Afganistan’da iç savaş bitmeyecek  

Afganistan’da düzensizliğin ve iç karışıklıkların 1970’in sonlarında başladığını çeşitli kereler hatırlattım. Özellikle de Rusların Afganistan’ı işgalinin ardından ülkede işgalcilere karşı ciddi bir direnişin başladığını, direnişçilerin farklı adlar altında hareket ediyor olmaları hedeflerini değiştirmiyordu. Çünkü ortada bir işgalci vardı ve tüm ülkeyi kontrolü altına almakta kararlıydı. Ancak, Afganistan’ın coğrafi yapısı ülkenin tüm olarak kontrol altına alınmasını, dolayısıyla işgalcilerin işlerini güçleştiriyor, verilen zayiatları artırıyordu. Çünkü Afgan direnişçiler yaklaşık 20 yıl işgale karşı ciddi bir mücadele örneği verdiler. İslam dünyasından da destek gördüler. Sonuçta Rusya Afganistan’da daha fazla direnemedi ve ülkede yaşanan ideolojik farklılaşmanın da etkisiyle çekilmek zorunda kaldılar. Böylece Afganistan’ın işgalden kurtulması, yaralarını sarmaya yönelmesi beklenirken ne yazık ki, uzun yıllar ortak direniş sergileyen gruplar arasında iktidarın oluşmasında mutabakat sağlanamadı ve iç çatışmalar devam etti.

Bu arada ABD Afganistan’da devreye girmek için harekete geçti. Oranın bir süre sonra Rusya’dan sonra kendileri için de ciddi kayıplara yol açacağını gören ABD Afganistan’a tek başına gitmek yerine NATO’yu da devreye soktu. Yaklaşık 20 yıl süren ABD’ye yönelik direniş başlatıldı. Sonunda ABD’de de çekilemeye karar verdi. Bu çekilmenin Taliban’ın zaferi mi, yoksa ABD’nin yenilgisi mi olduğunu tartışmaya gerek yok diye düşünüyorum. Artık Afgan halkı 40 yıldır devam eden bu savaşın bitmesini istiyor. Çünkü ülke her bakımdan yaşanmaz hele gelmiş durumda.

Gelinen bu noktayı Afgan halkının kurtuluşu olarak nitelendirmek için zamanın erken olduğu da görülüyor. Çünkü çekildiğini açıklayan ABD’nin Afganistan’dan tam olarak çekilmediği kesin. Bu çekilmenin 1 Eylül’e (yarına) kadar tamamlanıp tamamlanmayacağını göreceğiz. Çünkü bir yandan çekilme devam ederken, öbür yandan ABD’lilerin sivillere yönelik saldırıları devam ediyor. Bu arada Afganistan’da DEAŞ’ın devreye girdiği, gerçekleştirdiği son saldırıda 185 insanın hayatını kaybettiği biliniyor. Hayatını kaybedenlerin arasında ABD askerleri de olsa çoğunluğunu sivillerin ve çocukların oluşturduğu haberleri geliyor.

Bu saldırının hemen ardından ABD güçlerinin DEAŞ’a yönelik Kabil Havaalanı yakınlarında dronla bir operasyon gerçekleştirdiği, bomba yüklü bir aracın imha edildiği belirtilirken, Afgan medyası operasyon soncu 3 çocuğun hayatını kaybettiğini yazdı. Yani, DEAŞ saldırısından da, buna karşılık ABD askerlerinin operasyonundan da zarar gören sivil Afganlar, çocuklar ve kadınlar. Kısacası Afganistan’da her türlü ve her yönden yapılan operasyonlardan siviller zarar görüyor. Bu durum ise Afganistan’ı kendi insanlarına yaşanmaz hale getiriyor. İster Afganistan’ı Ruslar, ister Amerikalılar işgal etmiş olsun yakılan yıkılan, soyulan sömürülen Afganistan ve çile çeken Afganlar oluyor.

Sonuç olarak sömürgeciler işgal ederken de çekilirken de sivilleri katlediyorlar. Bunun için bu çileye dünyanın her köşesinde genellikle Müslümanlar hedef oluyorlar. Bu gerçeği İslam dünyasının net olarak tespit edip yeryüzünde yeni bir düzenin kurulması için ortam oluşturmak durumundalar. Aksi hale bize hep acıları tekrar tekrar yazmak ve o acıları yüreğimizde sürekli yaşamak kalıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.