Hemen AB’nin peşine takılıyoruz!

Batı hayranlığı öylesine içimize işlemiş ki, mesele hayranlıktan taklitçiliğe varmış. Bu noktaya kısa zamanda gelinmedi ama bir türlü bu taklitçiliğin ne kazandırıp neler kaybettirdiğine kafa yormuyor, böyle bir değerlendirmeye ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü siyasilerin büyük bölümü özellikle Avrupa Birliği üyeliğini ulaşılması gereken hedef olarak kabul edip, bu yaklaşımı topluma da kabul ettirmek için çaba gösterince işler ister istemez taklitçiliğe gelip dayanıyor.  Elbette, iyi ve güzel şeylerin taklit edilmesinde sakınca olmayabilir. Ancak, bütün dünya ile birlikte yaşadığımız kovid salgını konusunda da tüm dikkatimizi Batı’ya çevirdik, onlardan gelecek açıklamalar ve uygulamalara bakar olduk. Bunun da ötesinde özellikle salgına karşı korunmak için aşılamanın gerekliliği konusunda da Batı’nın değerlendirmeleri bizim için ölçü oldu.

Hâlbuki bizim de ilim adamlarımız ve bu iş ile ilgilenen doktorlarımız var. Söz gelimi aşılamanın gerekli olup olmadığı konusunda neden Batı’dan gelecek açıklamalar ve uygulamaları bekleriz, kendimizi Batı’nın uygulamaları ile sınırlı hale getiririz? Demek istediğimi daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse, salgın ilk çıktığı günlerden bu yana iki sene geçti. Bu süre boyunca salgının boyutu, etkileri konusunda verdiğimiz kararı genellikle Batı’nın değerlendirmeleri belirledi. Söz gelimi salgının etkilerini azaltmak için bir yandan tüm yetkililer aşılamanın gerekliliğe dikkat çekerken, tüm toplumu kapsayan bir aşılama kampanyasına karar verilmedi, verilemedi. Ancak şu günlerde aşı zorunluluğunun Batı’da tartışılmaya başlaması ile birlikte ülkemiz medyasında da gündeme geldi. Kısacası başlangıçta aşının zorunlu tutulmasına karşı çıkan AB ülkeleri salgın bir türlü bitmeyince bu seçeneği değerlendirmeye başladı. Bu yönde adım atabileceği sinyallerini veren Almanya aşısızlara yeni kısıtlamalar getiriyor. AB’deki bu değişimi aktarmaktan maksadım önümüzdeki günlerde aşılanma zorunluluğu getirilmesi ile aşısızlara yönelik getirilecek sınırlandırmalar aynı sonucu vereceğe benziyor.

Derdim aşı karşıtlığı ya da taraftarlığı yapmak değil. Çünkü bu konu benim alanım değil. Ancak, alanı olanların da şimdiye kadar net bir tavır koymadıkları ortada. Bir bakıma zorunlu aşılamayı özgürlük sınırlandırması kabul edenler ile salgından korunabilmek için aşılamanın yaygınlaştırılmasını isteyenleri idare etmeye yönelik açıklamalar ve uygulamalar gündemde kaldı. Bu tereddütlü tavır ülkemizde sadece aşılama konusunda yaşanmadı, aynı zamanda salgın konusunda yapılan açıklamalarda da yaşandı. Bir taraftan salgının tüm dünyayı tehdit ettiği açıklamaları gündeme geldi, öbür yandan salgından korunmak için aşılamanın şart olduğu ifade edilirken nedense aşılamanın zorunla hale gelmesi savunulamadı, uygulamaya konulamadı. Söz gelimi aşısızların belli yerlere girmeleri şarta bağlı oldu. Daha doğrusu aşısızların sosyal hayatına sınırlamalar getirildi. Hemen belirteyim ki insan sağlığı söz konusu olduğunda sınırlandırmaların uygulanmasının yanlış bir tarafı yok. Ancak, bu konuda kendi kararımızı niçin kendimiz vermiyoruz da dışarıda bir takım uygulamaların gündeme gelmesini bekliyoruz? Bizim bu konuda yeteri kadar bilgimiz mi yok, bildiklerimiz insanımızı salgından korumaya yetmiyor mu?

Sonuç olarak artık Batı taklitçiliğini bir kenara iterek kendimize güven noktasına gelmeliyiz. Çünkü taklitle medeniyet olmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.