Kime yakın olalım?

Bazı yakınlar vardır ki insanı yakar. Ateşe, elektrik kablolarına yakın durulmaz; yakar veya çarpar.

Onun için elbise giyerken, bizi soğuktan uzak tutacak elbiseler giyeriz, soğuğa yaklaştıran elbiselerden uzaklaşır, onları dolaba kapatırız.

Evlerimiz, bizi soğuktan ve sıcaktan uzak tutan yerlerdir.

Yırtıcı hayvanlardan da uzak dururuz.

Birçok aslan terbiyecisi, sonunda terbiye ettiğini zannettiği aslana yem olmuştur.

Dinine kasteden düşmandan, şeytandan, şeytanlaşmış insanlardan ne kadar uzak durursak, o kadar Allah’a yaklaştırılmış oluruz.

Allah ve toplum düşmanı bu insanların yanına yaklaşırken, doktorun bulaşıcı hastalıklarla mücadele ederken aldığı korunma tedbirlerini aldığı gibi Müslüman da o bulaşıcı mikroptan daha tehlikeli olan Allah düşmanlığı yapana, tevhit aşısı vurmak için giderken takva elbisesini giymesi gerekir.

Kur’an-ı Kerim, Müslümanların en üst derecede olanlarını “Mukarrabün/Allah’a yaklaştırılanlar” diye adlandırmış.

Allah’a kullukta öne geçenlere “Mukarrabün” denmiş.

Müslüman, Allah’ın yarattığı insanlardan kendini rab yerine koyup Allah’ın koyduğu kuralları reddedenleri “La ilahe” ile her gün inkâr mikroplarını kırıp, “İllallah” diyerek, “Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” demede öne geçenlerin “Mukarrabün”den olacağını haber verir:

“(İman, amel ve her hayırlı işte) öne geçenler, öncülerdirler.

İşte bunlar (Allah’a) yaklaştırılanlar.

Naim cennetlerindedirler.” (Vakıa süresi, ayet 56/10-12).

İnsanların yaratılışında vardır bu “yakın olma” hali.

Cennette babamız, Hazreti Adem’in genlerinde gördük biz cennetin güzelliklerini. İnsanların hepsinin güzel olanı sevmesi oradan gelir.

Bu dünyada bu genlerimizde ve ruhumuzda olan bu “yakınlık” özelliğini bir kısmımız, Firavun’a ve Firavun gibi olanlara yakın olarak israf ederiz.

Firavun, en üst derecedeki ilim adamlarını, Musa aleyhisselamla münazara ve münakaşaya davet ettiğinde, “Galip gelirsek ne vereceksin” dediklerinde, “İstediğiniz verilecek ve benim yakınım olacaksınız” diyor.

“Büyücüler Firavun’a geldiler: ‘Eğer biz galip gelirsek bize mu¬hak¬kak ödül vardır’ dediler.

(Firavun): ‘Evet. Şüphesiz siz, (bana) ya¬kınlaştırılanlardansınız’ dedi.” (A’raf süresi ayet 113-114, Şuara süresi ayet 26/41-42).

Bu dünyada en çok sevdiğiniz, onun yakını olduğunuzu zannettiğiniz veya yakınında olmak için gayret gösterdiğiniz kişiyi hatırlayın.

Mahşer yerinde, anadan doğma vaziyette, amellerinizin tartıldığı, anne, baba, evlat, akrabanın birbirinden kaçmaya başladığı o meydanda, kime  yakın olmak istersiniz? Düşün…

Ve ona göre kararınızı verin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.