“Nasılsınız?”

Toplumda gerilim gittikçe dozunu artırmakta.

Daha tahammülsüz olmaktayız birbirimize.

Öğrencinin hocasına saygısızlığı bu topraklarda, bizim kültürümüzde pek görülmezdi.

Hangi görüşten olursa olsun talebe, hocasına edepli davranırdı.

Son süreçte onu da yitirdiğimizi gördük.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci, öğrencilere “Nasılsınız?” diye sordu.

Kıyamet koptu.

Daha doğrusu o “nasılsın” sorusu bir lince dönüştü.

“Nasıl olduğumuzu soruyorsunuz, iyi değiliz, nasıl iyi olabiliriz ki? Hâlâ el sallayabiliyorsunuz. Hâlâ yüzümüze bakabiliyorsunuz. Bize nasılsınız diye soruyorsunuz utanmadan.”

Bir zamanlar rektörler bırakın “nasılsınız” diye sormayı, öğrencilerinden ölesiye nefret ederlerdi.

Kız öğrencilerin okumalarını bile engellediler.

Taliban’ın evlerine yolladığı kadınlar gibiydi o yıllarda kız öğrenciler.

12 Eylül ve 28 Şubat’ın baskı dolu artçılarında binlerce kız öğrenci, üniversitelere alınmayarak evlerine, köylerine geri dönmek zorunda bırakıldı.

Yine de o mağdur öğrenciler, rektör ya da dekanlarına saygısız bir cümle kurmadılar.

Gerilim sadece öğrencilerde değil, halkta da baskın.

Neredeyse bu ülkede “nasılsın” demek suç olacak.

Çorum’da toplantılara katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sokakta gördüğü bir vatandaşın halini hatırını sormak istedi.

Yanında çocukları da bulunan bir anneye selam vererek yaklaştı, “Nasılsınız, iyi misiniz?” dedi.

Hatırını sorduğu genç kadın, çok fevri tepki vererek çocuklarının yanına yaklaşılmasına izin vermedi.

Sorduğu soruya “Çocuğuma dokunma” cevabı ile irkilen Kılıçdaroğlu, yavaşça yanlarından ayrıldı, kadın daha sonra arkasından “Hadi yürü, yürü” diye bağırdı.

Toplumsal terbiyemize sığmayan bu tavra hepimiz şaşırdık, üzüldük.

İnsan bir siyasi görüşü sevmeyebilir.

Fakat saygısızca davranma özgürlüğü vermez bu durum kimseye.

Trafikte ayrı gerilim, yol isteyene vermeme, hakaret, iki dakika beklese kıyamet kopacak.

Doktora şiddet, kasiyere hakaret, garsona tehdit.

Ağza alınmayacak küfürleri insanlar rahatlıkla birbirlerine kullanabilmekte.

Bir başka parti genel başkanı, üstelik kadın, dahası anne olan Meral Akşener de bu gerilimin kaynar katranları ile karşılaştı.

Bu kez Akşener’in temel görüşlerini paylaşan MHP’li bir siyasi, en çirkin kelimeyi kendisine sarf edebildi; “FETÖ’nün metresi”.

Nasıl bir toplumsal gerilimin ortasındayız?

Tahammülsüzlüğümüz, sınırların çoktan aşıldığını anlatmakta.

Tehlike çanlarını haber vermekte bu gerilim.

Bir adım sonrasını düşünmek istemiyorum.

Terbiye, edep, hürmet coğrafyamızdan alıp başını gitmiş gibi.

Oysa birbirimize daha terbiyeli, daha saygılı, daha samimi olabilsek, hepimiz daha huzurlu olacağız.

Yol isteyene iki dakika sabredip yol verin, doktora, kasiyere, garsona nazik davranın; inanın o pozitif enerji muhatabınıza da, size de çok iyi gelecek, kendinizi huzurlu, mutlu bulacaksınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.