Shrinkflasyon ya da çaktırmadan aldatmak

İnsanların temel derdi zaten geçinebilmekti, salgın ile beraber bu dert katlanarak artmaya devam ediyor. Derin ekonomik yoksunluklar ve yoksulluk temel ihtiyaç maddelerine ulaşmanın önünde kalıcı bir engel haline dönüştü. “Bir dokun, bin ah işit” denilebilecek cinsten bir sosyolojik ortamın tam da içindeyiz diyebiliriz. Mutfaklardaki yangın evleri iyice sarmaya başladı. Ayçiçeği yağı fiyatlarındaki önlenemez artış, gıda fiyatlarındaki yükselişi açıklayan önemli bir sembol oldu. Enflasyonun tek haneli rakamlara indirileceğine dair yüksek perdeden yapılan açıklamalar yerini, toplumu çift haneli kalıcı bir enflasyonla yaşamaya mecbur kılan bir noktaya getirdi. Bütün bunlar yaşanırken, Türkiye İstatistik Kurumunda (TÜİK) aylarla sınırlı olan, rutin hale gelen üst düzey bürokrat değişimleri kuruma olan güveni neredeyse ortadan kaldırmak üzere. Merkez Bankası (MB) başkanlarının 3 yılda 4 kez değiştirilmesi de ekonomiye güven noktasında önemli ana bir sorun olarak görülüyor artık.

Bu türden görevden almalarla ekonomi yönetiminin rakamlara müdahale etme çabasının yanında, şimdi de üreticilerin ürün paketlerine müdahalesine dönük çokça örnekler ortaya çıktı. Fiyatlardaki değişimi gizlemek adına fark ettirmeden, çaktırmadan paket gramajlarını düşürmek gibi bir yöntemle tanıştık. Bunun adına kısaca tüketiciyi kandırmak, aldatmak da diyebiliriz. Mesela şu kadar yüksek fiyatla 5 litre olarak aldığınızı zannettiğiniz ayçiçeği yağının 4,5 litrelik paket olarak satılmasını örnek olarak verebiliriz. Veya bir şampuan alıyorsunuz. Otomatiğe bağlamış gibi her markete gidişinizde gözünüz rafta aynı markayı arıyor. Zaman içinde sık şampuan aldığınızı fark edince bir de bakıyorsunuz ki fiyat daha yüksek olmasına rağmen, 850 ml olan şampuan 550 ml’e düşüvermiş. Ya da bir çikolata, gofret alıyorsunuz fiyatının aynı olduğunu zannediyorsunuz. Gramajına çok da dikkat etmiyorsunuz ama 100 gr iken boyutunun küçüldüğünü 80 gr olduğunu nice zaman sonra anlayabiliyorsunuz. Tuvalet kâğıdı alırken 3 katlı olduğunu varsayarak, her zamanki markadan alıyorsunuz. Bir de fark ediyorsunuz ki 3 katlı değil 2 katlı olmuş veya paketteki adet sayısı azalmış. İşte bütün bu gramaj oyunları ve paketlerdeki küçülmeleri tarif eden terim “shrinkflasyon” olarak açıklanıyor.

Burada suçu tamamen üreticiye atmak da haksızlık olabilir. Çünkü bu süreçte üretici ile iktidar arasında adı konulmamış bir ittifak oluşuyor. Her ne kadar yaptıkları ahlaki olmasa da maliyetlerdeki artışı fiyatlara yansıtmak istediklerinde, iktidar tarafından yapılan baskı onları böyle ahlaki olmayan yollara sevk edebiliyor. İktidar ile üreticiler arasındaki ittifakın zararını da doğrudan halk görüyor. Ancak gerçeklerin bütün engellemelere rağmen ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Her istismar veya gizleme girişimi mutlaka son tahlilde cebiyle aldığı ürünler arasındaki farkı fark eden insanlar tarafından  mutlaka anlaşılmış oluyor.

Diğer taraftan shrinkflasyon ekonomik bir terim ama aslında hayatın bütün alanlarında bu yozlaşma ve aldatmalarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Her geçen gün asgari müştereklerimizin altı oyuluyor ve temel haklarımızdan bilerek veya istemeyerek fedakarlık yapıyoruz. Demokratik bir ortamda yaşadığımızı zannederken aslında kaybettiklerimizi pek önemsemiyor gibi görünüyoruz. Mesela eğitimde her geçen gün uygulanması beklenen müfredat tamamlanmadan eğitim seneleri bitiyor, öğretilmesi gereken konular feda ediliyor. İnşaat, marangozluk, gıda üretimi gibi zanaat işlerinde kalite her geçen gün düşüyor, standartlar bakımından beklentilerin altında üretimler yapılıyor. Evimize aldığımız mobilyalar eskisi gibi dayanıklı olmuyor artık. 

Sonuç olarak hızlı ama amaçlarının içi boşaltılmış hayatlarımızı yaşarken, pahalı ama eksik ve kalitesiz ürünleri satın alarak günlerimiz geçip gidiyor. Bu süreci durduracak, hayatın anlamını yeniden idrak edecek, shrinkflasyon gibi yozlaşmaların önüne geçecek bir toplumsal bilince ulaşmaktan başka çaremiz yok. Yoksa içimize düşen kurtlar bizi yiyip bitirecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.