Her tezkereye evet mi denmesi gerekiyor? 

Meclis’e sevk edilen iktidar tezkerelerine evet demek mecburiyeti var ise o zaman Meclis’e gerek kalır mı? O zaman her sene başında her türlü kararın alınması ya da alınmış kararların iptali için bir kişi yetkilendirilsin bu işler olsun bitsin. Hemen belirteyim ki, bırakın Meclis’in devre dışı bırakılmasını, yetkilerinin azaltılmasına bile ülke demokrasi ile yönetilecekse evet demek mümkün değil. Meclis’in yasama görevine bir takım kısıtlamalar getirirseniz o zaman sistemin adı demokrasi olmaz. Çünkü iktidar kanadının herhangi bir talebine hayır denilmesinin ihanet olarak nitelendirilmesi gibi bir alışkanlık oluştu. Böyle olunca da iktidar partisi ve ortağı bu ülkeyi seviyorlar, onlarla birlikte düşünmeyen, farklı tavır sergileyenler ise ya hain ya da terör örgütleri ile birlikte hareket etmekle suçlanıyor. Böyle olunca da Meclis’e sevk edilmiş bir tezkere konusunda muhalefetin neye evet ya da hayır diyeceğini öğrenmek için soru sorması bile ya ihanet ya da terör örgütleri ile birlikte hareket etmek şeklinde yorumlanıveriyor. Böylece mesele de kapatılmış oluyor. Kısacası, iktidar istediği yetki konusunda muhalefetin kendilerinin ve milletin bilgilendirilmesi gerektiği yaklaşımı da arada kaynayıp gidiyor. Aslında kapanmıyor da bu acele ve gizlilik nedir sorusu cevapsız kalıyor.

Irak ve Suriye tezkeresi önceki gün Meclis’te AK Parti, MHP ve İyi Parti’nin oyları ile kabul edildi. Ancak, hemen her konuda olduğu gibi başlatılan tartışmalar, özellikle tezkereye hayır diyen partilere yönelik ihanet ya da terör örgütü ile işbirliği halinde olan parti gibi suçlamalar devam edip gideceğe benziyor.

Bu noktada şimdiye kadar Meclis’e sevk edilen tezkerelerde süre bir yıl iken bu defa sürenin iki yıl uzatılmasının ve bunun yanında bir de tezkerede sözü geçen ülkemizde bulundurulmasından söz edilen yabancı askerler konusunda bilgi isteniyor, yani, “Tezkere süresi niçin 2 yıl ve yabancı askerler kim?” diye soruluyor. Bu sorulara cevap vermesi gerekenler suçlanmazken, soru soranların ihanetle suçlanması sistem konusunda yeni sorular oluşturuyor.

Sorular elbette sadece gelen tezkerenin süresinin niçin iki yıl olduğu ve yabancı askerlerin kimler olduğundan ibaret değil. Cevapsız daha pek çok soru var. Bu cevapsız kalan sorulardan bir kaçını aktarmak istiyorum:

-Suriye’ye asker gönderilmesi için ilk izin tezkeresinin çıkarıldığı 2012 yılında Suriye politikası neydi, bugünkü tezkere için yürütülen Suriye politikası nedir?

-Son tezkerede yer alan Fırat’ın doğusu vurgusuna ne oldu?

-Barış harekatının ana hedefini oluşturan; Fırat’ın doğusunda 145 kilometre uzunlukta 30 kilometre derinlikte güvenli bölgeye ne oldu?

-Milli Savunma Bakanı açıklamıştı; güvenli bölge için mutabakat sağlanmıştı. Suriyeli mülteciler bu bölgeye yerleştirilecekti. Üzerinden 2 yıl geçti güvenli bölgeye, Suriyeli mültecilerin taşınması projesine ne oldu?

-İdlib’deki terör unsurlarını ayrıştırıp temizleyebildik mi?

-M4-M5 otoyollarının güvenliği ne oldu? Askerlerimiz Rus askerleriyle birlikte devriye yapıyor mu?

-Suriye’de 33 askerimizi şehit eden Rusya’ya nasıl karşılık verildi?

-Son dönemde Suriye’de şehit edilen askerlerimizin kimler ve hangi odaklar tarafından katledildiği neden açıklanmıyor?

CHP Grup Toplantısı’nın ardından yayınlanan bildiride sıralanan sorular bunlardan da ibaret değil. Ancak, elbette her soruya açıktan cevap verilemeyebilir. İşin hassasiyeti buna engel olabilir ama bunların bazılarına verilecek cevaplar olabilir. Ancak gerek duyulmuyor. Sadece gönderilen tezkereye evet denilmesi bekleniyor. Bunu beklemek iktidarın hakkı olabilir ama muhalefetin de gelen tezkereler ile ilgili sorularının olması, bunlara cevap verilmesini beklemesinin yanlış bir tarafı olmaması gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.