“Demokrasi yumruk sıkmak değil, el sıkmaktır”

Bazı tipler vardır, muhataplarını seslerini yükselterek bastırmak, sindirmek isterler. Zaman zaman bu tutumlarından sonuç da alabilirler ama bu tavrın doğru olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü çeşitli yollarla insanları susturmak söylenenlerin doğruluğunun kabulü anlamına gelmemelidir. Önemli olan öncelikli olarak sakin sakin karşılıklı konuşabilmektir. İnsanlar farklılıklara tahammül edebilmelidir. Yoksa herkes söylediğinin ve düşündüğünün doğru olduğunu ve herkesin bunu kabul etmesi gerektiğini dayatırsa orada sağlanacak sessizlik işlerini yolunda gittiği anlamına gelmeyeceği gibi, sorunların giderek büyümesi ve derinleşmesinin de önünü açar. Bu bakımdan el sıkmak yerine yumruk sıkmayı tercih etmek insanlara geçici üstünlük sağlar görünse bile toplumda derin yaralar açar. Bunun da ötesinde özellikle de bir yandan insan hakları, özgürlükler ve demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin bu yola başvurması kendi kendileri ile ters düşmek anlamına da gelir. Böyle olunca da inandırıcılıklarını kaybederler.

Bu arada, özellikle iktidar sahiplerinin yumruk sıkmaktan çok el sıkmayı tercih etmeleri konumlarının gereğidir. Çünkü iktidar sahipleri haklının hakkını teslim etmekle görevlidirler. Meseleye bu açıdan baktığımızda uzlaşma kesinlikle zafiyet değildir. Birlikte huzur içinde yaşamanın gereğidir. Kaldı ki, toplumda tüm fertleri standart bir düşünce ve hareket tarzına sokmak mümkün değildir. Her insan ayrı bir âlemdir. Söz gelimi benim 5 çocuğum var, hepsi de bazı farklılıklar arz ediyor. Böyle olsa da onların benim evladım olmaktan çıkmaları söz konusu olamaz.
Meseleye toplum ve ülkenin yönetimi açısından baktığımızda farklılıklara rağmen tüm siyasiler ülke sorunlarına birlikte çözüm aramak durumundadırlar.

Bunun sağlanabilmesi de ancak farklılıklara tahammülle mümkün olabilir. Bunun aksi olursa, yani iktidar sahipleri kendilerinden başka herkesin yanlış düşündüğü, ülkesinin düşmanı olduğu gibi bir yaklaşım sergilerse toplumsal kucaklaşmaya değil ayrışmaya hizmet eder. Ayrışma ise kamplaşmayı ve bölünmeyi gündeme getirir. Ayrıca ülkenin çözüm bekleyen sorunlarına çözüm bulmak durumunda olanlar, sorunların giderek daha da artmasına istemeden bile olsa zemin hazırlıyorlarsa o zaman toplumda bir kesimi terör destekçisi ve hain ilan ederek kendi yapamadıklarını yapmış olamazlar. Çünkü ülke yönetiminde söylenenlerden çok uygulamalar önemlidir. Eğer bir yandan her sene asgari ücret belirleniyor ama senenin büyük bölümünde asgari ücretle çalışanlar açlık sınırının altında bir gelirle çalışmaya mecbur ediliyorsa sesler ne kadar yükseltilirse yükseltilsin çözüme kavuşmuş olmaz, olmayacaktır.

Bunun yanında 20 yıldır iktidar olanlar hâlâ ülkemizde bırakın asgari ücretin ne kadar olacağını hâlâ bin 500, bin 600 lira maaş alan çok sayıda emekli varsa, yani emeklilerin büyük bir bölümünün aldığı aylık belirlenen asgari ücretin, bir başka ifadeyle açlık sınırının altında kalıyorsa iktidar sahiplerinin ilk yapması gereken bu işe bir son vermektir. Bunun yerine toplumu kamplaştırarak sorunlara çözüm bulmak mümkün değildir. Mümkün olmadığı da uygulamalar ile görülüyor.

Başlığa aldığım, “Demokrasi yumruk sıkmak değil, el sıkmaktır” cümlesi Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e aittir. Bu sözleri okuduğumda galiba bundan sonra iktidar sahipleri ayrıştırmaktan vazgeçerek kucaklamayı tercih edecekler ümidine kapılmıştım ama bu ümidim uzun sürmedi hâlâ muhalefeti dışlama, değersizleştirme üslubu devam ediyor. Böyle olunca da ister istemez geleceğe insanın ümitle bakması zorlaşıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.