Sevgi ve merhamet koşusu

İçimizin yangınları çok boyutlu. Dış yangınlar içimizi kasıp kavururken iç yangınlarımız bizleri iyice çölleştirdi. Çölleşme, kuraklaşma, katılaşma insana uzak olması gereken, arzulanan bir durum. İnsan olma değerleri yitince insan acımasız ve katı, taştan daha sert bir varlığa dönüşüyor. Körleşiyor, sağırlaşıyor, insafsız ve merhametten yoksunlaşıyor.

Yangınlar arttıkça, insanın ruh dünyası daralıyor. İnsanın insana yapacağı kötülüklerin ve acımasızlıkların önü alınamıyor.

Kötülükler kötülükleri çekiyor. Felâketlerden felâketlere koşuluyor.

Daralınan zamanlarda insanın sabırlı ve temkinli olması, geleceği için daha hayırlı. Hayatın zorlukları kimi zaman insanı bunaltabilir. İnsanın kendi kendisiyle sınanacağı zamanları olur. Bunları aşmanın yolu da insanın kendisinden geçer. Kötülükler insanın içine sinince onu atması, aşması zorlaşabilir, hatta kimi zaman umutsuzluktan beklentisizlik olabilir. Ancak insan taş değil; etten, kemikten ve ruhtan oluşan bilinçli bir varlık. Allah’ın kendisine bağışı. Bunun hakkını vermek, insan olmak, onun erdemine kavuşmam insanı daha bir değerli kılar.

Düşmanlığı, nefreti, kini ortadan kaldıracak, insanı insana yaklaştıracak, yakınlaştıracak olan sevgi ve merhametidir. Bu da bir bağış. Yeter ki sabır meleğinin gölgesi altında, yanında insan yolculuğunu sürdürebilsin.

Modern dünya insanın bilgiçliği, çokbilmişliği, sınır tanımazlıktaki sorumsuzluğu kendisini kendisinden uzaklaştırıyor.

Şair bir milletiz, İslâm milletindeniz. Şiirin naifliği, inceliği, sevgi dolu bakışı merhametini daha güçlendirir. İnce ve güzel düşünüşler insanı kendi kendisini fark etmesini sağlar.

Sloganlar, bağırış ve çağırışlar, öfke ile saldırışılar zayıflığın ve sabırsızlığın göstergesi. Sevgi ve merhamet gücüyle insanın insanı kavraması olası iken, daha kolay ve basit olana yönelmesi çıkmazları çoğaltıyor.

Yeryüzünü ve insanlığı saran yangınlar var, felâketler var. Kimileri kendisini aşıyor, kaderin gereği tecelli ediyor. Kimileri ise insanın kendi elleriyle oluyor. Bunlar da kişiyi veya toplumları inançtan uzaklaştırıyor. Merhametsizlikler insanı metafiziksiz bırakıyor. Kendine göre, gücünün ve sınır tanımazlığının kurbanı oluyor. Kendi kendinin kurbanı oluyor. Metafiziksizlik maneviyat yoksunluğudur. Sadece kendini düşünenlerin yoludur. Bu Batı düşünce ve inanışının hayat tarzıdır. Kendisinin dışındakilere hayat hakkı tanımama, onları çaresizliğe itme ve bu yolla üstünlüğünü sürdürme inanıdır.

Kapitalist zihniyet insanlara hastalıklar, felaketler sunuyor, güya iyileştirmek için ilâç sanayisi ile onun da ticaretini yapıyor, sömürüyor. Bilerek ve isteyerek insanları zorluklara sürüklüyor, kendine muhtaç hâle getiriyor.

Bizim dünyamız, inanışımız peygamberler medeniyetidir. Onların yoludur, merhamet ve sevgi dolu bakışlı hayat anlayışıdır. Peygamberler insanları korumak için gelen elçilerdir, yol göstericilerdir, kötülüklerden, şerlerden insanların oluşturacağı felâketlerden sakındırıcılardır. Onların dili güzelliklerle, merhamet ve sevgi ile yüklüdür. Kendi izleklerinde ve yollarında olanlara da örnektirler.

İnsanlığın soyunu kurutmaya değil, dinlendirmeye, canlandırmaya çabalayan çilekeşlerdirler. Kendilerine feda eden üstün insanlardırlar. Peygamberlerin yaşadıkları çileler, işkenceler, zorbalıklar karşısında direnişleri de insanlık için ve insanlık adınadır.

Kimi zaman felâketler artar, insanı bunaltacak bir sabırsızlıklara itebilir. Böylesi zamanlarda öncü insanlar, peygamberlerin varisleri, merhamet ve sevgi dilleriyle öne çıkmalıdırlar. Kendilerini üstün varlıklar gören kibirlilerin, azman azgınların insanları onların tasallutundan kurtarma sorumlulukları vardır, bilinçleri gereği böyledir.

Zor koşuların insanıyız. Sevgi ve merhamet yüklü sorumlu insanların. Aşk ve sevgi diliyle varlığımızı sürdürürüz, sürdürmekle yükümlüyüz. Aşk ve sevgi ve merhamet diliyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.