Uzaktan eğitime düzülen methiyeler boş çıktı

Medyaya yansıyan haberler ve yakın çevremdeki öğrencilerin okula gidişte yaşadıkları heyecan salgın sebebiyle okullarda uzaktan eğitimin başlangıcında yapılan açıklamalar bugün hatırlandığında işin aslının açıklamalara uymadığını ortaya çıkardı. Ancak, ısrarlı bir şekilde uzun yıllar bizler de o sıralarda oturmuş olarak eğitim ve öğretimin başarılı olabilmesi için okul, öğrenci, öğretmen üçlüsünün birlikteliği ile mümkün olduğuna vurgu yapmış ancak, bir takım rakamlar açılanarak öğrencilerin uzaktan eğitime büyük oranda katıldıkları ve başarılı bir netice alındığı açıklamaları geldi. Bu açıklamalar bir süre sonra yerini sessizliğe bıraktı, daha sonrada uzaktan eğitimin öğrencileri okullardan kopardığı, toplumumuzun alışık olmadığı bir uygulama olduğu için çocukların okullarından ve derslerinden koptukları ifade edilmeye başlandı. Kısacası, başlangıçta uzaktan eğitime yönelik eleştiriler gelmeye başladı. Uzaktan eğitimin gençleri sadece kitaplarından ve okullarından koparmakla kalmayıp sanal âlemde kaybolmalarına sebep olduğu gerçeği ile karşılaştık. Okulların açılarak yüz yüze eğitimin başlaması ile çocukların sanal âlemde kaybolmaları zaman olarak azalmaya başladı. Tamamen bitti demek mümkün olmamakla birlikte şahsen çocuğumun okula gitmek için sabahın erken saatlerinde kalkarak okula hazırlandığını görüyor, uyarılarıma rağmen zil çalmadan yaklaşık 45 dakika önce okuluna varıyor. Arkadaşları ile buluşup, onlarla okul bahçesinde oyun oyuyorlar ve bu yaptıklarından mutlu oluyorlar. Bu arada öğretmenleri ile birlikte olmak ve dersleri yeniden öğretmelerinden dinlemeye başlamak da çocukları yeniden hayat ile buluşturdu. Bunu söylerken abarttığım akla gelmemeli. Gerçekten çocuklar yaklaşık iki yıllık okuldan kopuk geçen süre içinde ellerindeki telefonun onara açtığı dünyada kaybolmaya başlamışlardı. Yeniden okulları ile buluşmuş olmaları onları öğrenci kimlikleri ile buluşturdu.

Tüm bunlar uzaktan eğitimde geçen 1.5-2 yılın öğrencilerimiz açısından kayıp yıllar olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Böyle olmasaydı devam mecburiyeti olmamasına rağmen, çocuklarda salgın belirtisi görüldüğü an okula gönderilmemesi talebine rağmen çocuklar böyle bir imkânı kullanmayı genellikle düşünmüyorlar. Kısacası öğrencilerimizin okulları ile buluşmaları toplumsal hayatımızın eski çizgisine girmesine vesile oldu. Zaten böyle olmasaydı, çocuklarımızın yüzde 95’e varan bir oranla yüz yüze eğitim için okullarına koşmaları beklenemezdi. Yüz yüze eğitim başlamış olmasına rağmen salgının okul kaynaklı olarak yayılmasında da ciddi bir durumun söz konusu olmaması sevindirici.

Salgın ile mücadelede alınan tereddütlü kararlar, olayların gelişmesine göre özellikle okullarda aç-kapa sisteminin hayata geçirilmiş olması sanıyorum çocukları okullarından kopartıp sanal âleme yöneltmiş oldu. Gelinen noktada yetkililerin ısrarlı bir şekilde okulların kapatılmayacağını belirtmelerinin yanında aşılamanın daha da yaygınlaştırılması yararlı olacak görüntüsü ortaya çıkıyor. Artık, bazı çevrelerin ısrarlı bir şekilde yürüttükleri aşı karşıtı kampanyaya son vermeleri de yararlı olur diye düşünüyorum. Aşılamanın salgınla mücadelede etki oranı ne kadar bilmem ama aşısını olmuş olanlarda virüs bulaşsa bile hastalığın hafif atlatıldığı görünüyor. Buna bir de gençlerin de aşılarını olduğu eklendiğinde salgın ile mücadele daha da kolaylaşacak görünüyor. Çünkü baştan beri salgının gençlerde hafif atlatıldığı açıklamaları yapılıyor. Buna bir de aşılanmış olmak eklendiğinde sanıyorum öğrencilerimiz için okullar tehlikeli olmaktan çıkacak demektir. Elbette bunun için salgın bitmiş gibi davranmadan, gerekli tedbirlere uymak gerekiyor. İşin en önemli boyutu ise salgın ile mücadelede daha işin başında aşılamada toplumsal bağışıklığı sağlayacak boyutlara ulaşılabilmiş olunsaydı sanıyorum bu kadar kayıp vermeyebilirdik.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.