İman, emniyet ve NATO

İman, emniyet, emanet kelimeleri aynı kökten gelirler.

Dünyanın en güçlü askeri teşkilatı kabul edilen NATO toplantısı salonunda, bir defa Allah’ın adı geçmedi.

Hâlbuki otuz tane en seçkin insan kabul edilen bu başkanların oradaki oturumları esnasında onların kalbini, kalıbını, canını, tenini, dilini, gözünü kulağını çalıştıran O idi.

Otuzunun da en güçlü NATO’nun en seçkin insanları, dünyada görülmedik bir emniyet/güvenlik tedbirleriyle korunurlarken hepsinin ağzında birer maske vardı ve birbirinden mesafeli duruyorlardı.

Korktukları koronavirüse ( Kovid-19) karşı NATO’nun yapabileceği bir şey yoktu.

1969’dan bu güne kadar fiilen savaştıkları yerler hep halkı Müslüman ülkeler.

Bosna-Hersek’te NATO, saldırgan Sırplara güvenlik sağlamak ve Müslüman direnişini kırmak.

Böyle olduğunu NATO korumasında olan Müslümanların yaşadığı şehirlerde askerlerin kılını kıpırdatmaması ve toplu katliam yapılması ispat etti.

Kosova’da Arnavut köyüne saldırı.

Afganistan’da Rusya’dan fazla NATO askerleri tarafından Müslüman öldürülmüştür.

Amerika’nın emriyle Irak savaşında ölenlerin hepsi Müslüman.

Libya’da ölenlerin de hepsi Müslüman.

Aden Körfezi çıkartmasında ölenlerin hepsi Somalili Müslümanlar.

“Ama Aden körfezindekiler korsandııı!”

Onlar körfezde korsanlık yapıyorlarsa, Amerika da bütün denizlerde korsanlık yapıyor.

NATO üyesi Türkiye’den parasını aldığı, F-35’lerden beş tanesini Amerika’da teslim ettiği, Türk pilotlarını da eğittiği halde  uçakları gasp etti, haydutluk yaptı. Dünyadaki bütün korsanların bir yılda çaldıklarından fazlasını bir imza ile Türkiye’den çaldı.

NATO’dan ses yok.

NATO’dan ses geldi: NATO Genel Sekreteri W. Cleas 1995 yılında, “Komünizmin çöküşünden sonra yeni düşman İslâm’dır” demişti.

Bir yerde iman yoksa emniyet/güvenlik de yoktur.

Her cadde, meydan,  sokak, resmi ve şahsi evlerde kamera olmasına rağmen, teknolojinin nelere gücü yettiğini göstermek için dünyadaki her evi gözlüyoruz havasında filmler yapan ABD ülkesinde her yıl 20 bin civarında insan, ateşli silahlarla öldürülüyormuş.

Beyazların sayısı zencilere oranla daha fazla olmasına rağmen zenci ölümleri beyazlardan fazla imiş.

Yani çok çok eğitimli beyazlar tarafından işleniyor bu cinayetler.

Ama hiçbir zaman “eğitimli katil yetiştiriyor” diyen olmadı.

Hoca efendinin biri suç yumağı haline gelmiş birini çözer ve onu imanın emniyeti içine alır.

İki sene sonra bir ilçeye konferans için hocayla beraber gittiklerinde o suç yumağı adam, “Hocam, sen burada sohbet ederken ben emniyete kadar bir gideyim ve onlara bir şeyi ispat edeyim” der ve emniyete varınca, müdür beye nüfus cüzdanını verir ve “Geçmişime bir bak” der.

Müdür bey onun geçmişine bakar ve “Ooooo, işlemediğin suç kalmamış” deyince, “Dikkat et, iki yıldır tek suç işlemedim. On beş yıldır, karakol, mahkeme, ceza evi beni suç işlemekten alıkoyamadı ama bir tek hoca, bana İslam’a göre yaşamayı öğretti ve ben iki yıldır suç işlemiyorum” der.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.