Ülkenin dalaşmaya değil, çözüme ihtiyacı var  

Ülke, sadece orman yangınları sebebiyle değil, iki seneye yaklaşan süredir devam eden korona salgını sebebiyle de adeta bir ateş topuna dönmüş durumda. Bunun yanında hemen her gün işlenen cinayetlerin giderek vahşet boyutuna ulaşmış olması toplumumuzda bir sosyal bunalım, ahlâki çöküntüyü yaşadığımız anlamına gelmez mi? İtiraf edeyim ki televizyon kanallarında insan, haberleri ruhu daralmadan, başı ağrımadan izleyemiyor. Elbette insanımızın ruh sağlığının bozulmasında pek çok etki olabilir. İşin manevi boyutu olduğu gibi bunu tetikleyen ekonomik sebepler de söz konusu olabilir. Çünkü ülke olarak öyle bir noktaya geldik ki uygulanan sistem, hayatın her alanını toplumun büyük bir kesimi için her geçen gün biraz daha çekilmez hale getiriyor. Ne ölçüde ülkeyi yönetenler enflasyonu düşürmek için çaba gösteriyorlar bilinmez ama enflasyon ile başa çıkılamadığı fiyat artışlarının devam edip gitmesinden görülüyor. Bu arada özellikle çiftçimizin ürettiği ürünler elinden çok ucuza çıkıyor, ancak tüketiciye 4-5 misli fiyatla satılıyor. Yani ortada çok ciddi bir çözüm bulunamayan ekonomik çöküntü var.

Her ülkede zaman zaman çeşitli sebeplerden dolayı fiyatlarda yükselme olabilir. Bir bakıma bir ürüne toplumda talep arttığı zaman o üründe belli ölçüde fiyat artışı normal görülebilir. Ancak, kötü yönetim sebebiyle enflasyon yükseliyor, yani fiyatlar artıyor, artan fiyatlar dar ve sabit gelirlileri bunaltıyorsa, bunun da ötesinde artan fiyatlar hem üreticiyi hem de tüketiciyi eziyorsa, bu işin üzerinde ciddi olarak düşünmek, önce sorunun sebepleri tespit edilmek, ardından da tedbirlerin devreye sokulması gerekiyor. Çünkü bir ülkede üretici fiyatlarında yüzde 44,92 fiyat artışı var da, buna rağmen üretici zarar ediyor, bu sene ektiği ürünü önümüzdeki sene ekmek istemiyor, ekemiyorsa üzerinde ciddi olarak durulması gereken bir sorun ile karşı karşıyayız demektir. Bir ülkede belli bir azınlık, ülkenin her durumunda kârını artırırken, dar ve sabit gelirliler giderek bunalıma giriyorsa artık ben bu ülkenin vatandaşıyım diyen herkesin fikri ve zikri ne olursa olsun sorunun çözümü için elini taşın altına koyması gerekiyor. Özellikle de siyasiler oylarını artırabilmek için sorunları toplumdan gizlemeye çalışmak, bunu da kolaylaştırmak için toplumu ayrıştırmayı kendi adlarına kâr sayıyorlarsa bunun vebali ağır olur. Ayrıca yaşanan sıkıntı ve dengesizliklerden bir süre sonra toplumun her kesimi etkilenmeye başlar. Yani hiç kimse benim işim tıkırında, yediğim önümde yemediğim ardımda, istediğim her şeyi sahip olduğum imkan ile kolaylıkla elde ediyorum diyemez. Der de buna göre hayatını tanzim ederse bir süre sonra toplumdaki cinneti andıran katliam biçimleri, toplu katliam ve insanın aklının almadığı cinayet biçimlerinden hemen herkes payını alır. Böyle olunca ülkemizi yaşanmaz hale getirmekten herkesin kaçınması, ülkemiz  sevginin, saygının hakim olduğu, komşusunun derdini yüreğinde duyan, bunun sonucu geceleri uykusu kaçan insanlardan oluşan bir toplum oluşturmak durumundayız. Çünkü vücudumuzun bir organındaki rahatsızlık sonucu ortaya çıkan ağrı tüm bedeni etkiler, rahatsız eder. Aynı şekilde toplum da fertlerden oluşan bir bütündür. Bu bütünün bir kesimindeki rahatsızlık her tarafı etkiler. Beni etkilemiyor diyen varsa onlara söyleyecek sözüm yok. Çünkü bu tipler bana göre her toplumda bulunan parazitlerdir.

Derdim kimseyi hedef haline getirmek, rencide etmek değildir. Ancak, toplumumuzu sarmış olumsuzluklar ister istemez insanlarımızı etkiliyor. Yeni sorunlara sebep oluyor. Böyle olunca da özellikle siyasetin ayrıştırıcı dili bir kenara bırakması çözüme giden bir yol olabilir. Çünkü bu ülkenin geleceği, siyasi varlıklarını  uzatabilmek için toplumu ayrıştırarak,  düşmanlaştırılarak sağlama alınamaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.