Ayrım yapmak lazımmış!

28 Şubat davası nedeniyle hapis cezalarına çarptırılan paşaların yakınları ilginç açıklamalar yapmayı sürdürüyorlar.

Hapse konulan paşaların yakınları “28 Şubat dönemi” ile “28 Şubat davası” arasından “ayrım yapılması” gerektiğini söylüyorlar.

Cezaevine konulan paşaların yakınları önce müthiş bir itirafta bulunuyorlar. Diyorlar ki:

28 Şubat dönemi mağduriyetlerin yaşandığı sorunlu bir dönem!

Evet, önce 28 Şubat döneminin mağduriyetlerin yaşandığı sorunlu bir dönem olduğunu kabul ediyorlar.

Hemen akabinde de bu dönemin faturasının hukuk kurallarının hiç edilerek birkaç kişiye çıkarıldığını iddia ediyorlar.

Bu itiraftan, 28 Şubat davasından çok daha fazla kişinin cezalandırılması gerektiği gibi bir anlam çıkarmak mümkün.

Sadece birkaç kişinin “cezalandırıldığı” iddiası ise akla ve mantığa yatkın bir iddia değil.

Birkaç kişi diye tanımlanan kişiler 28 Şubat ile hiç ilgileri olmayan kimseler mi? Değil elbette!

Cezalandırılanlar tabir caizse “suyun başındaki” isimler.

Yani altlarındaki kişileri pek çok kişinin mağdur olması için emir-komuta ile yönlendiren kişiler.

“Emir-komuta zinciri” olarak tanımlanabilecek bu durum nedeniyle faturanın sadece birkaç kişiye çıkarıldığı suçlamasını kabul etmek mümkün değil.

Madem 28 Şubat döneminin mağduriyetlerin yaşandığı sorunlu bir dönem olduğu itiraf ediliyor o zaman bu mağduriyetlere neden olanlara verilen cezalara da karşı çıkmamaları gerekmez mi?

Bugün ceza alan komuta kademesinin üst sırasındaki isimler ceza almadan sadece komuta kademesinin alt sırasındaki isimler ceza almış olsalardı böyle bir itirazın haklılık payı olabilirdi.

Ama suyun başındakiler ceza alınca hukuk kurallarının hiç edildiğini iddia etmenin mantıklı bir yaklaşım olmayacağı aşikâr!

28 Şubat’ta yaşattıkları mağduriyetler nedeniyle ceza alan paşaların yakınları bir mağduriyet yaşanmadığını söyleyebiliyor mu?

Söyleyemiyorlar. Hem mağduriyeti itiraf ediyorlar hem de bu mağduriyetlere neden olan isimlere verilen cezalara karşı çıkıyorlar.

28 Şubat dönemi ile 28 Şubat davası arasında ayrım yapılması gerektiği yolundaki görüşler de ayakları yere basmayan bir görüş olarak 

Karşımızda duruyor.      

Birbirlerinin tamamlayıcı unsuru olan konular arasında nasıl ayrım yapılması istenebiliyor anlamış değiliz!

Bir de “ayrım yapmak lazım” diyorlar, el insaf!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.