Aşure çorbası gibi

Kızım Şifa, Muharrem ayında aşure pişirmiş ve Facebook’ta da şöyle yazmış: “Birbirinden alakasız bunca nebatatın bu güzel tadı vermesi gibi, Müslümanlar da ne kadar birbirinden farklı dursalar da, nerede olsalar da, bir arada güzel oluyorlar.

Hiç bir türlü dış ses ve ön yargılar, ‘Müslüman’ım’ diyene hüsn-ü zannımı değiştiremez. Hep birlikte dosta aşure gibiyiz, düşmana korkulu rüya.”

“Aferin kızıma” dedim.

Pişirdiği aşureyi yedik, çok tatlı olmuş ama bu aşure üzerinden Müslümanların ittihat ve ittifakını aşureye benzetmesi daha tatlı geldi bana.

İmanlı, bilgili, liyakatli, adaletli, cömert, vicdanlı, nezaketli, muhabbetli, mütevazi, saygılı,  merhametli Müslümanlar, futbol takımında oynayan on bir kişi gibidirler.

Her birinin görevi ayrı olmasına rağmen aynı kaleye gol atmada birlikte oldukları gibi, ayrı yerlerde koşsalar da aynı işi yapmış olurlar.

İmanlı bir Müslüman 1 adamdır.

İmanla beraber bilgi 11

İman, bilgi, liyakat 111

Adaletli 1111, cömert 11111, vicdanlı 111111, nezaketli 111111, muhabbetli 1111111, mütevazi 11111111, saygılı 111111111,  merhametli 11111111111 yani bu özelliklerle süslenmiş on bir Müslüman’ın gücü on bir insan gücü değildir çok daha fazladır.

Mekke-i Mükerreme’de Allah’ın elçisi olarak gönderilen Muhammed aleyhissalatü ve’s-selam tek başına idi. Yanına muhterem eşi Hazreti Hatice annemiz katıldı ve şimdi dünyada iki milyara ulaştı.

Şimdi bunlara bir aşçı başı gerekiyor.

Aşureye katılan buğday, nohut, fasulye, pirinçten, kuru üzüm, badem, ceviz, şeker, incir, su, her birinin sahip olduğu özellikler ayrı.

Her birinin sahip olduğu kalorisi, vitamini, potasyumu, sodyumu, karbonhidratı, lifi, şekeri birbirinden farklı on tane sebze ve bakliyatın, iyi bir aşçının, bir araya getirmesiyle meydana gelir.

Hanıma sordum, “Bu malzemelerin hepsini aynı anda tencereye koyup kaynatsak olmaz mı” dedim,

“Olmaz” dedi. “Her birinin pişme dakikası farklıdır. Nohudun bir gün önceden soğuk suya ıslatılması gerekir. Fasulyenin ise soğuk veya sıcak suya ıslatılması gerekir.”

Nohut, sıcak suya ıslatılırsa nohut savunmaya geçer, kendini kasar ve yumuşamaz. Fasulye için sıcak veya soğuk su fark etmez ancak suda yumuşar.

İnsanlarımız da öyledir.

Tek kelimeyle yumuşayan, bir cümleyle yumuşayan, bin sayfalık kitapla yumuşayanlar olur.

Zaman tenceresinde kısa zamanda veya uzun zamanda yumuşayanlar da olur.

Anne ve babasının, yaratılıştan gelen vücut yapısının, doğduğu çevrenin, ırkın, coğrafyanın, aldığı eğitimin, farklılığından dolayı karakterleri de farklıdır.

Rabbimiz buyurur:

“De ki: Herkes kendi yaratılışına/kendisini kalıba sokanına göre hareket eder. O halde Rabbiniz, kimin doğru yolda olduğunu daha iyi bilir." (İsra süresi, ayet: 17/84).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.