Soruyu, cevabını vermesi gerekenler sorarsa!.. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Moskova ile yakınlaşma eleştirilerine, “Bir taraftan NATO üyesiyiz, bir taraftan da Rusya ile ilişkilerimiz var. Biz niye birinden birini seçmek zorunda kalalım?” cevabını vermiş. Bu yaklaşıma yanlış demek, ille de NATO ile Rusya’dan birini seçmek zorunda kaldığımızı, bunun da ötesinde böyle bir yaklaşımın ülkemizde genel kabul gördüğünü biliyoruz. Bu köşede zaman zaman dile getirdiğimiz hususa bir kez daha dönmemiz gerekiyor. Bilindiği gibi dünya uzun yıllar iki kutuplu haldeydi. Bir yanda ABD ve NATO, diğer yanda Sovyetler Birliği (Rusya) ve Varşova Paktı vardı. Böyle bir yapı ortaya çıkıp, her iki taraf da diğer tarafı işgalci ve saldırgan ilan edince ister istemez özellikle gelişmekte olan ülkeler kendilerini ABD ya da Rusya’yı tercih etmek zorunda hissettiler. Öylesine bir yapı oluşturuldu ki bu iki taraftan birini seçmeyen ülkeler kendilerini ortada adeta boşlukta hissetiler. Ancak, bunun küresel sömürgecilere hizmet eden bir yapı olduğu uzun yıllar sonra anlaşılabildi. Önceden bu oyunu görenler ise kendi toplumlarına bile dertlerini anlatmakta zorlandılar. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Varşova Paktı’nın lağvedilmiş olması aslında oynanan oyunun görülmesini kolaylaştırdı ama yine eski usul sürdürüldü. Çünkü ortaya yeni bir dünya düzenini öngören yeni bir çözüm konulmadı. Konulduğu andan itibaren de küresel sömürgeci güçler adeta çılgına döndüler. Yeni Dünya Düzeni’nin adı ise İslam Birliği idi. Ancak, böyle bir gelişmenin dünya üzerindeki hâkimiyetlerini sona erdireceğini gören silah tüccarları ve küresel sermaye çevreleri hemen harekete geçtiler. Sonuçlarını görmek için rahmetli Erbakan Hocamın oluşturduğu D-8’lerden söz konusu anlaşmaya imza atan ülkelerin liderlerinin kısa zaman içinde görünmez hale geldiklerini hatırlamak yetecektir. Yani, Sayın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bazı eleştirilere, “NATO ya da Rusya’yı niye seçmek zorunda kalalım?” diye sormak yerine bu zorunluluğun nereden çıktığını, pek çok ülke niçin hâlâ bir tarafı seçmeye kendilerini mecbur hissediyorlar.

Sonuç itibariyle gerçekten ülke ve yöneticiler olarak iki taraftan birini seçmek zorunda bırakılışımızdan rahatsız oluyorsak -ki olmamız gerekir- o zaman sömürgecilerin oluşturduğu bu zorunlu tercihi dayatan yapıya alternatif bir yapı oluşturmamız gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece ister NATO ya da Rusya, ister ABD ve Rusya’yı niçin seçmek zorunda kalalım diye sormanın bir anlamı olmuyor. Çünkü cevabı bu sorunun içinde. O cevabın bulunması ve soru sormak yerine sorunun cevabının verilmesi gerekiyor.

Bu sorunun cevabı net bir şekilde verilmediği ve cevap istikametinde harekete geçilmediği sürece, sömürgeci güçler ürettikleri silahları tüm dünyaya pazarlayacak, bu silahlar ülkelerde çıkan, özellikle çıkartılan iç çatışmalarda kullanılacak, adeta tüm gelişmekte olan ülkeler taraflardan birini seçmek zorunda hissedeceklerdir. Bu ise küresel sömürüyü yönetenler oturdukları yerden dünyanın tüm zenginliğini alıp götürecek, kendi insanlarına rahat yaşama imkânı sağlayacaklarken, dünyanın büyük bir bölümü gece yatağına aç girmek zorunda kalacak. Çünkü bu tercih zorunluluğunu öngören yapı sömürüyü kolaylaştırmak için oluşturulmuş durumda. Birleşmiş Milletler’in yapısını da bu açıdan değerlendirmekte yarar var. Hatta NATO denen örgüt de yeryüzünde çatışmaları önlemek için değil, ABD gibi sömürgecilerin işlerini kolaylaştırmak için oluşturulmuş durumda. Böyle olunca da ortaya cevabı verilmemiş sorular atmanın da fazla bir anlamı kalmıyor. Eğer bir soru cevabını vermek durumunda olanlarca ortaya atlıyorsa o soru cevapsız kalmaya mahkûmdur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.