NATO zirvesi neden bu kadar önemseniyor?

Türkiye yarın yapılacak olan NATO Zirvesi’ne kilitlenmiş durumda. Piyasalar dâhil herkes verilen mesajlara göre tahminlerde bulunmaya çalışıyor. Ocak ayında göreve başlayan Amerika Birleşik Devletleri’nin ( ABD) yeni Başkanı Joe Biden ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşme, Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin seyri ile ilgili önemli ipuçları verecek. 24 Nisan’da Ermeni soykırımı iddialarını tanıyan Biden, hemen öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aramış, sanki Türkiye’deki algıları yönetmek gibi bir anlayışla hareket etmişti.

NATO Zirvesi’ndeki ilk yüz yüze görüşme işte bu bakımdan da önemli hale gelmiş durumda.

Peki, muhtemel senaryolar neler olabilir? En başta tek kriz alanı S-400’ler gibi görünse de aslında birçok alanda problemler devam etmektedir. S-400 konusu sebep değil sonuçtur. Türkiye Suriye’de ABD’ye güvenmiş, acı ama aslında tuzağa çekilmiştir. Bu tuzak Rusya’nın da fiili olarak işin içine girmesiyle küresel bir boyut kazanmış, Türkiye’nin sorunu yönetme kabiliyetine büyük zararlar vermiştir. Türkiye’nin güvenlik endişelerine tavan yaptıran süreç zincirleme olarak ortaya çıkan işte bu gelişmelerle birlikte kendisini göstermiştir. Suriye ile başlayan endişeler, Doğu Akdeniz’de tavan yapmış, Türkiye kendi müttefikleri tarafından hedef tahtasına oturtulan ülke konumuna getirilmiştir. Bu atmosfer içinde de S-400’lerin alınması kararlaştırılmıştır. Bu sorunun çözümü, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da dile getirdiği “Girit modeli” gibi, sistemin NATO emrine verilmesi şeklinde olması mümkün değildir. ABD’nin Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anladığını göstermesi ilk etapta atması gereken adımdır. Bunun için de ABD Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit edecek politikalardan vazgeçtiğini ilan etmelidir. Aynı anda Suriye Rusya’nın arka bahçesine de dönüştürülmemelidir. Sorunun muhatabı başta Suriye halkı ve bölge ülkeleridir. Öncelikle yaşananlardan etkilenen taraflar sürece müdahil olmalı ve zor da olsa problemlerin bu şekilde aşılması için ortak irade ortaya konulmalıdır.

Diğer taraftan Türkiye’yi F-35 programından çıkaran ABD, S-400’leri kendisi açısından fırsata çevirmek için her türlü imkânı kullanmaya çalışmaktadır. Soğuk Savaş döneminde Türkiye’nin önemli bir partner olduğu vurgusunu yapmakla birlikte, gerek 2004’te Romanya ve Bulgaristan’ın NATO üyesi yapılması, gerekse de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile derin ilişkilere girilmesi ABD için Türkiye’ye alternatif lokasyonları ortaya çıkarmıştır. ABD’nin bu politika değişikliğine, Türkiye’nin ilk tepkisi Rusya ile yakınlaşmak olmuş ama onun da güvenlik endişelerini gidermekten uzak olduğu, İdlib’de verilen 36 şehit ile beraber acı ve kahredici bir şekilde anlaşılmıştır.

Sonuç itibariyle NATO Zirvesi’ndeki görüşmeden neler çıkar, hep beraber bekleyip göreceğiz. Ancak Türkiye dış politikasında kırılganlık düzeyinin arttığı herkes tarafından çok iyi bilinmelidir. Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de geri adım atmak, Suriye’de haritaların yeniden çizilmesine onay vermek veya bunları tekrar pazarlık malzemesi yapmak, Türkiye’nin ipi kendi eliyle boynuna geçirmesinden başka bir şey olmayacaktır. Bir de Türkiye’nin ABD ile yürütmeye çalıştığı ilişkilerde bireysel gelecek kaygıları belirleyici olmamalıdır.

Ayrıca eğer Türkiye gibi bir ülkede, piyasalar dâhil herkes ağzını açmış bir görüşmeye kilitlenmişse, bu geldiğimiz noktanın ne kadar kırılgan olduğunu göstermek açısından yeterli bir örnektir. İşin bu noktalara gelmesine sebep olanlar da kamuoyuna karşı propaganda yapıp, “şu bizi kıskanıyor, bu bizi kıskanıyor” diye söylemde bulunmalarında problem yok da eğer iç dünyalarında buna inanıyorlarsa işte o zaman büyük bir sorun var demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.