İslam dünyasının derdi Batı’yı taklitçilik oldu

ABD’nin 20 yıl sonra Afganistan’dan çekilmesi ile ülkenin tam bir belirsizliğe yuvarlanması ister istemez bazı soruları gündeme getirdi. Söz gelimi yıllar yılı Afganistan’da birlikte hareket eden bazı ülkelerdeki işbirlikçiler, “ABD bizi de yarı yolda bırakır” demeye başladılar. Derdim ABD’nin ve koalisyon ortaklarının İslam dünyasına karşı ne düşündüğü değil, İslam ülkelerinde sürekli yaşanan işgaller, sömürü ve bir takım yerli işbirlikçiler bırakarak çekilmelerinin sebep olduğu İslam dünyasının yaşadığı acılar, bizim sıkıntımız değil mi diye sorup üzerinde ciddi olarak durulmadığı için İslam dünyasının hangi köşesinde bir acı yaşansa, arkasında Hıristiyan ittifakı açık bir şekilde görülüyor olmasına rağmen o ülkenin derdine çözüm bulmak için İslam dünyasının bir hareket sergileyemiyor oluşu yatıyor.

Bu noktaya nasıl gelindiği düşünülebilse, İslam dünyasının bu dağınıklığının arkasında Haçlı ittifakının bulunduğu görülebilse, görenler ortak bir hareket oluşturabilse 40 yıldır Afganistan’da kan akmaz, bugün gelinen noktada ise Afganistan’ın geleceğinin belirlenmesi yıllardan beri bu ülkeyi işgalleri altında tutanlara bırakılmış olması da gösteriyor ki, İslam dünyasının sömürülmesi bundan sonrada devam edecek.

Afganistan’ın Rusya (Sovyetler Birliği) tarafından işgalini kendilerini demokrat, özgürlükçü ilan eden İslam dünyasındaki bazı enteller savundular. Bunu bizzat yaşadım. Bir meslektaşım ile konuyu tartışırken, “Rusya’nın Afganistan’ı işgal etmesi özgürlük anlayışınıza uygun mu?” diye sorduğumda Rusya’nın Afganistan’ı işgal etmediğini ABD emperyalizmine karşı koruduğunu söylemişti. Bir takım kimseler de uzun yıllar ABD yandaşlığını vatanseverlik olarak seslendirdiler. Hâlbuki ülkemiz sömürülüyor, emperyalistlerin çıkarları bilerek ya da bilmeyerek korunmuş oluyordu. Sadece ülkemizde değil İslam dünyasında adeta toplum ikiye ayrılmış bir taraf Rusya, diğer taraf ABD ve koalisyon ortaklarının safında yer almışlardı.

Bunun sebepleri üzerinde uzun uzun durmak mümkün olabilir. Ancak, bunda öncelikli olarak propaganda gücünün önemli rolü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü günümüzde öncelikli olarak emperyalistler kendilerini propaganda vasıtaları ile takdim ediyorlar. Kişileri düşünce olarak teslim aldıktan sonrada sömürülen ülkelerin zenginliklerine çeşitli yollardan el koyuyorlar. Bu durumun bugün de değiştiğini söylemek doğru olmaz. Belki, ülkelerin işgali öncesi uygulanan taktikler biraz değişmiş olabilir. Ama sömürenlerde ve sömürülenlerde değişen bir şey yok. Sözü İslam dünyasının tavrına getirecek olursak orada ortaya çıkan husus farklı boyutlar arz ediyor. Sömürülen ülkelerde sömürgeciler bir takım maşalar buluyor, onlara sağladıkları bir takım imkânlarla onları kullanarak ülkelerin sömürülmesini sürdürüyorlar ya da önce ülkelerde kamplaşmalar oluşturup iç karışıklıklardan bıkan insanları ruhen teslim alıyorlar, ardından da zaman zaman fiili işgaller gündeme geliyor, Afganistan’da yıllardan beri yaşanan budur. Elbette bunun yanında İslam ülkelerinin Müslüman kardeşlerine yönelik bir takım iç karışıklık ve saldırıların arkasındaki güçlere karşı yeni bir güç oluşturulması gerektiği hususunu düşünmüyor, düşünemiyor olmaları meselenin esasını oluşturuyor.

İslam dünyası ne zaman diğer kardeşlerine yönelik saldırılar karşısında sorunu tüm İslam âleminin sorunu olarak görmeye ve algılamaya başlar, sanıyorum o zaman sömürgeciler artık istedikleri gibi İslam dünyasında at koşturamayacaklardır. Dilerim İslam dünyasının bu yöndeki uyanışı çok gecikmez, İslam dünyası bir an evvel Batı’nın kültür emperyalizminden zihnini kurtarır ve taklitçilikten vazgeçer.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.