Köye ev yapmakla şehirler boşalmaz

Yıllar boyu köyden şehre göç  teşvik edildi. Şehir nüfusu kırsal kesime göre ne kadar fazla ise ülke kalkınmışlığı da ona göre artmış olacaktı. Buna bir de kırsal kesimde nüfus artışı şehirlere oranla daha fazla olunca ister istemez insanımızın büyük bir bölümü memleketinde sahip olduğu imkanlarla hayatlarını sürdürmekte zorluk çekmeleri, vefat eden anne babanın arkasında 5-6 çocuk bırakması eklenince köylerdeki hayat şartları giderek zorlaştı. Bir bakıma tarım arazileri de çok geçmeden miras yoluyla taksim sebebiyle her çocuğa düşen birkaç dönüm tarla onları ve çocuklarını doyurmaya yetmedi ve her evden çocukların bir kaçı köylerini terk ederek şehirlere yerleştiler. Köy şartlarında çalışma ve hayatını devam ettirme mücadelesi de şehre göre ağır gelmeye başladı.

Bir akrabamızın iki kız, 3 oğlan beş çocukları vardı. Çocuklarla aynı yaşlardaydık. Benim çocukluk yıllarımda imkanları yerinde insanlardı. Ancak, öyle yüzlerce dönüm tarlaları yoktu. Birlikte çalıştıkları için durumları iyiydi. Sadece tarımla değil aynı zamanda hayvancılıkla da uğraşıyorlardı. Çocuklardan biri sabah erkenden koyun sürüsü ile birlikte dağlara gidiyor, hayvanları doyurduktan sonra akşam eve dönüyordu. Yani aile gündüz tarlada ve sürünün peşinde akşam olunca evde birleşiyordu. Yazın ise yaylaya çıkılıyor, hayvanların bakımı yaylada gerçekleşiyordu. Sözün özü 7 kişilik aile kimseye muhtaç olmadan hayatlarını sürdürüyordu. Ancak, çocuklar büyüyüp evlenmeye, bir de çocukları olmaya başladığında önce oturdukları ev yetersiz olmaya başladı. Büyüyen çocuklar sürünün peşinde koşmaktan yorulmaya başladılar. Böyle olunca da önce oğlanlardan iki numara ilçeye göç etti, burada mobilyacılık yapmaya başladı. Bir süre sonra da üç numara delikanlı Ankara’ya göç etti ve bir bankada işe girdi. Sonuç olarak iki çocuğun köyleri ile yolları ayrıldı.

Aradan geçen 60 sene zarfında köyler iyice boşaldı, sadece yaşlılar kaldı. Bu arada büyük şehirlere göç edip emekli olanlar da köye geri dönmedi. Sadece anne babaları köyde kaldılar. Eğer onlar da bayramdan bayrama ziyaret edilirse yaşlılar için büyük mutluluk kabul edildi. Kısacası, köyler boşaldı. Köylerin boşalması ister istemez her geçen sene şehirleri kalabalıklaştırdı, şehir içinde işe gidip gelmek bile saatler almaya, bu da insanları yormaya başladı. Sonuçta köy özlemi gelişti. Ancak, bu defa da yıllarını şehirde geçirmiş insanlar için köyde yaşamak da güç gelmeye başladı.

Sonuç olarak şimdilerde şehirlerdeki yığılmayı engellemek, şehirleri yaşanması zor yerler olmaktan çıkarmak için bir takım söylemler geliştirilmeye başlandı. Fiili olarak bu özleme çare, şehirlerin dışında köylerin giriş ve çıkışlarına yakın yerlerde hobi  bahçeleri oluşturmakla bulunmaya çalışıldı. Ancak bunun da tarımsal arazileri yok ettiği ileri sürülerek önlenmesi yönünde bir takım adımlar atıldı. Geçmişte köyden şehre göçün özendirilmesi, şimdilerde de şehirden köye göçün teşvik edilmesi hep ayaküstü alınan kararlara bağlı kaldı. Meseleye köklü çözüm sunan plan ve program dahilinde bakılmadı. Şimdilerde imar yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile ‘Köye ev yapana kolaylık’ sağlanacakmış. Kolaylık sağlanacak ama köye ev yapanlara maddi destek verilecek değil. Yayınlanan yeni yönetmelikte tarımsal amaçlı yapıların kapsamına ‘bağ evi’ de dahil edilerek ruhsat zorunluluğu kalkmış. Köyde ev yapabilmek için köyde ikamet ediyor olma zorunluluğu da kaldırılmış. Böylece köylerde ev yapmak kolaylaşacak ve insanlar ömürlerinin son günlerini köylerinde geçireceklermiş.

Hemen belirteyim ki, şehirlerden kırsal kesime göç etmek öyle bir imar yönetmeliği değiştirmekle olacak iş değil. İnsanların köye dönmeleri için şehirlerdeki eğitim, sağlık gibi ihtiyaçlarını oturdukları yerde karşılayabilmesi gerekiyor. Bunun ötesinde mümkün olduğunca köyler ile şehirler arasında toplu taşıma araçları ile ulaşım sağlanması, böylece köyünde oturup şehirde çalışanların işlerine gidip gelebilmeleri sağlanmalı. Yoksa mesele masa başında görüldüğünden çok daha farklı boyutlara sahip.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.