15 Temmuz şehit yakınları ile röportaj

15 Temmuz geldiğinde konuşmalar, nutuklar, bol övgüler.

Lakin şehitler nasıl insanlardı,

Aileleri toplumda nasıl bilinirdi.

Halkın bunları öğrenmeye hakkı bulunmakta lakin hiç alakasız konuşmalarla asıl konu olan şehitler ve ailelerinden uzak geçmekte anma toplantıları.

Bozok Üniversitesinden araştırma görevlisi R.İ. Gün, Yozgat’ta yaşayan sekiz şehit ailesinden yedisine ulaşmış, onlarla röportaj yapmış ve üniversite bülteninde yayınlamış.

Oradan okuduğumda pek çok somut bilgiye ulaştım.

Şehitler ve aileleri öncelikle yoksul kişiler.

İkincisi maneviyatları çok kuvvetli. Hem şehit olan gençlerin hem de ailelerinin sağlam bir imanları bulunmakta.

Bunca yıldır evlat hasretine, yaşadıkları mağduriyete karşın pişman değiller, evlatlarıyla gurur duymaktalar.

Zaman zaman gözyaşlarına boğularak okuduğum röportajda, H.B.Y. inşaatlarda çalışan, köyde yaşayan bir baba. Bir oğlu şehit, diğeri gazi olmuş. Z.K. da şehit annesi oda çiftçilikle uğraşmakta, köyde yaşamaktadır.  E.G. şehit eşi, daha otuz yaşındadır, iki evladının babasını kaybettiğinde. Ü.Y. şehit evladı da dâhil dört evladını da hafız yetiştirmiş bir baba. F.A emekli şehit babası, F.P. şehit babası. Ç.İ. şehit oğlu, babasını kaybetmiş.

Akademisyen R.İ. Gün, şehitlerin yakınlarını tanıtmış sonra yeni yetişen gençliğe çok önemli bir örnek oluşturmak için şehitlerin hayatlarından kesitler aktarmalarını istemiş ailelerden. Öyle ya o kutlu nesil nasıl yaşadılar, hayatlarında hangi değerlere önem verdiler, çevrelerinde nasıl tanınmaktaydılar.

H.B.Y., Beytullah'ım, baba yiğitti. Hep iyilik yapardı. İnşaatta çalışırdık. 2 çocuğumu okuttu Beytullah, biri askeriyede kapıcı, diğeri din kültürü öğretmeni oldu. 32 yaşında evlenebildi ancak, 2-3 aylık çocuğunu bırakıp şehit oldu.

E.G. eşim, tahsiline dini eğitimle birlikte devam etti.  Elektrik bölümü teknisyeni olarak mezun oldu. Çocukken de sessiz sakin, efendi bir çocuktu. Biz aynı sitede oturduğumuz için biliyorum, çocukluk arkadaşımdı. Her yardım isteyene koşardı.

Ü.Y. oğlum, İbrahim çok ahlaklıydı. Gözü karaydı. Cihat şuuruyla yetişmişti.  İstanbul’da medrese eğitimi aldı, kurra hafızlık yaptı. Dışarıdan da okulu bitirerek imamlığı kazandı Erzurum’da. Köylü bir kadın yanarken kimse girememiş İbrahim kurtarmış, köylüler hayran kalmışlar.

F.A. çocuğum, insan severdi. Çok iyi niyetliydi, gözü karaydı, sabırlıydı.

F.P. temizdi, güzel çocuktu, sevilen bir insandı. Bir ekmeği varsa, bölüşürdü. Öldüğü zaman yanında ağlayan çocuklar vardı, çırakları. Onları görünce oğlumu daha iyi tanıdım. Patron ölünce üzülen işçi görmedim. Demek ki benim çocuğum iyiymiş ki, gözyaşı döküyorlardı.

Ç.İ. babam, herkesin yardımına koşardı, durumu olsa da olmasa da. Kendisinin önemli bir işi varsa bile başkasının işi varsa hemen kendi işini bırakır, diğerinin işini yapardı. Ailesine bağlıydı. Girişken, sevilen bir insandı.

R.İ. Gün, ailelere olayın yaşandığı gün, şehitlerin hangi ruh hali içinde olduklarını, vatan için millet için nasıl kendilerini feda edip ölüme gidebildiklerini, arkalarında can sevdiklerini bırakıp nasıl şehadet için yaşamlarını takas edebildiklerini de sormuş…

H.B.Y. Genelkurmayda helikopterler sürekli bomba atıyormuş. Beytullah'ın üzerinde patlamış, 28 şarapnel parçası da gazi olan oğlum Şakir’den çıktı. Şehidi torbaya koyup hastaneye götürmüşler. Eniştesinin de bacağı koptu, gazi oldu. 1 şehit 2 gazi verdik bu vatana. Ankara’ya gittik, kimse yardımcı olmuyor, ölüler kokmuş. Kimisinin bacağı, ayağı var hep dağılmış. Hatta benim oğlanın sadece kafasını gösterdiler vücudu kopmuş.Yozgat’a şehitliğe getirdik. Akşama kadar da 500 metre şap atmış, çalışmış. Üstünde inşaat elbisesiyle şehit oldu.

Z.K.  boy abdesti almış, eşi yalvarmış ama dinlememiş. Kapıdan çıkarken de, “Çocuklarım sana emanet, ya gazi ya şehit olurum” diyerek gitmiş.

E.G. duramıyorum gidicem, dedi. Hayır dedim , “Sen ben gitmeyecek, kim gidecek. Vatanım, çocuklarım için mücadele edeceğim” dedi. Abdestini aldı. Atılan bombadan şarapnel parçası ile şehit oluyor. Hastaneye gittiğimde sarıldım ona, ağlayamadım, canı acımasın dedim. Feryat etmedim. Biz biliyoruz Allah’tan geldik Allah’a gideceğiz.

Ü.Y. İbrahim çok telaşlıydı. Abdest aldı, arkadaşıyla beraber Saraçhane’ye Büyükşehir Belediyesine gidiyor. Hastanenin kapısı kan gölü olmuş, merdivenlerden bile ayaklarımıza doldu. Giriş katta İbrahim’in kanlarının yere döküldüğünü gördüm, ona sarıldığımda kanları akıyordu sıcaktı daha. Hastanenin camları yere yıkılıyordu, adeta bir savaş oluyordu. İbrahim’i 14 arkadaşıyla birlikte Edirnekapı’ya götürdük. Gurur duyuyoruz onunla. Dini vatanı namusu için yaşar insan başka dünyaya niye gelir ki.

F.A. arkadaşıyla gitmişler. Şarapnel kalp, göğüs tarafına gelmiş ciğerleri parçalanmış. Acısı dinmiyor bilakis artıyor. Evlat acısı çok zor, Allah kimseye vermesin... Oğlumun ismi Suat, şehidimizin ismini bir yerlere yazdırabilir miyiz? Bulvar, alt geçit, üst geçit, durak olabilir, bir yere yazdırabiliriz inşallah.

F.P. abdest aldı, arkadaşını aradı arabayı alıp gelmesi için. Havaalanına gidememişler yolda bırakmışlar arabayı, belediye otobüsüne binip Kızılay’a gelmişler. Oradan da karargâhın önüne gelmişler, işte orada olmuş ne olmuşsa.

Ç.İ telefonda, baba geri dön dedim, bu saatten sonra geri dönülmez dedi. Genelkurmayın içine giriyorlar o arada keskin nişancı şehit ediyor babamı. Ankara’ya geldim, hastaneye koştum, çatışmalar devam ediyordu.

Hastanede oturdum kaldırıma ağladım, ağladım. Ne yapacağım sudan çıkmış balığa döndüm, ben şehit oğluyum diye ayağa kalktım. Bu ülkenin gidişatını değiştirenlerden biri de benim babamdı.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.