Kural tanımazlar giderek artıyor

Her toplumda farklılıklar vardır, olması da tabiidir. Ancak, farklılıklar ortak değer yargılarının ortadan kalkması sonucu ortaya çıkıyorsa o zaman ülke ve toplum olarak çok ciddi bir takım şartlara sürükleniyoruz demektir. Toplumlarda bir otorite olmadan, toplumun genelini bağlayan ve büyük çoğunluğun da bu kurallara kendilerini uymakla görevli kabul etmeleri mümkün olsaydı devlet denen kurumun oluşturulmasına ve toplumda hakkın ve adaletin hâkim kılınmasını sağlamak için bir takım kurallara ihtiyaç olmazdı. Yani, insanın olduğu yerde farklılıklar vardır ve genellikle de bazı insanlar kendi düşüncelerinin genel geçer olmasını, hatta imkânlardan diğer insanlara göre daha fazla pay almak gibi bir düşünceye sahip olabilirler. Bu ise ister istemez toplumda karmaşaya, hukuksuzluğa yol açar.

Yıllardan beri ülkemizde çözüm bekleyen bir takım ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar var. Elbette bu sorunlar zamanla yaygınlık kazanarak bazı çevreler tarafından istismar ediliyor. Bunun ötesinde var olan ama bir türlü çözüm bulunamayan sorunlar giderek toplumda sadece ekonomik değil, sosyal bunalımlara da yol açabiliyor. Söz gelimi gelir dağılımındaki dengesizlik ister istemez haklarının yenildiğini düşünen kesimlerce itiraz edilebilir, edilmesinin de yadırganacak bir yanı yoktur. Ancak, gelir dağılımındaki dengesizlik azınlık bir kesim ülke zenginliklerinin büyük bir bölümüne sahip olurken, büyük kesimin ayakta kalabilmek için mücadele vermek zorunda kalışı ister itmez insanların ruh sağlığını etkilemektedir. Toplumumuzda giderek insanların her an patlamaya hazır bombalar haline geliyor olmaları, kural tanımazlığı adeta bir takım kimselerin kendilerini tatmin vasıtası haline getrmiş olmaları ister istemez toplumda huzursuzluğun her geçen gün artmasına yol açıyor. Buna bir de özellikle iktidar ortağı partilerin söylemlerini sürekli sertleştirmeleri, toplumda ortaya çıkan ayrışma ve kamplaşmadan siyasi bir rant beklemeleri işleri daha sıkıntılı hale getiriyor.

Toplumlarda iyi ya da kötü yönde ortaya çıkan bir takım farklılaşmalar toplumdaki değer yargılarının ve kabullerin toplum tarafından ne ölçüde içselleştirildiği ile yakından ilgilidir. Ülkemizde yaklaşık 150 yıldan beri insanımıza örnek olarak kendisi ve kendi geçmişi değil, Batı olarak nitelendirilen Hıristiyan dünya gösterilmiştir. Bu bir de devlet politikası halinde toplumda yaygınlaştırılmaya çalışılınca geldiğimiz noktada yüzyıllar boyu insanımızdan kabul gören değer yargıları giderek anlamını yitirmeye başlamış, geldiğimiz noktada kişisel tercihler geçerli olmaya başlamıştır. Toplum olarak bir takım telkinler sonucu insanımıza Batı ulaşılması gereken hedef olarak gösteriliyor olsa da, insanımızın atalarından tevarüs ettiği bir kültür ve medeniyeti vardır. Ancak, sürekli olarak Batı’nın örnek gösterilmesi işte bu atalarımızdan bize tevarüs eden kültür ve medeniyetimizle ilgili genel kabuller zedelenmiş, ister istemez kendi kültür ve medeniyetimizi toplumun bir kesimi tarafından benimsenirken sonunda, ne tam olarak Batılı olabilmişiz ne de kendimiz olarak kalabilmişiz.

Bu durum kimliksizliği gündeme getirmiş, insanlar çıkarlarına göre ve işlerine geldiği gibi bazen Batı’nın bazen kendi değer yargılarını, çoğu zaman da iki farklı kültürü birlikte yaşamaya başlamışlardır. Bu ise bugün içine yuvarlandığımız belirsizliği gündeme gelmiştir. Biz biz olarak kalabilseydik ortak değer yargılarının her ferdi gönüllü olarak bağlaması söz konusu olacaktı. Tüm bunları sıralarken her gün gazetelere haber olarak yansıyan cinayetler, intiharlar, yolda giderken yan baktın tavrının cinayete kadar varması, yan evdeki komşunun yüksek sesle konuşmasının kavgaya, hatta cinayete kadar gidebilmesi ya da kavga eden iki kişiyi ayırırken ayırmaya çalışan kişinin öldürülmesi gibi bir takım olaylara nasıl çözüm buluruz arayışı ile birlikte toplumdaki değer yargılarındaki belirsizliğin işi nereye kadar getirdiğini görmemize yardım edecektir. Kısacası, toplum olarak bir şeye karar vermemiz, yani kimliksizlikten kurtulup kimliğimize sahip çıkmamız gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.