3600 ek gösterge ne zaman gerçekleşecek?

Dar ve sabit gelirlilerin öncelikli meselesi 3600 ek gösterge mi, yoksa emeklilerin ücretlerinin insanca yaşayabilecekleri bir düzeye çıkartılması mı? Ya da yeni belirlenecek olan asgari ücretin miktarı ve emekli aylıklarının en az asgari ücret seviyesine çıkartılması mı? Elbette hepsi de önemli. Ancak, sanıyorum öncelikli olarak önümüzdeki dönem için belirlenecek olan asgari ücretin miktarı önem taşıyor. Elbette, çalışanların ve emeklilerin asgari ücretin altında bir ücrete mahkûm olmamaları gerekiyor. Çünkü bir yandan bir kişinin alması gereken en az ücret olarak asgari ücret ilan edip de, hâlâ ülkemizde asgari ücretin yaklaşık yüzde 50’si kadar aylık ile milyonlarca emeklinin ayakta durmaya çalışıyor olması ciddi bir çelişkiyi oluşturuyor.

Hemen belirteyim ki, ülke yönetiminde sorumluluk sahibi olanların sıralamaya çalıştığım sorunlara çözüm bulmak için uğraşmaları şarttır. Ancak, tek başına uğraşmak da yetmiyor, dar ve sabit gelirlilerin içine yuvarlandığı geçim sıkıntısından kurtarılması ülkeyi yönetenler açısından sorumluluktur. Elbette, zaman zaman elde olmayan sebeplerden dolayı bir takım ekonomik dar boğazlar gündeme gelebilir. Ancak, bu durumdan öncelikli olarak ülkeyi yönetenlerin sorumlu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yapılan açıklamalar ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum, “Mahşerin üç atlısı, 40 satır 40 katır olayıyla karşı karşıya olduğumuz ve halk açısından büyük bir krizin olduğu şeklinde nitelendirilerek iktidarın acilen cari ve kamu altyapı yatırımlarını kesip bu paranın en tabandaki hasar görecek halk kesimlerine aktarılması gerektiği” uyarası yapılıyor.

Bunun nasıl sağlanacağının bilinmeyen bir yanı yok. Öncelikli olarak çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaştırılmaları gerekiyor. Böyle olunca da hâlâ bin 500 lira aylık alan emeklerlin öncelikli olarak hiç olmazsa aylıklarının asgari ücret seviyesine çıkartılması, bu arada, elbette asgari ücretin açlık sınırının altında seyretmesine son vermek gerekiyor. Tüm bu taleplere elde imkân var da verilmiyor mu itirazı yapılabilir. Bunun çözümümü bulmak ekonominin kitabını yazdıklarını iddia eden yöneticilere düşer. İnsanları yokluğa mahkûm etmek aynı zamanda ekonomiyi de daraltmak, çıkmaza sokmak anlamına gelir. Çünkü dar ve sabit gelirlilerin ücretlerinde yapılacak artış devleti daha da dar boğaza sürüklemez. Dar ve sabit gelirlilerin ücretlerinde ne kadar artış yaparsanız yapın sağlanan o artış piyasaya yansıyacak, ekonomi canlanacaktır. Bunun en güzel örneğini rahmetli Erbakan Hocam sergilemiş, bir kısam çevrelerin (sendikalar) temsil ettikleri kesimler adına hükümetten istedikleri ücret artışının çok daha üstünde vermişti. Böylesine cömert davranıldı diye ne ülke batmış ne de enflasyon patlamıştı.

Görüldüğü gibi yıllardan beri dar ve sabit gelirliler kemer sıkmaya mahkûm edildikçe piyasa daralıyor, adeta hayat durma noktasına geliyor. Buna bir de pandeminin oluşturduğu şartlar eklenince ortaya karamsar bir tablo çıkıyor. Sonuçta yöneticilerin yaptıkları açıklamalardaki çelişki ve belirsizlik ortaya çıkıyor. Bunun en son örneğini iktidar medyasında bir süre önce asgari ücrete enflasyonun üzerinde zam verileceği, ek gösterge sözünün yerine getirileceğine dair haberler gündeme geldi. Bir süre sonra yapılan resmi açıklamada tereddütler olduğu görüldü. Son olarak ilgili bakan 3600 ek gösterge sorununun Ocak’ta Meclis’e getirileceğini söylerken, aynı gün aynı salonda Cumhurbaşkanı 3600 ek göstergenin 2022 yılı sonuna kadar sonuçlandırılacağını söylüyordu. Belli ki, bazı konulara çözüm getirmek niyeti var ama imkânlar kesin söz vermeyi engelliyor. En azından yöneticilerin olaylara bakışları açısından tereddütler var. Bu da açıklamalar ve uygulamalara yansıyor. Ancak, her şeye rağmen dar ve sabit gelirlilerin sıkıntılarının giderek büyüdüğünün gözden kaçırılmaması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.