Siyaset laf yarışı olmamalı

Siyaset kitleleri aldatma yarışı olmamalı. İş bu noktaya gelirse kim daha fazla kandırırsa onun dediği kabul görecek bir durum ortaya çıkar. Bu ise giderek kitleleri siyasetten soğutur. Çünkü toplum doğru ile yanlışı ayırmakta güçlük çeker. Bir de toplumumuzda var olan benim partim senin partini döver anlayışı, siyasilerin yanlarında toplumu bulmakta zorlayacaktır. Bu bakımdan siyasilerin ille de iktidarı kötülemek ya da muhalefeti mat etmek yaklaşımı ile hareket etmemeleri gerekiyor. Çünkü toplumun siyasetten soğuması ister istemez yıllar yılı şikâyet ettiğimiz kamplaşmaları gündeme getirir. Artık, herkesin bastığı dalı kesmemesi şart. Kısacası, karşımızdakini mat etmek için her türlü söyleme itibar edilmemeli. İktidar ve muhalefet birbirini dinleme noktasından uzaklaştığında söz yarışından kimin kazançlı çıktığının fazla bir önemi kalmaz. Unutulmaması gerekir ki, koltuk her şey değildir. Koltuk ülkeye hizmet, sorunlarına çözüm aramak ve bulmak için bir vasıtadır. Olay böyle algılanmaz da koltuk her şey demek olarak görülmeye başlanacak olursa söylenen sözler giderek anlamını yitirir.

Tüm bunları iktidar ya da muhalefetten birini ya da bir kaçını hedef alarak belirtiyor değilim. Çünkü kendi adıma söylüyorum ki, giderek siyaset seviye kaybediyor. Bu ise insanı rahatsız ediyor. Eğer, iktidar muhalefeti hain ve terörist olarak nitelendirmeye başlayacak, buna karşılık muhalefet de ister kızarak, ister herhangi bir sebep olmaksızın her söylenen ve her yapılanın aleyhine gerekçe üretmenin derdine düşerse geriye sadece ülkenin çözüm bekleyen sorunları kalır. Hem de artarak sorunlar devam eder. Karşılıklı laf yarışının dünkü medyaya yansıyan kısmına dayanarak söylediklerimi bir temele oturtmak istiyorum.

Son günlerde ülkenin tek konusu haline gelen bir takım açıklamalar ortalığı iyice gerdi. Çünkü her hafta gündeme yeni iddialar sürülüyor, bu iddiaların yenilir yutulur tarafı yok. Buna karar vermek yargının işidir. Hemen belirteyim ki tüm bu iddialar doğrudur gibi yaklaşımım yok. Ancak, tamamen asılsız da olsa ister istemez mide bulandırıyor. Söz konusu iddiaların muhatapları ciddi karşı açıklamalar da yapmıyorlar. Çünkü 50 yılı aşkın meslek hayatımda devletin derinleri ile temas kurmak, oralardan bir takım bilgiler edinerek köşeme yansıtmayı hiç düşünmedim. Ancak, ortada yaşananlar var. Bu yaşananlar için muhalefet TBMM’ye bir önerge vererek, iddiaların araştırılması için bir komisyon kurulmasını istiyor. Ancak, bu önerge TBMM’de iktidar kanadının çoğunluğu ile reddediliyor. Bunun sonucu olarak ister istemez muhalefet rahatsız oluyor, iddiaların soruşturulmasının engellendiğine dikkat çekiyor. Bu açıklamalar iktidarı rahatsız etmiş olacak ki, Sayın Cumhurbaşkanı muhalefete, “Suç örgütlerine bel bağladılar” şeklinde cevap veriyor. Gündemi alt üst eden iddiaların soruşturulması için bir araştırma komisyonu kurulmasını istemenin suç örgütlerine bel bağlamakla nasıl ilişkilendirildiğini insan anlamakta güçlük çekiyor. Buna karşılık yine dünkü bir başka gazetede Kanal İstanbul ile ilgili Sayın Akşener’in açıklaması ise, “Kanal İstanbul için elini ovuşturanlar avucunu yalar” başlığı altında yer alan haberde şöyle deniyordu:

“Hükümetin 26 Haziran’da ilk kazmayı vuracağını açıkladığı Kanal İstanbul inşaatını üstlenecek şirketleri uyaran Akşener, ‘Boşuna heveslenmeyin, bu iktidar gidici. Millet yetkiyi verdiğinde bizden 1 kuruş bile alamazsınız’ dedi”

Kanal İstanbul elbette eleştirilebilir. Ama bir seçim sonucu iktidar olduklarında ihaleyi alanlara bir kuruş ödemeyeceklerinin söylenmesi devlette devamlılık söz konusu olduğuna göre iktidar değişikliği halinde atılacak adımların yasalar çerçevesinde olması gerekmez mi? Yani, biz karşı çıkmıştık, bize rağmen ihaleye çıktılar, onlara bir kuruş ödemeyiz demenin hukuki boyutunun düşünülmesi gerekmez mi? Devlet yönetimi karşılıklı iddialaşma ile görülebilir mi? Bir tarafın isteseniz de istemesiniz de biz Kanal İstanbul’u yapacağız demesi ne kadar uygun değilse, biz geldiğimizde bu ihaleyi alanlara para ödemeyiz demek de o kadar yanlış olmaz mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.