaldılar ya da Akdeniz’in dalgaları arasında hayatlarını kaybettiler. Tüm bunlara karşı insanlığın kılının kıpırdamıyor olması bir çözüm bulmak istemeyişleri de gösteriyor ki, böyle bir anlayışın hâkim olduğu insanların insanlığının tartışılması gerekiyor. Belki de tartışılmaya gerek olmağını söylemek de mümkün.

Hemen belirteyim ki İslam ve Müslüman düşmanlarından insanlık beklemek insanlığın sonunu getirecektir. Bunun için öncelikli olarak İslam dünyasının geç kalmadan sırt sırta vermesi, zalimler karşısında dik durması gerekiyor. Yoksa tüm dünya insanlıkları kalmamış olanlardan medeniyet dilenmeye devam edecek, bu da dünyanın her köşesinde Müslümanların kanının akması anlamına gelecektir. Hemen belirteyim ki insanlıkları kalmamış olanlardan insanlık ve merhamet beklemek sadece acı ve gözyaşı getirecektir. Çünkü insanlığın huzur ve güveni sadece yeryüzünde İslam medeniyetinin belirleyici olması ile mümkündür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.