Toplumun çoğunluğu yoksul mu?

Her ay yapılan açlık ve yoksulluk sınırını belirleyen araştırmaları oldum olası şaşkınlıkla izliyorum. Çünkü ülkemiz gerçekleriyle bağdaşmadığını düşünüyorum. Elbette her araştırmanın kendine göre bir takım ölçüleri vardır, olması gerekir. Yani özellikle sendikalar tarafından yapılan bu araştırmalar laf olsun diye yapılıyor olamaz. Bazı verilere dayandırılarak yapılmaktadır. Aksi halde bir güvenilirliği kalmayacağı gibi, toplumu kandırmak ve yanlış yönlendirmekten öte bir anlam ifade etmez. Hemen belirteyim ki, her yapılan ve açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını belirleyen söz konusu araştırmalar eğer gerçeği yansıtmıyor ise rakamların gerçeğinin ilgilerce ilan edilmesi gerekir. Aksi açıklanmadığına göre aşağı yukarı ilan edilen rakamlar gerçeğe yakın demektir.

En son açıklanan Haziran ayı rakamlarına dayanan Türk-İş araştırmasına göre yoksulluk sınırı 9 bin 332 liraya çıkmış, Açlık sınırı ise 2 bin 864, 82 TL olarak belirlenmiş. Bir bakıma uygulanmakta olan asgari ücret rakamı açlık sınırı rakamı ile başa baş gidiyor. Derdim rakamların önünü arkasını incelemek değil. Sadece ilan edilen rakamların ne ifade ettiği üzerinde durmak. Türk-İş tarafından Haziran ayı için belirlenen yoksulluk sınırı 9 bin 332 lira olduğuna göre ve kimseden de bir itiraz gelmediği düşünülerek kendi kendime bu toplumun yüzde kaçının yoksulluk sınırı üzerinde bir gelire sahip olduğu üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Araştırmalar genellikle 4 kişilik bir aile esas alınarak yapılıyor ve belirlenen rakamlar buna göre ilan ediliyor. Böyle olunca söz gelimi kamuda çalışanların aylık gelirleri düşünülerek bir hesap yapıldığında kamu çalışanlarının yüzde kaçının yoksulluk sınırı üzerinde olduğunun özellikle yönetim kadroları tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Bu incelemenin sonucu ille de topluma açıklansın diyor değilim. Sadece her ay açıklanan rakamların ortaya koyduğu gerçeğin herkes tarafından bilinmesi ve buna göre gerekli tedbirlerin alınmaya çalışılması gerekmez mi?

Türk-İş tarafından açıklanan ve açlık sınırını gösteren rakam 2 bin 864 TL olarak belirlenmiş. Bu rakamın dört kişilik bir aile için belirlendiği de ölçü olarak alındığına göre söz konusu rakamın bırakın dört kişilik bir ailenin gıda harcamalarını karşılamasın yeni işe girmiş ve asgari ücret alan bir gencin bile ailesinin desteğine ihtiyaç duyduğu, anne-babadan destek görmeden ay sonunu getiremediği düşünüldüğünde bu işin üzerinde ciddiyetle durulması ve sadece bir takım rakamların kamuoyu ile paylaşılmasından ibaret kalmaması gerekiyor.

Açıklanan rakamlar ile uygulanmakta olan asgari ücret gösteriyor ki,  gençler niçin 30-35 yaşına kadar evlenmiyorlar sorusunun cevabı da açıklanan ev uygulanmakta olan ücret politikalarında gizli. Kadı ki okulunu bitiren gençlerin büyük bir bölümünün iş bile bulamadığı,  asgari ücretle bir iş bulmuşlarsa şanslı sayıldıkları bir ortamda özellikle gençlerin giderek kötümserliğe yuvarlandıklarını görmek durumundayız. Yapılan bir takım araştırmalarda gençlerin çoğunluğunun iş bulduklar takdirde başka ülkelere gitmek istediklerini söylemeleri de sanıyorum ekonomide yaşanan dar boğazın bir göstergesi olsa gerek.

Bu bakımdan toplumda sorumluluk üstlenenlerin sorunların üzerini bir takım kamplaşmaya yönelik söylemlerle kapatmaya çalışmaları sorunları yok etmiyor. Belki bir süre toplumun görmesi engelleniyor ama geçen süre sorunları zamanla daha da artırıyor. Bu bakımdan her ay açıklanan açlık ve yoksul sınırı rakamlarının ya ciddiye alınması ve ona göre gerekli adımların atılması ya da bu rakamların her ay açıklanmaması gerekiyor. Çünkü yoksulluk sınırının 9 bin lirayı geçtiği bir ortamda toplumun çoğunluğu aylık bu rakamın yarısı bir gelire sahip değillerse söz konusu rakamların açıklanması topluma hizmet etmekten çok moral bozukluğuna yol açar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.