Korona geliyorum diye bağıra bağıra arttı

Bayram tatili daha başlamadan medyaya yansıyan, "Bayramdan sonra delta esir alacak” ya da “Havada, karada bilet kalmadı”, ilave olarak, “Bayram rehaveti yeni dalga getirir” uyarılarına bir de ülkemize gelen yabancı turist sayısındaki artış karşısında meseleye sadece ekonomi açısından bakanların zil çalıp oymadıkları kaldı. Buna bir de toplumun yaklaşık 1.5 yıldır eve kapanmış olmasının oluşturduğu bunalmışlık eklenince adeta bulunduğumuz yerlerden çıkalım da ne olursa olsun moduna girildi. Böyle bir noktada bayram sonrasına yönelik dikkat çekici açıklamalar toplumun önemli bir kesiminin umurunda bile olmadı.

Kısacası uzunca süredir devam eden eve kapanmanın oluşturduğu psikolojiye bir de ekonomik bunalım eklenince salgın fazlaca dikkate alınmaz hale geldi. Bu arada özellikle bayrama 10-15 gün kala aşılanmanın önemi ve gerekliliği açıklamalarının etkisi de giderek azaldı. Buna bir de özellikle esnaf kesiminin uzunca süredir yaşadığı ekonomik bunalmışlık, kiralarını ödeyemez duruma gelmiş olmaları, bu sıkıntılara devletin yeteri kadar çare olamaması da eklenince bir bakıma bazılarında ‘ip inceldiği yerden kopsun’ kimilerinde ise bunalmışlığın oluşturduğu ruh hali biraz olsun rahat nefes almak uğruna salgının yol açacağı tehlike göze alınır hale geldi.

Bayramın sonuna doğru günlük vaka sayılarındaki artış ister istemez bayram öncesi yapılan uyarıları  hatırlattı. Ancak, görünen o ki, bayram tatilinin 9 güne çıkartılmasının oluşturduğu hava sadece gelecek turist sayısının sağlayacağı artışın turizm sektöründe oluşturacağı ekonomik rahatlamayı düşündürür oldu. Diyebiliriz ki, ekonomi  sağlığımızın önüne geçti. Dileriz vakalardaki artış kısa sürede durur ve gerilemeye başlar. Çünkü insan için can sağlığından daha değerli bir şey olmaz, olamaz. Olur diyenlere ise benim şahsen söyleyecek sözüm olmaz. Çünkü onlar için madde put haline gelmiş demektir. Böyle olmasaydı bayram öncesi günlerde ülkemize gelen turist sayısındaki artış, "Havada, karada bilet kalmadı” sevinç çığlıkları ile medyaya yansımazdı.

Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki günler salgının önünü kesmek için aşılamaya ağırlık verilecek. Bunun için insanımızın aşı olmaya ikna edilmesi söz konusu olacak. Çünkü dün itibarıyla, ülkemizde 18 yaş üzeri aşı hakkı sahip olup, bir doz bile aşı yaptırmayanların sayısı 22 milyondan fazlaymış. Zamanı geldiği halde ikinci doz aşısını yaptırmayan 5 milyon kişi varmış. İlgililer yaptıkları açıklamalarda, "Aşısızlar hem kendi hem de diğer vatandaşların sağlığından ve hayatından sorumlu. Lütfen aşı olun” diyerek aşı olmaya çağırıyorlar. Aslında ülkemiz aşı ile korona salgını vesilesiyle tanışmış değil. Uzun yıllardan beri çocuklarımız doğduğu andan itibaren çeşitli aşılar olurlar ve bu aşılar sayesinde ülkemizde pek çok salgın hastalığın önünün kesildiği biliniyor. Ancak, bu salgında nedendir bilinmez kafalarda aşıya karşı şüpheler oluştu, oluşturuldu.

Geldiğimiz noktada 24 Temmuz itibarıyla günlük vaka sayısı 12 bin 381,  iyileşenlerin sayısı ise 5 bin 383... Halbuki, 5 Temmuz’da vaka sayısı 4 bin 678, iyileşenlerin  sayısı da 4 bin 735 idi. Yani yeni hastalardan iyileşenlerin sayısı fazlaydı. Bu arada yapılan açıklamalarda aşılı olanlar hastalığa yakalansalar bile hafif atlattıkları belirtiliyor. Eve kapanmanın toplumda ciddi travmalara yol açtığı, ekonominin toplumun büyük kesimini ayakta duramaz hale getirdiği biliniyor. Ancak, öyle anlaşılıyor ki geldiğimiz noktada insanlar  sağlıkları ile ekonomik durumları arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyorlar. Buna ülkeyi yönetenlerin acil çözüm bulmaları gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.