Müebbet hapis cezası alanlara

Kur’an-i Kerim'de, hadis-i şeriflerde, mezhep imamlarının fıkıh kitaplarında, “Şu suçun cezası bu kadar hapis yatmaktır” diye bir tek madde yoktur.

Durun, acele etmeyin. “Olur mu böyle şey” demeyin.

Ülkemizde Hanefi ve Şafii kardeşlerimiz, en güvendikleri hocalarına sorsunlar ve bir tek madde göstersinler ki o maddede belirli bir suçun cezası bir yıl, on yıl, müebbettir diye yazsın.

Yok böyle bir şey.

İslam, milletini suçtan alıkoymak için zora baş vurmamıştır.

Eğitime ağırlık vererek, milletini suç işlemeyen bir toplum haline getirmiştir.

Sevgili Peygamberimizin on üç yıllık Mekke hayatında inen ayetlerin hepsi insanın İslam’ca yaşamasına yöneliktir.

On yıllık Medine hayatında inmeye başlamıştır ceza ayetleri ve onların arasında yine hapis yoktur.

Kur’an-i Kerim'de “hapis” kelimesi vardır ama firavunun Musa Aleyhisselam'ı tehdidinde vardır.

Musa Aleyhisselam, bütün insanları yaratanın yönetimine davet ederken firavun da “En büyük Rabbiniz/Kanun koyanınız benim” diyordu. (Naziat Süresi, Ayet 79/24)

Musa Aleyhisselam da doğuları ve batıları yaratandır bizim Rabbimiz” deyince firavun:

“(Firavun) dedi ki: "Eğer benden başka ilah edinirsen, muhakkak seni hapse atılanlardan kılacağım." (Şuara Süresi, Ayet 26/29) diye tehdit etti.

Yine Mısır’da Yusuf Aleyhisselam'ın hapsedilmesinden haber verir Kur’an. (Bakınız Yusuf Süresi)

Peygamberimizin hapis uygulaması yoktur.

Buhari’de Sevgili Peygamberimizin, Sümame bin Üsale isimli bir kabile şefini, Medine mescidinde üç gün direğe bağlı olarak tuttuktan sonra serbest bırakması ve o şefin serbest kaldıktan sonra geri gelip Müslüman olması vardır.

Hazreti Ömer’in Mekke’de, Hazreti Ali’nin Kufe’de yaptırdığı hapishane, tutuklular için olduğunu söylerler.

İmkanı olduğu halde borcunu ödemeyenlerin, ödeyinceye kadar hapsedilmesi vardır fıkıh kitaplarımızda.

Ama borcunu ödemeye gücü olmayanlar hapsedilemezler.

Sahabe döneminde, Hazreti Ömer ve Hazreti Ali  döneminde eğer bir tek adam, suçundan dolayı, hakim kararıyla  şu kadar hapis yattığına dair bir tek haber olsaydı bütün mezheplerin fıkıh kitaplarına kaynak olurdu.

İslami bir devlette adil yönetime karşı silahla başkaldıran guruba verilen cezaların en hafifi olan “Nefy/Sürgün” cezasını “Hapis” olarak mana verenler de olmuş ama fakihlerimiz, bu yorum üzerine hüküm vermemişler. Sürgün cezasıdır” demişler.

Hapis demek umutları öldürmek demektir.

İnsan ilişkilerinden mahrumiyet demektir.

Eşini evliyken dul, ve çocuklarını sağken babasız, anne ve  babasını evlatsız bırakıp  hayatlarını karartmak demektir.

İnsan haklarından olan özgürlüğün kaldırılması demektir.

Dışarı çıkma umudu olmayanın ıslahı da zorlaşır.

Islah evleri ifsat evine dönüşebilir.

Adam, karısına laf atanı dövmüş hapse girmiş.

O hapiste iken hanımının bir başka adamla ilişkisini duymuş, çıkınca o adamı ve hanımını öldürmüş.

Yani hapis ıslah evi değil ifsat evi olmuş.

Müebbet hapis cezası alan generaller, Türkiye’de Batı kriterlerinin işlemesini istiyordunuz ya, buyurun işte size Batı kriterleri.

Size verilen bu ceza, İslam’a göre değildir.

Cezanıza üzüldüğüm için yazdım.

Yaptığımız kötülüklere  ve yapamadığımız iyiliklerimize tevbe edelim.

Rabbimizin rahmet kapısı devamlı açıktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.