Boş tenekeler ve milli mutabakat!

Siyaset dilinin sertleşmesinin oluşturduğu ayrışma ve kamplaşma, Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı bir konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminin aynı zamanda bir işgal operasyonu olduğunu vurgulayarak, siyasete ‘milli mutabakat ruhuyla hareket etme çağrısı genellikle gerilen siyaset dilinin yumuşayacağını düşündürürken bir gün sonra daha önce milli mutabakat çağrısında bulunduğu siyasi kadroları bu defa, "Boş teneke gibi gürültü çıkaranların ittifakı milletimizde karşılık bulmaz” diyerek gereksiz yere bayram öncesi siyaset dilinin yeniden eskiye döndüğünü akla getirdi.

Milli mutabakat ruhu ile hareket etme çağrısında bulunulan siyasi kadrolar ertesi gün boş teneke olarak nitelendirildiğinde istenen milli mutabakat ruhunu sağlamak mümkün olabilir mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milli mutabakat ruhu ile hareket etmeye davet ettiği siyasilere yönelik eleştirisi sadece boş teneke benzetmesinden de ibaret değil. İlk açıklamasının ertesi günü Erzurum’da yaptığı konuşmada, "Yalan siyaseti yaparak ülkede söyleyecek hiçbir sözü olmayanlar karşımıza çıkamaz. Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının formülü bizde" diyerek boş teneke benzetmesine kendileri dışında kalan partileri ülkede yalan siyaseti yapmakla suçlamak milli mutabakat çağrısını da ister istemez şüpheyle karşılamaya zemin hazırlıyor.

  Meseleyi deşelemek gibi bir niyetim olmamakla birlikte ülkede tüm siyasi partilerin milli meselelerde ortak bir zeminde buluşmaları zaten işin gereği ve varlık sebepleridir. Ancak, bir tarafı akla gelebilecek her türlü ithamla suçlayarak sanıyorum milli mutabakat sağlamak imkânsız olmasa da zorlaştıracaktır. Aslında ülkeyi ilgilendiren pek çok milli konuda genellikle bir mutabakat oluşmaktadır. Bu mutabakata aykırı bir tavır sergileyenler ise yalnız kalmaktadır. Yani, siyaset dilinin sadece yumuşatılması ve kucaklayıcılığının sağlanması ile genellikle siyasi partilerin ortak bir noktada buluşmaları mümkün olmuştur.  Bundan sonra da olacaktır; olması gerekir. Buna rağmen zaman zaman ortaya çıkan uzlaşmaz ve kamplaşmayı öne çeken yaklaşım ve üslup sanıyorum bir hedefe yönelik bilinçli olarak uygulamaya konuluyor. Toplum kamplaştığında bazı partilerin tabanlarında bir kemikleşme oluşmasına yol açarken, tabanlarını kemikleştirmiş olanların siyaset yapmaları kolaylaşıyor, her söyledikleri kemikleşmiş tabanlarında sorgusuz kabule yol açıyor. Bu durum sadece iktidar partisi ve partileri açısından değil, bazı muhalefet partileri için de geçerli. Ancak, bu cepheleştirme politikasından iktidar partileri sahip oldukları medya gücü sebebiyle daha fazla yararlanıyorlar. Çünkü iktidarın medya gücü karşısında muhalefetin söyledikleri ne kadar doğru olursa olsun toplumun dikkatinden kaçıyor. Ortada iktidar kanadının muhalefete yönelik ithamları kalıyor. Söz gelimi iktidar partileri istedikleri parti ile bir mutabakat sağlayabilmelerine karşılık muhalefet partileri iktidarın hoşuna gitmeyen bir ittifak oluşturduğunda hemen hain, teröristlerle işbirliği yapma iddiaları ortamı işgal ediyor. Yani, iktidar kanadı yaptığında bir milli mutabakat oluştuğu ileri sürülebilirken, muhalefet arasında ortaya çıkan böyle bir ittifak hemen taraflar hain ya da terör işbirlikçisi olarak nitelendirilebiliyor ve bu nitelendirme günlerce tekrar edilince de toplumun fazla düşünmeden söylenenleri kabul eden bir kesimi tarafından tekrarlanmaya başlıyor. Sonuçta sesi daha fazla ve yaygın çıkanların söyledikleri gündemde daha uzun süre kalıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.