Millete gidelim demek millete hakaret olabilir mi?

Yaklaşık 60 yıldır siyasetin içinde oldum. Bu durum genellikle taraftar olmak şeklinde gelişti. Aktif siyasete hayatımda bir defa girdim ona da 5 yıllık seçim süresince zor dayandım. Buna karşılık siyasetle iç içe olmayı hayatlarının en önemli unsuru olarak görenler, sonuçta da siyaseti bir meslek haline getirenler de var. Hemen belirteyim ki, bu onların tercihidir. Herkesin olaylara bakışı ve değerlendirişinin farklı olması da gayet tabiidir. Benim normal kabul etmediğim husus, siyaseti meslek edinmiş bazılarının kendilerinden başka herkesin yanlışta olduğunu, tek doğruyu sadece kendilerinin düşündüğünü kabul etmeleridir. Çünkü söz gelimi iktidarda iseler ülkenin bugünü ve geleceği hususunda sadece kendilerinin iyiyi, güzeli ve doğruyu düşündüklerini toplumun tümüne kabul ettirmeye çalışmaları ister istemez toplumda kamplaşmayı, çatışmayı gündeme getiriyor. İnsanlar birbirlerini dinlememeyi tercih ediyor. Hâlbuki toplumun gerek fert planında, gerek siyasi partiler olarak karşılıklı konuşabilmeye, birbirilerini dinleyebilmeye ihtiyaçları var.

   Sonuç olarak toplum halinde sağlıklı ilişkilerin kurulabilmesi için farklılıklara tahammül gerekir. Tahammül olmaz, herkes benim gibi düşünecek, benim gibi inanacak, kısacası ben söylersem tasdik edilecek anlayışı ve yaklaşımı topluma dayatılacak olursa orada huzuru sağlamak mümkün olmaz. Huzurun olmadığı bir ülkede ise hiçbir şeyin değeri kalmaz. İnsanlar yediklerinden bile zevk almazlar. Böyle bir toplumda refah artıyor bile olsa, artan refah bu karmaşa içinde belli bir zümreye akar, büyük bölüm ise kıt kanaat hayatını sürdürmek zorunda kalır. Böyle bir toplum yapısı ve yönetim şeklini şahsen sağlıklı bulmuyorum. Bulanların da başlarını ellerinin sarasına alıp düşünmeleri gerektiği kanaatindeyim.

  Niçin böylesine karamsar bir tablo çizdiğimi kısaca izah edeyim. Çünkü bir defa özellikle iktidar sahipleri tek doğru benim söylediğim ve yaptığım noktasına gelirlerse mantığın yerini mantıksızlık, ikna etmenin yerini dayatma alır. Dayatmalar başladığında kullanılan kavramların anlamları bile değişmeye başlar. Söz gelimi muhalefet parti sözcülerinin zaman zaman erken seçim istemeleri bile öyle yorumlanır ki, bir iktidar partisi genel başkan yardımcısı, “Erken seçim istemek millete hakaret” bile diyebilir. Demokrasilerde son sözü milletin söylemesi gerektiği unutulur, ülkede bir ekonomik, sosyal sıkıntı söz konusu olduğunda en sağlıklı yolun seçim olduğu bile unutulur. Demokratik sistemin özü millet iradesinin tecelli etmesi, kendisini yönetecekleri milletin seçmesidir. Böyle olunca erken seçim istemenin millete hakaret olduğu yorumuna nasıl varılabildiğini anlamak mümkün değil. Kaldı ki, muhalefet partilerinin erken seçim istemesi ile seçimlerin yapılması gibi bir zorunluluk yok. Meclis’ten erken seçim kararının çıkabilmesi için AK Parti ve MHP’nin desteğine ihtiyaç var. İktidarın istemediği bir seçimin gündeme gelmesi mümkün değil. Böyle olunca da muhalefet seçim istedi diye telaşlanmaya gerek olmadığı gibi, böyle bir talebin millete hakaret olarak değerlendirilmesi de zorlamanın ötesinde mantık savrulmasından başka izah etmek mümkün değil.

  Hemen belirteyim ki olay, erken seçim isteklerinin millete hakaret olarak değerlendirilmesini de aşıyor, muhalefetin milleti dinlemedikleri gibi bir değerlendirmeyi gündeme getiriyor. Yani, iktidar sadece kendisinin milleti dinlediğini, ülkede hiçbir sorunun olmadığını düşünüyor, düşünmekle de kalmıyor herkesin kendileri gibi düşünmesi isteniyor ki, böyle olunca da savunulan sistemin yeniden tarifi gerekiyor. Eğer samimi olarak demokrasi deniyorsa, millete gidilmesini istemeyi millete hakaret olarak nitelendirmek mümkün olmayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.