Yağmur gibi olunuz

Çocukluğumuzda pencereden bakarken, dışarıda yağan yağmurun çıkardığı sese biz de:

“Teknede hamur,

Bahçede çamur,

Ver Allah’ım ver

Sicim gibi yağmur” diyerek katılırdık.

Teknede hamur varsa sofralarımızın gülü var demektir.

Tarlada yağmur varsa her tarafta hayat var demektir.

Birkaç gün önce gördüğümüz ağaçların yaprakları boyunlarını bükmüş, yağmur duasına çıkmış gibiydiler.

Birkaç gündür yağan yağmurlar, yapraklara hayat verdi ve boyunlar düzeldi, secde halinden kıyama durdular.

Rabbimiz,

“Ve biz, her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ iman etmeye¬cekler mi?” (Enbiya Süresi, ayet 21/30) buyurmuş.

Gökten hayat yağıyor. Çiçeklerin yüzü gülüyor.

Kanımız, kemiklerimiz, iliklerimiz… Yağmurdan gelen mineraller hem dengeli hem de yapıcı ve güçlendirici görevi yaparlarmış.

Gökyüzünden inerken bizleri okşar gibi dokunur.

Yağmur yağarken Sevgili Peygamberimiz sırtını açar ve yağmurun doğrudan başına ve sırtına değmesini sağlarmış.

Enes bin Malik’in haber verdiğine göre Sevgili Peygamberimiz bunu yapınca sorduk neden böyle yapıyorsun?

- “Rabbim bunu yeni yarattı ve bize yepyeni olarak geliyor” diyor. (Buhari, Sahih, K. Salat’ül-istiska, Bab’üd-dua fi’l-istiska, Müslim, Sahih, K. İstiska, bab 3)

İnsanlar, dünyayı ve sularımızı kirletseler de O Rahman ve Rahim olan Rabbimiz, kirli suları, havuzlardan, göletlerden, göllerden, denizlerden buhar halinde alıp, hava imbiğinden geçirerek, güneş ışınlarıyla temizleyerek, belirli bir soğukluktan da geçirerek tertemiz halde geriye bize veriyor.

Dünyayı en fazla kirletenlerin kim olduğunu Birleşmiş Milletler raporları haber veriyor.

Onların kim olduğuna dikkat ederseniz dünyayı kâfirleştirmek için dünyada en fazla kan döken insanlar olduğunu da göreceksiniz.

Başarılı olabilirler mi, el cevap olamazlar.

Kirli sular, havalanıp yeniden tertemiz üzerimize yağdığı gibi, kâfirleştirilen ailelerin çocukları dünyaya İslam’a göre tertemiz, İslam fıtratı üzerine doğar.

Ve kâfirler kendi çocuklarının bile kapitalist, komünist veya ateist kâfir olması için yeniden başlaması, para harcaması, kan akıtması gerekecek.

Sevgili Peygamberimiz, “Benim ve Allah’ın benimle gönderdiği hidayet ve ilim, bol yağmura benzer. O sağanak yağmur, temiz bir toprağa yağar, o toprak suyu yutar ve ondan hayvanların ve insanların yiyecekleri bol çıkar.

Yine o topraklardan kurak olanları vardır. Suyu toplar, Allah, ondan insanları faydalandırır, insanlar ve hayvanlar içerler, tarlalar sulanır.

Yine bazı topraklar da vardır ki çoraktır, su da tutmaz, bitki de bitirmez.

İşte Allah’ın dinini anlayan, Allah’ın benimle gönderdiği dinden faydalanan, onu öğrenen ve öğreten, sağanak yağmurdan bitkiler bitiren toprak gibidir.

Benim kendisiyle gönderildiğim, Allah’ın hidayetini kabul etmeyen ve başını kaldırıp bakmayan kişi de çorak toprak gibidir.” (Buhari, Sahih, K. Fazlü’l-İlim, bab 21)

Bütün Müslüman babalar, anneler, ağabeyler, ablalar, öğretmenler, şefler, müdürler ve her türlü yöneticiler, yönettiğiniz insanlara her türlü davranışınız yağmur damlalarının dokunuşu gibi olsun.

Yumuşacık, gürültüsüz, mineralli, gıdalı, hayat veren, gönül açan, yol gösteren, ufuk açan… şekilde olsun.

Sevgili Peygamberimiz:

“Ümmetim yağmur gibidir”… buyurmuş. (Ebu Ya’la, Müsned, Enes bin Malik Hadisi)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.