Seçim barajının yüzde 10’dan 7’ye inmesi yeterli mi?

Darbelerin ardından olağanüstü şartlarda hazırlanın anaysalar halkın oyuna sunulmuş, sonuçta gerekli oy çoğunluğu ile yürürlüğe girmiştir. Meseleye bu yönüyle bakıldığında işin demokrasiye aykırı bir yanı yokmuş gibi görünebilir. Ancak, işin özü farklı görünüyor. Çünkü darbelerin ardından partilerin faaliyetleri yasaklanmış, darbeciler dışında kalanların anayasa ile ilgili bir kampanya yürütmeleri yasak olduğu gibi bir de ortaya çıkan ister istemez siyasetten uzaklaşan toplum, mevcut darbe yönetiminden bir an evvel kurtulabilmek için önüne getirilen anayasa metnine evet demeyi tercih etmiştir. Çünkü genellikle millete sunulan anayasa taslağında sivillerin siyaset yapmalarının önünün açılması ile ilgili bir tarih belirlenmiş olmaktadır. Böyle olunca toplumda her kesim kendi siyasi düşüncesinin bir parti adı altında toplumun karşısına çıkmasını istemiş ve tüm bunlar sonucu darbecilerin hazırlattığı anayasa taslakları milletten zoraki kabul görmüştür. Kısacası kabul görmekten çok darbecilerden bir an evvel kurtulabilmek için ne istediğini değil, önüne getirileni oylamıştır.

Böyle olunca da darbe dönemlerinin hemen ardından siyasi partilerin devreye girmesi ve sivil siyasetin önünün açılması ile birlikte ilk gündeme gelen husus anayasa değişikliği olmuştur. Genellikle de toptan yeni bir anayasa yapmaktan çok değiştirilmesi aciliyet gösteren maddeler gündeme gelmiş, neticede anayasalar yamalı bohçaya dönmüştür. Denebilir ki, ülkemizde sivil siyasetçilerin yeni bir anayasa hazırlamaları ve topluma sumaları mümkün olmamıştır. Geldiğimiz noktada AK Parti ve MHP yeni bir anayasa hazırlamaya başlamış, bir bakıma darbe anayasasını rafa kaldırmanın hazırlığı içinde olduklarını söylüyorlar. Ancak, mevcut anayasaya yıllardan beri sürdürülen itirazların başında yüzde 10’luk seçim barajı gelmektedir. Yapılan açıklamaya göre yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye çekileceği açıklanmış bulunuyor. Peki, yüzde 10 halkın iradesinin Meclis’e tam olarak yansımasına engel teşkil ediyor da yüzde 7’lik baraj engel teşkil etmeyecek mi? Ne değişecek?

Bu noktada darbecilerin getirdikleri seçim barajlarındaki gerekçeleri siyasette istikrarı sağlamak olmuştur. Darbecilerin iddiasına göre barajsız ya da çok düşük barajlı bir seçim sistemi parçalı bir Meclis oluşmasına yol açıyor, bu da istikrarsızlığın sebebi oluyor. Bu tespitlerin doğru tarafları elbette vardır. Ancak, bu doğru tarafların olması seçmen iradesinin Meclis’e tam olarak yansımasının önünün kesilmesinin gerekçesi olmamalıdır. Milletin tercihi tam olarak Meclis’e yansımalı, siyasi partilerin de ortaya çıkan irade doğrultusunda ülkede istikrarsızlığa sebebiyet vermeden gerekli adımları atmaları gerekiyor. Bir başka ifadeyle uzlaşmanın yolunu aramalı ve bulmalıdırlar. Bu yapılmadığı sürece ne halkın iradesinin yüzde yüz Meclis’e yansıması ne de siyasi istikrarın sağlanması mümkün olur.

Siyasi istikrarın sağlanabilmesinin şartı ise öncelikli olarak siyasilerce farklılıklara tahammülün sindirilmesi gerekiyor. Yoksa tek doğru benim, dışımdaki tüm partiler yanlış düşünüyor, ülkesini tek seven benim, benim dışımdakiler ya terör sevici ya da hain gibi nitelendirmeler sürdürüldüğü takdirde hazırlanacak yeni anayasanın da bir işe yaramayacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Kaldı ki, seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilmesi seçmen iradesinin adil bir şekilde temsilini sağlamayacaktır. Çünkü yüzde 7 barajı da yüzde 10 gibi temsilde adaleti sağlamayacak sadece gelecek dönem için iktidar ortaklarının planlarının hayata geçirilmesine katkı verecektir. O da kesin değildir. Çünkü millet iradesinde ciddi bir değişim ortaya çıktığı takdirde o zaman da iktidar sahipleri şaşkına döneceklerdir. Bunun için gelin istikrar diyerek temsilde adaletsizliği savunmayalım. Hem temsilde adalet sağlayalım hem de farklılıklara tahammül kültürünün toplumda yerleşmesinin önünü açacak tedbirleri alalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.