Darbe girişiminin asli faili ABD ile Afganistan’ı korumak

Bugün ülkemizde bir daha yaşanmasını istemediğimiz darbe girişiminin yıldönümü. Öyle bir darbe girişimi idi ki bunca yıllık ömrümde sıkça yaşadığım darbe  ve darbe girişimlerine hiç benzemiyordu. Genellikle gece yarısından sonra başlayan darbe operasyonları bu defa insanlar daha evlerine çekilmeden darbe ile ilgili görüntüler televizyon ekranlarına düşmeye başlamıştı. Bir bakıma milletin gözünün içine baka baka bir takım insanlar darbe için yollara düşmüştü. Buna karşılık toplumda önemli bir kesimde darbeye karşı olarak ortaya çıkmış, sonuçta darbeciler ile darbe karşıtı sivil halk karşı karşıya gelmişti. Bunun pek örneği yoktu.

O gecenin bundan önce yaşadığım darbelere hiç  benzemeyen bir başka özelliği daha  vardı. İki oğlum gündüzden yapılan bir çağrıya uyarak akşam üzeri bir öğrenci evinin boşaltılmasında görev almak için evden ayrılarak Emek Mahallesi'ne gitmişlerdi. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi insanlar daha tam olarak evlerine dönmemiş, dönenler de yemeklerini bile yememişlerken darbe sesleri gelmeye başlamıştı. Öyle olunca da çocuklarıma bulundukları yerden ayrılmamalarını, duruma göre hareket etmelerini söylemiştim. Onlar da sabaha kadar bulundukları evde kalmış, sabah ezanına doğru da yanlarında bir ağabeyleri ile Balgat’ta gazetenin Ankara bürosuna geçmişler, ben de Sincan  Yenikent’ten yola çıkmıştım. Çocukları alıp eve getirmek niyetindeydim. Bu bakımdan diyebilirim ki darbe girişimini gerek girişimcilerin eylemlerini, gerek halkın karşı tepkisini yakından takip etme imkanım olmuştu. Halbuki, daha önceki darbeleri genellikle olup bittikten sonra sabah duyardık.

İlk yaşadığım 27 Mayıs 1960 darbesiydi. O sıralarda Tarım Bakanlığında çalışıyor, akşamları da Atatürk Lisesinde okuyordum. Darbeden filan haberim yok. işe gitmek için otobüs durağına giderken, yolun kenarındaki bir binanın üçüncü kat balkonundan bir hanım seslenerek, "Evladım nereye gidiyorsun?" diye sordu. Ben de işe gittiğimi söyleyince,  ‘Evladım darbe oldu. Sokağa çıkma yasağı var. Evine dön’ uyarısında bulundu. Biz de eve döndük ve öğle saatlerinde sokağa çıkma yasağı kalkınca işime gitmiştim.

12 Eylül 1980 darbesinin olduğu gece sat 23.00’a kadar Mecliste idik. Bir hareketliliğin olduğu  kulaktan kulağa yayılıyordu ama darbeden gece saat 03.00 sıralarında bir gazeteci arkadaşımın telefonu ile haberdar oldum. Bunları anlatmaktan maksadım 15 Temmuz darbe girişimi diğerlerinden farklıydı. Ülkemizde ne zaman bir darbe ve darbe girişimi olmuş ise hareketin arkasında ABD’nin olduğu çok geçmeden ortaya çıkardı. Bu son darbe girişiminin de arkasında ABD vardı. Hem de FETÖ ile birlikte darbenin asli faili ABD idi. Bu nitelendirme o günlerde Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ’a ait. Bunun ötesinde 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında ABD’nin bulunduğu o kadar açık ki,  bunun için özel bir bilgiye gerek yok. Sadece darbenin elebaşılarının hâlâ ABD’de korunuyor ve kollanıyor, bir sarayda yaşıyor olmaları olayı açıkça ortaya koyuyor.

ABD’nin çıkarı uğruna sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok köşesinde bir takım maşalar  vasıtasıyla darbeler gerçekleştirdiği de artık kimsenin meçhulü değil. Buna rağmen Afganistan’dan çekilme kararı alan ABD’nin Kabil Havaalanı'nın korunmasını Türkiye’ye devretme adımları ve bu husustaki görüşmelerin devam ediyor olması ister istemez  bizim böyle bir darbeci ile niçin ortak hareket ettiğimiz sorusunu akla getiriyor. Çünkü Afgan halkı bizim kardeşimiz ve dostumuz, dostumuzun bize ihtiyacı varsa doğrudan temasa geçerek görüşmeleri yapabiliriz. Çünkü Afganistan’daki konumumuzu ABD ile yapılan temaslarda belirlemeye çalışıyoruz. Hatta bu temaslarla Afganistan’da görevimizin çerçevesi çizilmiş. Milli Savunma Bakanı böyle söylüyor. Buna karşılık Afganistan’da kontrolü altındaki bölgeleri her geçen gün artıran Taliban ise ABD ile birlikte hareket etmeyin, aksi halde işgalci sayarız şeklinde açıklama yapıyor. Elbette Taliban’ın açıklamasından çekinecek değiliz ama dost ve kardeş Afgan halkı ile dostluğumuz zedelenecek ise  bu da bir darbeci ABD ile ilişkimizden ileri geliyorsa 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde olayların yeniden değerlendirilmesinde yarar var sanıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.