Sel, yangın, çay..

Dünyanın iklimi insan eliyle yapılan müdahaleler ve tahribatlar neticesinde değiştikçe, afetler ve aşırı tabiat olayları da giderek şiddetini artırıyor. Bizim nasibimize de önceki haftalarda sel baskınları, geçtiğimiz günlerde de güney bölgelerimizi perişan eden orman yangınları düştü.

Antalya Manavgat’ta başlayan ve bir türlü kontrol altına alınamayan, sonradan da neredeyse hemen her yerde dehşet manzaralara neden olan yangınların sebep oldukları tahribat ve zayiat kadar bu afet esnasında yaşananlar da hayli ibretlik oldu.

Yangınlara karşı personelin, gönüllülerin, vatandaşların cansiperane ve fedakarca mücadeleleri herkesin takdirini kazandı. Ancak merkezi idarenin organizasyon ve tedbir anlamındaki eksikleri ve yanlışları da gayet tabi olarak eleştirildi.

Bu eleştirilerin başlıcası, her sene yangınlarla mücadele edilmesinden ve içinde bulunulan iklim kuşağının özelliğinden hareketle her daim teyakkuzda bulunmak gerektiği halde dört başı mamur bir uçak filosunun olmamasıydı. Daha doğrusu olanların hangarda yatırılmasıydı. THK’nın uçaklarının bir yabancı futbolcuya ödenen yıllık ücret kadar bir tutarın tahsis edilmemesinden veya bulunamamasından dolayı hangarda yatırılması elbette ki eleştiri konusu oldu.

Tabi bu konu gündeme gelince iktidar medyasının kadrolu ve her konuda allame-i cihan kesilen isimlerinin, aslında yangınlarda uçak yerine helikopterlerin çok daha etkili olduğuna dair muhteşem fikir numuneleri de anında ortaya saçıldı. Siyasi iktidarın her eyleminde ve söyleminde bir keramet bulabilen bu güruh, dış ülkelerden istenen uçaklar için ise bir şey diyemedi haliyle.

Bu arada siyasi iktidar, her netameli meselede olduğu gibi bu meselede de “şu sırada siyaset yapmak doğru değil” dese ve her zamanki gibi sorumluluğu kendisi dışındaki “günah keçilerine” atsa da, yapılan ulusa sesleniş konuşmasında bile “Bay Kemal”li ifadeler, “sorumlu belediyelerdir” türünden suçlamalar, muhalefet partilerine bindirmeler de eksik olmadı yine. Siyasi iktidar yine sorumluluk almazken, bu sefer de THK, belediyeler ve muhalefete tüm günah yıkıldı bu arada.

Ormanları koruması ve yangınlarla da dört başı mamur ve eksiksiz bir teçhizat, ekipman vs ile mücadele etmesi en temel vazifesi olan bakanlık değil de, yayılan yangınların tehdit etmesinden hareketle yerleşim yerlerindeki nüfusu koruyamamakla suçlanan belediyeleri gördük mesela. Ki bundan ala siyasi polemik de olmaz herhalde. Eleştiriler ve halkın şikayetleri gelince “siyaset zamanı değil” diyenler, suçu başkasına atarken bile siyaset yaptı yine.

THK’nın kayyum başkanının “yangınla mücadele OGM’nin sorumluluğunda. Talimat gelirse uçarız. 6 tane uçak için 4 milyon dolara ihtiyaç var. İsteyen bağış yapabilir” sözleri de siyasi iktidarı yalanlayan ifadelerdir aslında. “İtibardan tasarruf olmaz” garabetiyle yazlık kışlık saraylara, makam araçları kalabalığına, özel uçak filolarına tereddütsüz akıtılan kamu kaynaklarının yerinde kullanılmamasına çarpıcı bir örnektir bu durum. Kamunun şatafatlı ve hudutsuz harcamaları için bulunan paraların, böylesi ihtiyaçlar için bulunamaması ve tabir-i caizse vatandaşın kısmetine yine IBAN düşmesi de enteresandır.

Ama belki de bu afet günlerinin en çarpıcı karesi, son dönemde adeta bir klasiğe(!) dönüşen “vatandaşa çay fırlatma”dır. Zordaki dardaki insanlara, adeta bir şeyler bahşedermişçesine ve sıradan bir AKP mitingi ertesi halet-i ruhiyesi içerisinde çay fırlatmak, en hafif tabiriyle toplumun ve ülkenin realitesinden ve duygu ikliminden kopuştur.

İktidar partisi her ne kadar, elinde ilkesiz ve gücetapan nitelikteki bir medya eliyle ve dini manevi vs tüm değerleri de kullanarak topluma zerketmeye çalışsa da, iktidarla devlet aynı şey değildir ve hiçbir siyasi parti de bu ülkenin sahibi gibi davranamaz. Siyasetçiler “vekil”dir ve “asil” olan halka da kendi maiyetindeki birtakım kimseler gibi davranması da düşünülemez bile.

Zor zamanlar daha bir incelikli ve duyarlıklı eylem ve söylemlere ihtiyaç duyar, sorumluluğu olanlar için hatasını kabul etmeyi, özür dilemeyi gerektirmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.